15 Temmuz gecesi imamı darp edenlere tahliye

FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında ezan ve sala okuyan imam Mustafa Baki’nin üzerine yürüyerek engel olmaya çalıştıkları gerekçesiyle tutuklu yargılanan 2 sanık, ilk duruşmada tahliye edildi

Eklenme: 23 Kasım 2016 - 09:36 / Son Güncelleme: 23 Kasım 2016 - 9:55 / Editör: Ferhat Esnek
1

İSTANBUL – Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz’daki darbe girişimi sırasında, ezan ve sala okuyan Küçükçekmece Gültepe Camisi İmamı Mustafa Baki’nin üzerine yürüyerek engel olmaya çalıştıkları gerekçesiyle “üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme”, “görevi yaptırmamak için direnme” ve “hakaret” suçlarından tutuklu yargılanan iki sanık, ilk duruşmada tahliye edildi.

İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki ilk duruşmaya, tutuklu sanıklar Kenan Gülşen ve Nait Yılmaz ile avukatları katıldı. Duruşmada mağdur imam Mustafa Baki de hazır bulundu.

Savunma yapan sanık Kenan Gülşen, 15 Temmuz günü imam Baki’yle karşılaştığını belirterek, “Aramızda herhangi bir konuşma geçmedi. Hakaret de etmedim. Suçlamaları kabul etmiyorum.” dedi.

Sanık Nait Yılmaz da hakkındaki suçlamaları reddederek, tahliyesini istedi.

Duruşmada söz alan mağdur imam Mustafa Baki, Diyanet İşleri Başkanlığının talimatı doğrultusunda camide sala okuduğunu ve anons yaptığını hatırlatarak, “Cami kapısından çıkarken Nait Bey ile karşılaştım. Sanık, bana hitaben ‘Ne ezanı ne salası, milleti sokağa döküyorsunuz. Tayyip alınmıştır, bu iş bitmiştir.’ diye söylendi. Sonra vatandaşlar araya girdi. Bana vurmaya çalıştı, üzerime yürüdü. Ben evime gitmek isterken yine cami bahçesinde diğer sanık Kenan ile karşılaştık. Bana küfür etti. Sanıkların bana karşı söylediği sözlerin dışında başka sözü ve tehdit içeren hareketi olmadı. Her ikisi de gördüğüm kadarıyla sarhoştu.” diye konuştu.

Diyanetin tavsiyesi üzerine şikayetten vazgeçti

İmam Baki, Diyanet İşleri Başkanı’nın şahsi davalardan vazgeçmelerini tavsiye ettiğini belirtti. Bu nedenle şikayetinden vazgeçtiğine ilişkin dilekçeyi mahkemeye sunduğunu ifade eden Baki, davaya katılmak istemediğini söyledi.

Tanık Sedat Lato, darbe girişimi olayını televizyondan izlediği sırada ezan okunduğunu duyunca camiye gittiğini anlatarak, yaşadıklarını şöyle aktardı:

“Hoca ezanı okumuş, neden ezan okuduğuna dair de açıklama yapmıştı. Camiye gelen bazı şahıslar olmuştu, içlerinden bazıları ‘Hoca bu saatte ne ezanı?’ diye sordu. Bu kişilerin davranışlarından alkollü oldukları anlaşılıyordu. Bazı sözler söylendiğini hatırlıyorum. İmamla birlikte eve doğru gitmek üzereyken arkamızdan söylendi. ‘Ne ezanı ne salası. Tayyip alınmıştır, bu iş bitmiştir’ şeklindeki sözleri hatırlıyorum ancak kimin söylediğini bilmiyorum. Sırtımız dönük olduğu için ben kimin söylediğini fark etmedim.”

Sanık avukatları, müvekkillerinin, üzerilerine atılı suç vasfının değişmesi ile suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı gerekçeleriyle tahliyelerine karar verilmesini istedi.

Cumhuriyet Savcısı Burhan Temtek, sanıkların tutukluluk hallerinin devamını ve dosyadaki eksikliklerin giderilmesini talep etti.

Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların savunmalarının alınması ve suç vasfının sanıklar lehine değişme ihtimalini göz önünde bulundurarak, tahliyelerine karar verdi. Heyet, eksikliklerin tamamlanması için duruşmayı erteledi.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu’nca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, Diyanet İşleri Başkanlığınca tüm müftülüklere ve imamlara, darbe girişimine karşı halkın bilinçlendirilmesi ve tavır alınmasına yönelik talimatların gönderildiği, bu talimatlar doğrultusunda tüm ülkedeki camilerde ezan, sala ile bildirilerin okunduğu vurgulandı.

Küçükçekmece’de İstasyon Mahallesi’ndeki Gültepe Camisi imamının da talimatlar gereği camide ezan, sala ve bildiriyi okuduğu aktarılan iddianamede, imamın camiden çıktığı sırada dış kapıda sanıklar Kenan Gülşen ve Nait Yılmaz tarafından önünün kesilerek üzerine yüründüğü, sanık Yılmaz’ın mağdur imama ”Ne ezanı, bu iş bitmiştir. Cumhurbaşkanı alınmıştır.” diye bağırdığı belirtildi.

Sanıkların FETÖ ile bağlantıları olduğuna dair delil bulunamadığı aktarılan iddianamede, ”Ancak şüpheliler, darbe girişimini engellemeye çalışan vatandaşların ve kamu görevlilerinin moral ve motivasyonlarını sağlamak ve vatandaşları mücadele etmeye çağırıp darbe girişimini yapan silahlı terör örgütünün direncini kırmaya yönelik yapılan bu faaliyeti engelleyerek, terör örgütünün amacını gerçekleştirmesine yardımcı olma kastıyla hareket ettikleri” ifade edildi.

Sanıkların “örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek”, ”cebir ve tehditle kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek” suçlarından ayrı ayrı beşer yıldan 13 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenen iddianamede, ayrıca Gülşen hakkında “kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret etmek” suçundan 1 yıldan 2 yıla kadar hapis cezası talep edildi.