2000 yıllık gelenek: Pazarcılık

Ankara Pazarcılar Odası Çankaya Sorumlusu Metin Tepeli, pazarın Peygamber Efendimiz (S.A.V.) zamanından gelen bir gelenek olduğunu ifade ederek, “Pazar bir kültürdür ve 2000 senelik bir hazinedir.” dedi.

Eklenme: 13 Şubat 2018 - 08:52 / Son Güncelleme: 13 Şubat 2018 - 8:52 / Editör: Büşra Kılıç

Halil YATAR- Ticari Hayat Gazetesi- Ankara Pazarcılar Odası Altındağ Sorumlusu Cabbar Yıldız, Çankaya Sorumluları Murat Bozkuş ve Metin Tepeli semt pazarlarının durumu ve planlarından bahsettiler. Çankaya Sorumlusu Metin Tepeli özellikle gençlerin pazara gelmesini istediğini belirtti. Ayrıca pazarın Peygamber Efendimiz (S.A.V.) zamanından beri gelen bir gelenek olduğunu ifade eden Tepeli, bu geleneğin sürdürülmesinin önemine vurgu yaptı.

Biz büyük bir aileyiz

Ankara Pazarcılar Odası Yöneticisi Metin Tepeli, “Geçtiğimiz Aralık ayında Pazarcılar Odası’nın olağanüstü bir seçimi oldu. Bu seçimde yeni yönetim olarak biz göreve geldik. Yönetim olarak göreve geldiğimiz andan itibaren oluşturduğumuz projeleri hayata geçirmek için belediyeler ile birlikte kollarımızı sıvadık. Ankara’da 200’e yakın pazarımız var. Odamıza kayıtlı pazarcılık yapan 12 bine yakın da üyelerimiz var. Bundan dolayı biz büyük bir aileyiz” dedi.

Gençlerin semt pazarlarına gelmelerini teşvik edeceğiz

Gençleri semt pazarına gelmeye teşvik edeceklerini ve bu geleneğin sürdürüleceğini ifade eden Tepeli sözlerini şöyle sürdürdü:
“En büyük gayemiz vatandaşlarımızı yeniden pazarlarımıza getirmek. Vatandaşlarımızın semt pazarlarına ilgisini nasıl artırabiliriz diye arkadaşlarımızla hep konuşuyoruz ve toplantılar yapıyoruz. Bizim de geçmişte pazarcı esnafı olarak vatandaşlarımıza hatalarımız olmuştur. Pazarcı esnafı olarak bu hatalardan ders çıkararak kendimize belediyeler ile birlikte çeki düzen verdik. Bu konuya en güzel örnek Çankaya Belediyemizin pazarcılara verdiği değerden dolayı bizlere 3 tane çok güzel pazar yeri yapmasıdır. Bunlar 100.yıl Mahallesi pazar yeri, Seyranbağları pazar yeri ve Dikmen’deki Huzur Mahallesi pazar yeri. Bunlardan Seyranbağları pazar yeri Mart ayında bitecek ve vatandaşlarımızın hizmetine girecektir. Ankara Pazarcılar Odası olarak çok güzel projelerimiz var. Bu projeleri Mart ayında yapılacak seçimden sonra göreve devam edersek hayata geçireceğiz. Sosyal bir proje olarak üniversiteli arkadaşlarımıza okullarından arta kalan zamanlar da tezgâh vererek pazarlar da harçlıklarını çıkartmalarını sağlayacağız. Böylelikle okurken hem harçlıklarını çıkartacaklar hem de gençlerin semt pazarlarına gelmelerini teşvik edeceğiz.”

İşgaliye borçları en büyük sorunumuz!

Pazarcı esnafının belini işgaliye borçlarının büktüğünü söyleyen Tepeli, “Bizim pazarcılar olarak en büyük sıkıntımız işgaliye borçlarımız. Esnaf işgaliye borçlarını ödeyemiyor. Kışın  soğuktan dolayı pazarcı esnafı pazara doğru düzgün çıkamıyor. Mazot 5 liranın üstüne çıkmış. Esnaf gerçekten zor durumda. Ankara Pazarcılar Odası olarak bizim de devlet büyüklerimizden isteklerimiz var. Bu isteklerimizden bir tanesi vergilerimizi basit usulden alsınlar. Çünkü, hale gidiyoruz vergi veriyoruz, işgaliye ödüyoruz. Devlete ayrı bir vergi ödüyoruz. Bunun için devlet büyüklerinden isteğimiz taksiciler gibi bizden de vergilerimizi basit usulden alsınlar. Pazarcı esnafı gariptir” ifadelerini kullandı.

Pazarcılık zor bir meslektir

Pazarcılığın zor bir meslek olduğunu vurgulayan Tepeli, “Diğer bir sorun ise büyük marketlerde satılan ürünlerin bizim semt pazarlarımızdan pahalı satılmasına rağmen vatandaşlarımızın oralara gidiyor olması. Semt pazarlarında birinci kalite domates 3 lira iken, büyük marketlerde 6 lira. Semt pazarlarında her kalitede ürün bulabilirsin. Bizde portakal 1 lira, büyük marketlerde 4 lira. Bu fiyatların bizde ucuz olmasının nedeni bizler ürünleri gidip yerinden alıp getiriyoruz. Yazın bizler gidip de halden alışveriş yapmayız. Gideriz Ayaş’tan, kaynağından domatesi alıp geliriz. Gerçekten pazarcılık zor bir meslektir.” söyleminde bulundu.

Pazarcının derdine derman bulacağız

Pazarcıların sorunlarını bildiklerini ve çözümlerini de üreterek pazarcı esnafının derdine derman olacaklarını belirten Pazarcılar Odası yöneticileri, “Bir pazarcı gece 02:00’da hale gider, ürününü alır gelir, pazarda tezgâhını kurar sonra satışını yapar ve akşam 21:00 gibi evine gider. Pazarcılık halka hizmet demektir. Belediyelerimiz bizlere modern Pazar yerleri yaparlarsa çok memnun oluruz, esnaflarına sahip çıksınlar. Çankaya bölgesinde pazar yerleri olarak üç tane önemli yer kaldı. Bunlardan bir tanesi İncesu Pazarı’dır. Uzunlamasına ve üstü açık şekilde. Çayyolu Pazarı yer olarak Ümitköy’ü karşılayamıyor. Bundan dolayı da Yaşam Kent’de bir pazar yeri açılabilir. Bizim vatandaşlarımızı avm’lere yönlendirmememiz lazım. Çünkü; Yaşam Kent’de pazar yeri olmadığı için vatandaşımız büyük alışveriş merkezlerine yöneliyorlar ve bizlere sitemlerini bildiriyorlar. Vatandaş ‘elmayı 2 liraya almak varken ben neden 5 liraya alayım’ diyor. İnsanların alım gücü de düştü. İnsanlar artık öyle kilolarca alıp gitmiyor. Yarım kilo anca alıp gidebiliyor. İnsanların alım gücü yok, pazarcı esnafı para kazanamıyor. Eskiden bizler pazarlara ürün yetiştiremiyorduk. Şimdi esnafların neredeyse hepsi borç batağındadır. Herkes kredi ödemeye çalışıyor. Bizden önce göreve gelen arkadaşlar bizim pazarcıların dertlerini anlatamadılar. Eğer sen derdini anlatmazsan senin derdini kim bilebilir. Esnaf kendi BAĞ-KUR’unu ödeyemiyor. Bir pazarcı 45 yaşına geldiği zaman çeşitli sağlık sorunlarıyla uğraşmaya başlıyor. Pazarcının yüzde 95’inin sigortası, BAĞ-KUR’u yoktur. Yeni yönetim olarak biz esnafımıza söz verdik. Pazarcının derdine derman bulacağız ve bunun için belediyeler, milletvekilleri olsun kapı kapı dolaşacağız” dedi.

Bizler kendimize çeki düzen verdik

Pazarcıların kendilerini geliştirdiğini ve çeki düzen verdiğini ifade eden Tepeli, “Yıllardır pazarcıya değişik bir gözle bakılmıştır. Artık öyle bir imaj yok. Bizler kendimize çeki düzen verdik. Bizler belediyelerle birlikte bir karar aldık. Müşteriye saygısızlık yapan esnafın yeri dört hafta iptal ediliyor. Bu şikâyetleri vatandaşlarımız pazar yerlerinde bulunan zabıtalara şikâyetçi olabilirler. Oda olarak her pazarda bir temsilcimiz var. Biz yeni yönetim olarak arkadaşlarımıza söz verdik. Bir ay sonraki seçimde görevimize tekrar devam edersek sosyal projelerimize imza atacağız. Bir pazarcının bir belediyeye en az 20 bin TL borcu vardır. Bu borçları belediyelerle konuşup çözüme kavuşturacağız. Bu projeye en yakın davrananlar Altındağ Belediyesi, Yenimahalle Belediyesi ve Çankaya Belediyesi.” dedi.

Biz esnafımızla iç içeyiz

Esnafla iç içe olduklarını ve sorunlarını odaya gelip rahatlıkla anlatabileceklerini belirten Tepeli, “Bugün pazara bir teyzemiz giderken cebine 50 TL koysun tüm evinin alışverişini yapar. Fakat marketten yapsa alışverişini 2 kilo bir üründen, 1 kilo bir üründen ancak alabilir. Semt pazarları vatandaşlarımızın cebini de düşünüyor. Pazarcı artık konuşmasından, davranışlarına kadar birçok şeye çeki düzen verdi. Artık o eski pazarcı anlayışı yok. Biz göreve geldiğimizde resmen enkaz aldık. Kısa süre içerisinde bu enkazı kaldırdık. Odamızın imajını eski yönetimler resmen bitirmiş. Ankara’daki en güçlü ve çok üyesi olan sivil toplum örgütü biziz. Bu durumu eski yöneticiler hiç olumlu yönde kullanmadılar. Esnafın bir sorunu olduğu zaman Mithatpaşa’daki yerimize gelip derdini anlatabilir. Çünkü; bizim ofisimizde kapı yok. Her esnafımız gelip sorunlarını dile getirebilir. Ankara Pazarcılar Odası, esnafındır. Bugün pazarcı esnafımız olmasa Oda hiçbir şeydir. Biz esnafımızla iç içeyiz. Yeni yönetim olarak herkese olumlu yaklaşıp pazarın güvenirliğini artıracağız. Gençler bu yönden ana hedefimiz. Çünkü; genç vatandaşlarımız pazara gelmiyor. Pazara gelmeleri için fırsatlar yaratacağız. Örnek verecek olursak öğrenci kimliğini esnafa gösterdiğinde ürünlerden indirimli yararlanacak. Domates vatandaşa iki liraysa öğrenciye 1 lira olacak. Genç vatandaşlarımız pazar ön yargısını kırsın.” söyleminde bulundu.

Pazarlarda her bütçeye mal var!

Pazarlarda her bütçeye uygun malların olduğunu vurgulayarak sözlerine devam eden Tepeli, “Oda olarak pazara gelen malları denetliyoruz ve kötü malın pazara girmesine izin vermiyoruz. Müşteriye kötü mal verildiği zaman bizler Oda olarak yaptırımlar uyguluyoruz. Pazarcı esnafı hiçbir zaman kilo hilesi yapmaz. Tam aksine fazla verip gönderir. Pazarlarda neredeyse ürünleri kuruşla satıyoruz. Pazarlarda her bütçeye mal var. Martta yapılacak seçimler öncesi esnafımız bizi de gördü onları da gördü. Biz kısa sürede yapılmayacak olan ihtimalleri yaptık. Mart ayında yine bir seçimimiz var. Bu göreve tekrardan talibiz. Belediyelerle, milletvekilleriyle, STK’larla bilgi alışverişi yapıp başarıyı yakalayacağız. Bizden önce pazarlar sahipsizdi. Herkes istediği gibi, kafasına göre takılıyordu. Şimdi böyle bir durum söz konusu değil. Kışın halkımız genellikle narenciye alıyor. Bugün pazarcılar olmasın halkımız gerçekten ucuz meyve ve sebze yiyemez. İyi bir ürün tezgahta sergilendiği zaman kendini belli eder.” dedi.

2000 yıllık bir hazinedir

Pazarın çok eski zamanlardan gelen bir kültür olduğunu belirten Pazarcılar Odası Yöneticileri, sözlerini şöyle tamamladı: “Gelecek dönemde pazar yerlerinin kurulduğu bölgelerde gariban olan 5 aileyi belirleyip onların her haftalık pazarlarını yapıp evlerine göndereceğiz. Bu planlamayı muhtarlarla birlikte koordineli bir şekilde uygulayacağız. Bizler, vatandaşlarla birlikte pazar zihniyetini değiştireceğiz. Vatandaşlarımızdan dileğimiz istek ve şikayetlerini bizlere yani Odamıza ulaştırsınlar. Bizler de gelen tepkilere göre analizlerimizi yapacağız. Pazar bir kültürdür ve 2000 senelik bir hazinedir.”