Almanya gerçek bir dostluk testinden geçiyor

Başbakan Binali Yıldırım, Almanya Parlamentosunda bugün oylanacak 1915 olaylarına ilişkin tasarıyla  Almanya’nın gerçek bir dostluk testinden geçtiğini belirterek, “Bu, aslında bizim sorunumuz da değil, Almanya’nın da sorunu. Bizim vatandaşımız, Türk kökenli 3,5 milyon seçmeni var. Alman ekonomisine 40 milyar avro katkı sağlayan, 400 bin iş yeri sahibi olan, milyonlarca insana aş, ekmek sağlayan bu kadar […]

Eklenme: 2 Haziran 2016 - 11:44 / Son Güncelleme: 2 Haziran 2016 - 11:54 / Editör: Oğuz AKÇAKOCA
Başbakan Binali Yıldırım, AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda konuştu. ( Okan Özer - Anadolu Ajansı )

Başbakan Binali Yıldırım, Almanya Parlamentosunda bugün oylanacak 1915 olaylarına ilişkin tasarıyla  Almanya’nın gerçek bir dostluk testinden geçtiğini belirterek, “Bu, aslında bizim sorunumuz da değil, Almanya’nın da sorunu. Bizim vatandaşımız, Türk kökenli 3,5 milyon seçmeni var. Alman ekonomisine 40 milyar avro katkı sağlayan, 400 bin iş yeri sahibi olan, milyonlarca insana aş, ekmek sağlayan bu kadar büyük bir topluluğu hayal kırıklığına uğratmaya Alman dostlarımızın hakkı yok diye düşünüyorum” dedi.

Partisinin 109. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuşan Başbakan Yıldırım, terörün Türkiye’yi bölmeye çalıştığını vurgulayarak, PKK’nın, vatandaşlar arasına husumet sokmaya çalışan bir profesyonel örgüt olduğuna dikkati çekti. Yıldırım, “Bunların ‘Kürtler’ diye bir sorunu yok, bunu milletim bilsin. 78 milyon vatandaşımızın PKK terör örgütü gibi bir sorunu var. Bu sorunu da Türkiye’nin gündeminden çıkaracağız” ifadesini kullandı.

“Bu kanlı terör örgütünü millet ile devlet arasından çıkaracağız” diyen Yıldırım, terör örgütü PKK’nın her türlü tahribatı yaptığını anlattı. Terör olaylarında hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, gazilere ise hayırlı uzun ömür dileyen Yıldırım, terörle mücadelenin devam edeceğini söyledi.

Vatandaşların “terör veya operasyonlar ne zaman bitecek” diye sorduğunu aktaran Yıldırım, operasyonların PKK terör örgütü silahlarını bırakıncaya, Türkiye’nin her köşesinde vatandaşların rahatça seyahat edebilecekleri ortam sağlanıncaya, huzur, barış ve kardeşlik sağlanıncaya kadar devam edeceğini bildirdi.

Başbakan Yıldırım, “Bu terör grupları silahlarını gömerek, üzerine beton atarak, Cumhurbaşkanımızın dediği gibi, bu ülkeyi terk edinceye kadar bu mücadele, bu operasyonlar kararlılıkla devam edecek” dedi.

65. Hükümet’in çalışmaları

65. Hükümet’in hedefleri hakkında bilgi veren Yıldırım, “65. Hükümet’in ön plana çıkacak en önemli özelliklerinden bir tanesi; üreten, yatırım yapan, iş, aş oluşturan bir hükümet olacağız. Yatırıma özel önem vereceğiz” dedi.

Başbakan Yıldırım, üretmek ve yatırım yapmak isteyenlerin önünü açacaklarını vurguladı. 65. Hükümet’in masrafları ve maliyetleri azaltarak, orta ve uzun vadede gelirleri arttıracağını anlatan Yıldırım, “Gereksiz kaynak kullanımının önüne geçeceğiz. Verimsiz yatırımlara değil, daha önemli yatırımlara öncelik vereceğiz. Kamu başta olmak üzere israfın önlenmesi için her türlü tedbiri alacağız” şeklinde konuştu.

Almanya Parlamentosu’nda bugün oylanacak tasarı

Almanya Parlamentosu’nda bugün oylanacak 1915 olaylarıyla ilgili tasarıya da değinen Yıldırım, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Gerçek bir dostluk testinden geçiyor Almanya. Bu, aslında bizim sorunumuz da değil, Almanya’nın da sorunu. Bizim vatandaşımız, Türk kökenli 3,5 milyon seçmeni var. Alman ekonomisine 40 milyar avro katkı sağlayan, 400 bin iş yeri sahibi olan, milyonlarca insana aş, ekmek sağlayan bu kadar büyük bir topluluğu hayal kırıklığına uğratmaya Alman dostlarımızın hakkı yok diye düşünüyorum. Bazen dost diye bildiğimiz ülkeler iç siyasette çaresizliğe düşünce ‘acaba dikkati nereye çekelim’ diye böyle parlak fikirlerle geliyorlar, bu da onlardan biri.”

İsveç’te öğrenim gördüğü sırada yaşadığı bir anıyı da paylaşan Yıldırım, şunları anlattı:

“Bir İngiliz profesör vardı, Alberto. Değişik memleketlerden talebeler var, Afrika’dan var, Uzakdoğu’dan var, Avrupa’dan, Orta Asya’dan var. Sınıfa giriyoruz, adamcağız siyahi kardeşlerimize iltifat ediyor, bizim yüzümüze bakmıyor. Bir böyle, iki böyle, canım sıkıldı, dedim ki, ‘Hocam sen beni önceden tanıyor musun, aramızda bir mevzu mu var’ dedim. Şaşırdı. ‘Yok, niye öyle düşünüyorsun’ dedi. Dedim ki ‘Şu adamlar girince iltifatın bini bir para, bize gelince yüzünü çeviriyorsun.’ ‘Onlar girince yarı beline kadar eğilip ‘yes sör’ diyor, sen hiç iplemiyorsun ama ben biliyorum niye böyle yapıyorsun. Dünyada esaret altına girmeyen iki ulus vardır, birisi İngilizler, diğeri de Türkler’ dedi.”

Yıldırım, “Biz böyle bir milletiz, böyle bir medeniyetiz. Gittiğimiz yerlere kan, gözyaşı değil, kardeşlik götürmüşüz, barış götürmüşüz. Kimsenin dinine, diline, inanışına, yaşayışına dokunmamışız. Eğer öyle yapsaydık bugün dünyanın üçte ikisi Türkçe konuşurdu” ifadelerini kullandı.

Bu konuda Fransız ve İngilizlerden örnekler veren Yıldırım, “Bizim inancımızda emperyalizm yok, bizim inancımızda insanları baskı altına almak yok. ‘Yaradılanı severiz Yaradan’dan ötürü’, biz bu anlayışla sevdik” diye konuştu.