Aç kalsak da mutluyuz

Yeniyurt ailesi, Basmane’de iki göz odalı bir gecekonduda zor koşullarda yaşamalarına rağmen yüzlerindeki gülümseme ve hayata tutuşlarındaki coşkuyla parayla saadet olmadığını ispatlar nitelikte.

Eklenme: 30 Kasım 2018 - 15:02 / Son Güncelleme: 1 Aralık 2018 - 10:03 / Editör: Mevlüt Çiftçi

Basmane’de iki göz odalı bir gecekondu. Duvarlarında nem kokusu; yerde iki yatak, bir kanepe. Burayı farklı kılansa içinde yaşayanların mutluluğu. Rize’de dünyaya gelen Abdullah Yeniyurt, 11 yaşındayken meslek öğrenmek için İzmir’e akrabalarının yanına geldi. Uzun yıllar bir fırında çalışarak meslek öğrendi. Daha sonra 25 yıl, Basmane’deki ucuz otellerin bekar odaları ona ev sahipliği yaptı. Bir sabah işe gitmek için otelden çıktığında her gün önünden geçtiği parkta Serpil’i gördü. Kimsesizdi, gidecek bir yeri yoktu. Doğuştan sağ ayağı olmayan kadın, sol bacağındaki protez yardımıyla yürüyebiliyordu. O ana kadar hayata tutunamayan iki insan, birlikte yaşamak için bir amaç buldu. Aşk… Evliliklerinden Can isminde bir çocukları oldu, şimdi 11 yaşında. Baba sağlık sorunlarından dolayı çalışamıyor, annenin engelinden dolayı aldığı aylık 430 lira, oğluna sevdiği yemekleri pişirmesine yetmiyor. Yoksullar ama mutlular. Çünkü en büyük zenginlikleri gülüşleri.

Kapımızı birileri çaldıkça dünyalar bizim

Serpil Yeniyurt, 44 yaşında. Ankara’da yaşadığı yıllarda bir evlilik yaptı. Gördüğü kötü muameleden dolayı evliliğini bitirdikten sonra İzmir’e geldi. İlk eşinden olan iki çocuğunu 8 yıldır göremiyor. “Fotoğraflarına baktıkça ağlıyorum. Yanıma alma imkanım yok” diyor. Sağ ayağı doğuştan yok. Sol bacağı ise damar tıkanıklığına bağlı bir rahatsızlıktan dolayı kesilmiş. Şu an protez kullanarak yürüyebiliyor. Evlerinde su yok, elle taşıyarak ihtiyaçlarını gideriyorlar. Tek gelirleri Serpil’in engelinden dolayı aldığı aylık 430 lira. Bunun 200 lirasını zaten kiraya verdiklerini söylüyor. “Neye ihtiyacınız var?” sorusuna ise gülümseyerek yanıt veriyor: “Bir şeye ihtiyacım yok. Yoksulluk içinde de mutlu olunuyor. Buna da şükür diyoruz. Aç kalsak da mutluyuz. Kapımızı birileri çaldıkça dünyalar benim oluyor zaten.”

25 yıl otellerde yaşadı

Abdullah Yeniyurt, henüz 11 yaşındayken Rize’den ayrıldı. İzmir’e geldiğinde bir süre akrabalarının yanında kaldı. Bu esnada bir fırında işe başladı ve meslek öğrendi. Daha sonra akrabalarının yanından ayrılarak Basmane’deki otellerde yaşamaya başladı. 51 yaşındaki Yeniyurt, o dönem yaşadıklarını şöyle anlattı: “25 sene boyunca otellerde yaşadım. O dönem fırınlarda çalışıyordum, bekar hayatı yaşıyordum. Bir sabah işe gitmek için otelden ayrıldığımda Serpil’i gördüm. Çok zor durumdaydı, parklarda kalıyordu. Kimsesi yoktu. Çocuklarından ayrı kaldığı için hep ağlıyordu. Onları yanına alacak durumu yoktu. Tanıdıkça birbirimizi sevdik ve evlenmeye karar verdik. Paramız bu derme çatma yeri tutmaya yetti. 11 yaşında bir oğlumuz var. Serpil’i tanımadan önce çok yalnızdım. Muhabbet edecek kimsem yoktu. 10 senedir bu evde oturuyoruz. Gözlerim tam görmüyor. Belimde ve ciğerlerimde sorun var. Bu yüzden çalışamıyorum. Paramız yok ama eşim hiçbir şeyden şikayet etmez. Et yerine soğan kesip yiyoruz ama yine de mutluyuz. Eşim bazen bu halde mahalleyi gezip hurda topluyor, satıyor. Akrabalarımız var ama görüşmüyoruz. Düşeni kimse sormaz ki. Tek hayalim oğlumu okutabilmek. Okusun adam olsun.”

İLKSES GAZETESİ