15 yıla 170 minare sığdırdı

Bosna Hersek’in nadir minare ustalarından biri olan Ramiz Ahmetovic, 15 yıllık meslek hayatında 170’inci minaresini inşa etmenin gururunu yaşıyor.

Eklenme: 19 Haziran 2017 - 11:41 / Son Güncelleme: 19 Haziran 2017 - 11:53 / Editör: Ferhat Esnek

Ülkenin orta kesimlerindeki Gornji Vakuf yakınlarında bulunan Duradbegovic Dolac’ta, 170’inci minaresini inşa eden 52 yaşındaki Ahmetovic, AA muhabirine yaptığı açıklamada, mesleğini ve işine olan sevgisini anlattı.

Duradbegovic Dolac’ta inşa ettiği minarenin, bölgenin 35 yıllık minare hasretini sonlandıracağını söyleyen Ahmetovic, inşa edilen minarenin bölge halkı için manevi anlamda büyük öneme sahip olduğunu vurguladı.

Ahmetovic, Bosna Hersek’te sayılı minare ustası bulunduğuna dikkati çekerek “Bu işi aşkla yapıyorum. Ülkede bu işle uğraşan çok fazla kişi yok. Bildiğim kadarıyla minare inşa eden 6-7 firma bulunuyor.” dedi.

Hayatta tesadüflere inanmadığını söyleyen Ahmetovic, “Dürüst olmam gerekirse hayalimdeki meslek bu değildi ama Allah böyle olmasını istedi. Kader, yolumu çizdi ve bugünlere geldim. Bazı insanlar eğitimde ve bilimde iyidir. Bize düşen görev de minareler inşa ederek İslam toplumunun gücüne güç katmak.” diye konuştu.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

En yüksek minaresi 52 metre

İlk minaresini 15 yıl önce Boljkovac’daki camide inşa ettiğini belirten Ahmetovic, o güne kadar inşaat işinde edindiği tüm tecrübe, bilgi ve yeteneği yaptığı bu ilk minareye yansıttığını, bu nedenle de o minarenin kalbinde ayrı bir yere sahip olduğunu ifade etti.

Ahmetovic, Novi Travnik’teki Çarşı Camisi’nin 52 metre uzunluğundaki minaresinin ise bugüne kadar yaptığı en uzun minare olduğunu kaydederek “Bunun gibi yüksek olan minareler, en güzelleridir. Çünkü genellikle şerefeleriyle tanınır, dikkat çekerler.” dedi.

Mimarinin modernleşmesiyle camilerin şekillerinde de tarz değişikliğine gidilmeye başlandığına işaret eden Ahmetovic, camilerin mimarisinde Doğu stilinin kullanılması gerektiğini, zira bunun en iyi stil olduğunu savundu.

Ahmetovic, inşa ettiği minarelerle arasındaki bağa işaret ederek “İnşa ettiğim her minarede kendimden bir parça bıraktım. Bunlar kimi zaman gözle görülemeyecek kadar ufak bir detay oluyor.” ifadesini kullandı.

Meslek yaşantısı boyunca birkaç istisna dışında hiçbir zaman bire bir minareler inşa etmemeye özen gösterdiğini söyleyen Ahmetovic, Bosna Hersek’teki neredeyse tüm müftülüklerle çalıştığını aktardı.

İsveç’ten de teklif aldı

Ahmetovic, Bosna Hersek’i karış karış dolaştığını, belli bir süre Karadağ’daki cami minarelerinin onarımına da yardım ettiğini, bir süre önce İsveç’ten de minare yapımı için teklif aldığını ifade etti.

Tamamladığı her minarenin ardından içini tarif edilmez bir hissin kapladığını belirten Ahmetovic, “Bu sıradan bir his değil. Hani futbolcular golünü atar da kendilerini başarılı hisseder ya, onun gibi. Mutluluktan uçmaktan çok, ruhumu beslenmiş hissediyorum.” dedi.

Ahmetovic, inşa ettiği minarelerin yanından geçerken dahi çok heyecanlandığını ve bu hissiyat nedeniyle mesleğine aşık olduğunu söyleyerek ayrıca inşa ettiği her onuncu minare için hiçbir ustalık ücreti almadığını sözlerine ekledi.

Duradbegovic Dolac’taki caminin imamı İzet Zorlak ise yapımını Ahmetovic’in üstlendiği minare inşaatını büyük bir mutlulukla karşıladıklarını dile getirerek “Camiye minare inşa edilmesi uzun zamandır aklımızdaydı. Minare, buradaki insanlar için bir nevi pusula.” diye konuştu.

Camide 25 yıldır imamlık yaptığını söyleyen Zorlak, minarenin ezan, namaz ve selamın ötesinde barış ve istikrarı da simgelediğini vurguladı.