​Düşündüren Kaleiçi

Sayısız proje ile turizm için çekim merkezi olarak lanse edilen Kaleiçi, Antalyalıları kahrediyor.

Eklenme: 4 Ekim 2016 - 09:26 / Son Güncelleme: 4 Ekim 2016 - 9:26 / Editör: Büşra Kılıç

Zafer VAROL- Antalya Exspress Gazetesi- Saat Kulesi tarafından girdiğiniz Kaleiçi’nin esnafı maalesef bu tarihi mekanı temsil etmekte sıkıntılı. O güzelim kaldırımlar üzerine atılmış gelişigüzel ucuz ve albenisi olmayan ürünler, bu ürünleri pazarlamaya çalışan özensiz tezgahtarlar ve sevimsiz mekanlar Kaleiçi’ni cazibe merkezi olmaktan adım adım uzaklaştırıyor.

Kaleiçi’nde kaybolmamak için öncelikle iyi bir pusula bilgisine ihtiyacınız var. Pusulayı iyi okumak da yetmiyor. Birbirine geçmiş sokaklar hiçbir yeri göstermeyen levhalar, adres veya mekan sorduğunuzda akşamdan kalma ve ciddiyetsiz bakışlarla bir anda “ Buradan bir an önce çıkmak istiyorum” hissi sarıyor bünyenizi.

Gün geceye dönerken semt adını iyice unutturuyor. Sokağa gelişigüzel yayılan sandalye, masalar üzerinde istiflenmiş içki şişeleri, bunları içip geceye nokta koymak isteyen kalitesiz ve terbiye yoksunu hovardalar iki adımda bir karşınızda. Tarihi dokunun içine yayılmış bu serkeşlik “ Bu mekan böyle harcanmamalı” dedirtiyor.
Geç saatlerde, sadece hava almak için limana inmek isteyenleri, Kaleiçi’nden geçmeyi tercih ettiklerinde, “Buraya neden geldiniz, keyfimizi kaçırdınız” bakışları ürkütüyor. 24.00’dan sonra ne isterseniz var Kaleiçi’nde sarhoş, fahişe, hapçı, esrarkeş, gaspçı, hırsız, katil. Abartmıyorum. Telefon santralleri arkasında fahişelerle sevişen tipler ve Kaleiçi’nden geçen aklı başında kadını da hayat kadını gibi görenlerin mekanı olmuş geceleri Kaleiçi.

Gecenin kalıntılarıyla kirlenmiş barlar sokağının limana inişinde kendinden geçmiş, unutulmuş köhne ve eskimiş evler, duvarlar üstünde ve yanında kalan içki artıkları, yerlerde biriken çöp ve idrar kokuları, kullanılmış seks malzemeleri daha da itici hale getiriyor Kaleiçi’ni.

Antalya’nın vizyon projesi olarak adlandırılan bu tarihi mekana vakit kaybetmeksizin el atılmalı ve burayı alem merkezi haline getiren işletmeler elenip ciddi bir süzgeçten geçirilmeli. Yoksa gitti gidiyor canım Kaleiçi.