ABD’nin Kudüs kararını kınıyoruz

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald John Trump’ın, Kudüs’ün yüzlerce yıllık kutsiyetini ve günümüze kadar taşınagelmiş tarihi statüsünü yok sayarak, İsrail’in “sözde başkenti” olarak tanıyan ve Tel Aviv’deki büyükelçilik binasını Kudüs’e taşıyacaklarına ilişkin açıklamalarını büyük bir sorumsuzluk örneği olarak görüyor, şiddetle kınıyoruz.

Eklenme: 7 Aralık 2017 - 16:52 / Son Güncelleme: 7 Aralık 2017 - 18:25 / Editör: Ferhat Esnek

Bugüne kadar özgürlük ve demokrasi adına gittiğini ilan ettiği her bölgeye, ayak bastığı her karış toprağa, nefret tohumları ekmekten, gözyaşı ve kan akıtmaktan, toplumları ayrıştırmaktan başka hiçbir şey götürmeyen ABD’nin bu son kararı, İslam âleminde infiale yol açtığı kadar, uluslararası kamuoyunda büyük bir hayal kırıklığına neden olmuş ve tepkiyle karşılanmıştır. Zira yok hükmündeki bu karar, uluslararası hukuka ve ilgili Birleşmiş Milletler kararlarının ihlali ile bölgenin tarihi ve sosyal gerçeklerine açıkça aykırı olduğu ortadadır.

Başkan Trump’ın yönetiminde ABD’nin sergilediği bu davranış, bizlerin gözünde tipik “güçlünün haklı olduğu” şeklindeki yanlış anlayışın vücut bulmuş halidir. Bizleri burada şaşırtmayan tek şey, ABD’nin her zamanki “çıban başı” olma rolünü yeniden başarıyla sergiliyor oluşudur.

İslam coğrafyasının, Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa’nın bulunduğu Kudüs’le ilgili hassasiyetlerine rağmen, bölgede onlarca yıldır süregelen barış arayışlarını sabote eden ve farklı kültürlerin bir arada yaşama arzusunu söndüren ABD’nin, 90’lı yılların başından itibaren Irak’la başlayan ve en son Suriye’de gördüğümüz Ortadoğu’yu bir takım karanlık emellere göre yeniden dizayn etme niyeti, çok açık bir şekilde ortaya çıkmış bulunmaktadır.

Ayrıca, önce ülkemizde, ardından ABD’ye taşınarak kurgulanan kumpas davalar ve 15 Temmuz darbe girişimiyle bu coğrafyanın, Türk milletinin ve Müslüman toplumların umudu Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin neden hedef alındığına ilişkin kanaatleri de bir kez daha pekişmiştir.

Diğer yandan Kudüs, sadece Müslümanların değil, üç semavi dinden biri olan Hristiyanlığın da önem verdiği, kutsal saydığı topraklardır. Bu nedenle Hristiyan toplumlarını, ABD’nin emperyalist politikalarına, huzuru ve barışı ortadan kaldıran davranışlarına, kendisini dünyanın bekçisi gören fütursuzluklarına karşı duyarsız kalmamaya davet ediyoruz.

Bir kez daha ABD’nin aldığı Kudüs kararını kınıyor ve reddediyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi Filistin halkının yanında olduğumuzu bildiriyor, Filistinli kardeşlerimizin meşru haklarını destekliyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.