1 lt benzinle 55 kilometre

Atılım Üniversitesi öğrencileri tarafından tasarlanan Devrim Hybrid 1 litre benzinle 55 km yol gidiyor.

Eklenme: 20 Aralık 2016 - 09:12 / Son Güncelleme: 20 Aralık 2016 - 9:59 / Editör: Büşra Kılıç

Ersin ODABAŞI- Ticari Hayat Gazetesi- Ankara Ticaret Odası ev sahipliğinde gerçekleştirilen Ankara Marka Festivali kapsamında sergilenen Atılım Üniversitesi Otomotiv Mühendisliği Devrim Hybrid Team ekibi tarafından üretilen ve adını benzini bittiği için yolda kalan ilk yerli otomobil Devrim’den alan Hybrid Devrim aracı hakkında takım kaptanı Ahmet Barış Sarı, takım üyesi Utkucan Yalazı ve takım üyesi Sıtkı Gürcan ile konuştuk.

Devrim Hybrid aracının takımı temsil ettiğini ifade eden Atılım Üniversitesi öğrencisi Devrim Hybrid Team üyesi Sıtkı Gürcan, otomobilin Otomotiv Mühendisliği 4. Sınıf öğrencilerinin yaptığı bitirme projesi olduğunu söyledi.

‘Aracımız elektrikli ve benzinli motoru bir arada bulunduruyor’

Gürcan, Devrim Hybrid’in özelliklerini şöyle anlattı: “Aracımız elektrikli ve benzinli motoru bir arada bulunduruyor. Tasarımı şaşisinden tutun da görsel parçalara kadar tamamı öğrenciler tarafından okulun laboratuvarında yapıldı. O yüzden çok büyük önem taşıyor. Bu aracı hiçbir ticari yardım ve yatırım amacı olmadan yaptık.”

‘Aracımız 1 litre benzinle 55 km yol gidiyor’

Takım kaptanı Ahmet Barış Sarı, eski kaptan Ali Gökhan öncülüğünde başlatılan bu projenin yeni kaptanı kendisi olduğunu belirtti. Ali Gökhan’ın bu proje için çok büyük emekleri olduğunu hatırlatan kaptan Sarı, aracın motor özelliklerini şöyle anlattı: “Aracımız hem benzin hem de elektrikle çalışabiliyor. İsterseniz sadece benzinle çalıştırabiliyorsunuz, isterseniz de sadece elektrikle çalıştırabiliyorsunuz. Aracımızın elektrik motoru 24 adet lityum lion pille çalışıyor ve 72 volt 40 ampere sahip. Aracımızın kokpit kısmında yer alan düğmeler sayesinde aracımızı benzinle veya elektrikle beraber çalıştırabiliyoruz. İsterseniz tek benzin motorla, isterseniz de tek elektrik motorla çalışabiliyor. Elektrik motoruyla benzinli motor beraber çalıştığında motor tork üretiyor. Aracımız yaklaşık 1 litre benzinle 55 km yol gidiyor.”

Aracın tamamının öğrenciler tarafından tasarlandığını anlatan takım kaptanı Sarı, sadece motorunun dışa bağımlı olduğunu, diğer bütün malzemelerin öğrenciler tarafından yapıldığını söyledi.

‘Yarışa ilk gittiğimizde en iyi tasarım ödülünü aldık’

Tasarladıkları ilk aracı 3 senede ürettiklerini belirten Sarı, “İlk yaptığımız aracın üzerine her sene bir şeyler koyarak ilerledik. İlk yarışımızda 9’uncu olduk ve en iyi tasarım ödülünü aldık. 2015 yılında Chrysler tarafından verilen en iyi tasarım ödülünü aldık. 2016 yılında da genel klasmanda dünya üçüncüsü olduk. Elektrik, mekanik, fren testi, ivmelenme, tasarım aşamalarının hepsini geçip 30 üniversiteyi geride bırakarak dünya üçüncüsü olduk.” diye konuştu.

‘Aracın üretiminde 10 kişi aktif olarak çalışıyor’

Projede yaklaşık 20 son sınıf öğrencisinin çalıştığını belirten Gürcan, aracı hangi zamanlarda yaptıklarını şu şekilde açıkladı: “Aracın üretiminde aktif olarak çalışanları sorarsanız bu rakam 20 kişiden 10 kişiye kadar düşüyor. Çünkü bu aracı yaparken ekstra bir zamanımız ya da iznimiz yok. Sabah derse girip akşam da bu araçla ilgilenmemiz gerektiği için zamanla ilgili ya da imkânlarla ilgili sıkıntı yaşıyoruz. Aracımızın üretiminde birlikte çalıştığımız takım kaptanlarımız var. Bu takımlarımızda mekanik grup kaptanı, elektrik grup kaptanı, tasarım grup kaptanı ve inpact grup kaptanı var. Tüm bunların altında da çalışan kaptanlar yer alıyor.”

‘Bu araç tamamen bir öğrenci projesidir’

Bu iş tamamıyla gönül işidir diyen Utkucan Yalazı ise, aracı yapan her sene ortalama 10 kişilik bir ekiple çalıştıklarını söyledi. Aracın 3 senelik bir yapım aşaması olduğunu ifade eden Yalazı sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu araç tamamen bir öğrenci projesidir. Tasarımı, analizi, üretimi, montajı tamamen öğrenciye ait bir projedir. Dışardan aldığımız tek şey motordur. Motoru üretmeye gerek duymuyoruz çünkü zaten 150 yıllık bir sektör var. Biz içten yanmalı bir motor üretmenin bize ekstradan bir şey katacağını düşünmüyoruz. Motor yapacak kapasitede olmadığımız için değil gerek görmediğimiz için üretmiyoruz. Eğer bir motor üretim aşamasına gireceksek de elektrikli motoru tercih edeceğimizi düşünüyorum. Çünkü sektör elektriğe yöneliyor. Tükenen bir enerji kullanmaktansa yenilenebilir bir enerji kullanmak çok daha mantıklı olur.”

‘Devrim Otomobili’ çok başarılı bir projeydi’

Devrim ismini nasıl koyduklarını sorduğumuzda ise “Devrim arabasından esinlenerek adını koyduk. İlk otomobil olan ‘Devrim Otomobili’ çok başarılı bir projeydi. O zamanlarda aracın üretimi esnasında birçok zorluk yaşanmış. Şu an bizde birçok problem yaşıyoruz. Biz de o zaman yapılan işlere atfen böyle bir isim seçmek istedik.” cevabını alıyoruz.
Yalazı, “2017 senesinde İtalya’da tamamen içten yanmalı motorlar ile yapılan bir yarışa katılacağız. O yarışta da hybrid yazısını kaldırıp devrim yazısını yazacağız. Devrim ismiyle devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.

‘İki farklı sistemi elektrikli ve benzinli olarak kullanıyoruz’

Atılım Üniversitesi öğrencisi Utkucan Yalazı Hybrid’in ne olduğunu ve Devrim Hybrid’de bu özelliğin nasıl kullanıldığı sorumuzu şöyle açıklıyor: “Hybrid dediğimiz olay hem içten yanmalı benzinli motor hem de elektrikli motor kullanılmasıdır. Hybrid’in Türkçedeki tam karşılığı melezdir. Yani iki farklı sistem anlamına geliyor. Biz bu iki farklı sistemi elektrikli ve benzinli olarak kullanıyoruz. Krank milinden elektrikli ve benzinli motoru tek bir krank üzerinde birleştirdik. Elektrik motoruna destek güç olarak bir turbo görevi de gördürtebiliyoruz. Sadece elektrikle de ilerleyebiliyoruz. İstersek hiç kullanmayıp sadece içten yanmalı motorla da ilerleyebiliyoruz.”
Hybrid Devrim otomobilinin sadece bir litre ile 57 km yol yaptığına dikkati çeken Yalazı, bunu 100 kilometreye çıkartırsak 2 kilometre bile etmiyor. O yüzden çok çok daha ekonomik.” şeklinde konuştu.