Alkol ve sigara gırtlak kanseri riskini arttırıyor

Özel Genesis Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Op. Dr. Süleyman Güneş, son zamanlarda sık görülen gırtlak kanseri için risk faktörleri arasında sigara, tütün ve alkolün sayılabildiğini ifade etti.

Eklenme: 21 Eylül 2016 - 10:37 / Son Güncelleme: 21 Eylül 2016 - 10:47 / Editör: BIK

Engin ÖZTÜRK- Diyarbakır Özgür Haber Gazetesi- KBB Uzmanı Op. Dr. Güneş, sigara kullanımıyla gırtlak kanseri arasında yakın bir ilişki bulunduğunu belirterek, “Gırtlak kanseri sigara içmeyenlerde son derece seyrektir. Günde içilen sigara sayısı da insidansı etkilemektedir. Alkolle sigaranın birlikte kullanımı gırtlak kanseri riskini daha da artırmaktadır” dedi.

Özgür Haber Gazetesi, son zamanlarda daha önce hiç görülmediği kadar sık görülmeye başlanan gırtlak kanseriyle ilgili sizler için bir çalışma yürüttü. Konuyla ilgili Özel Genesis Hastanesi Kulak Burun Boğan Bölümü’nden Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Op. Dr. Süleyman Güneş ile görüştük. Op. Dr. Güneş, en sık görülen ses ve ses kısıklığı, ses telleri ve rahatsızlıkları ile tedavi yöntemlerinin yanı sıra, gırtlak hastalıkları ve organa verdiği zararlar, gırtlak kanseri ve gırtlak kanseri için risk faktörleri, oluşumu ve tedavi yöntemleriyle ilgili de gazetemize ayrıntılı bilgi paylaştı.

“Ses kısıklığı, ses oluşumunu sağlayan ve vokal kord olarak adlandırılan ses tellerinin herhangi bir nedenle görevlerini iyi yapamaması sonucu sesin gücünün ve kalitesinin bozulmasıdır” diyen Özel Genesis Hastanesi Kulak Burun Boğan Bölümü’nden Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Op. Dr. Süleyman Güneş, ses bozukluğu kavramının ise; yalnız ses teli ilintili olmadığını, gırtlak ve gırtlak dışı tüm yapılarla ilintili her tür ses değişikliğinin, ses kısıklığını da kapsayacak şekilde anlatan daha geniş bir tanım olduğunu ifade etti.

MUTLUKA HEKİME GİDİLMELİ

Disfoni sözcüğünün dar anlamda ses kısıklığını, geniş anlamda ise ses bozukluğunu ifade ettiğini dile getiren KBB Uzmanı Op. Dr. Süleyman Güneş, genel bir kural olarak 2 haftadan uzun süren her tür ses kısıklığı/bozukluğunun; mutlaka hekim tarafından gırtlak-ses telleri muayenesinin yapılmasının, gırtlak kanserinin dışlanmasını ve ses kısıklığını oluşturan hastalığın kati tanısının konulmasını gerektirdiğini belirtti.

 SES TELLERİ HAVA BASINCININ ETKİSİ İLE PASİF OLARAK TİTREŞİRLER

Özel Genesis Hastanesi Kulak Burun Boğan Bölümü’nden Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Op. Dr. Süleyman Güneş, ses telleri, ses bozukluğu, buna bağlı oluşan hastalık ve rahatsızlıklar ve tedavi yöntemleriyle ilgili şu açıklamalarda bulundu.

“Gırtlak, yani larenks, boynun ön bölümünde, yutağa komşu olarak yerleşmiş çok önemli bir organdır. Gırtlağın hayati görevleri; solunum yolunun parçası olarak solunumu sağlamak, yutma fonksiyonu sırasında solunum yolunu korumak ve ses oluşumunu sağlamaktır. Ses telleri, yani vokal kordlar, iki tanedir. Ses teli, adının aksine bir tel inceliğinde değildir, katmanlardan oluşan gergin bir doku yapısındadır. Ses oluşumu akciğerlerden gelen havanın ses telleri arasından geçişi sırasında başlar. Gırtlak (larinks) kaslarının fonksiyonu ile birbirine yaklaşan ses telleri hava basıncının etkisi ile pasif olarak titreşirler. Bu titreşim yüzeyel dokuda (ses telini kaplayan mukoza ve mukozanın hemen altındaki gevşek doku) oluşur ve ortadan yanlara doğru hareket eden mukoza dalgası meydana gelir. Ses telleri seviyesinde oluşan ses boğaz, geniz, burun, sinüs ve ağız boşluklarından oluşan rezonans (tını) çemberinde biçimlendirilerek son şeklini alır. Ses bozuklukları gırtlak içindeki ya da normal ses oluşumunda fonksiyon gören gırtlak dışı organlardaki problemlere bağlı olarak meydana gelebilir. Normal ses oluşumu için ses tellerinin tüm uzunlukları boyunca simetrik olarak birbirlerine yaklaşabilmeleri gereklidir. Ses teli felci ya da ses teli serbest kenarında yer alan büyük kitleler yetersiz yaklaşma nedeni ile hava kaçağı ve nefesli sese neden olurlar. Ses tellerinin normal fonksiyonu için titreşim yapan iç serbest kenarlarının yüzeyi düzgün olmalıdır. Bu bölgedeki polip, nodül, tümör gibi patolojiler ya da yüzeyel düzensizlikler de ses karakterini bozarlar.

SES KISIKLIĞINI TETİKLEYEN EN ÖNEMLİ ETKENLER

Sesin yanlış kullanımı; alışkanlıklara veya psikolojik nedenlere bağlı olabilir. Yapılan yanlışlar; bağırma, uzun süre yüksek sesle konuşma, hızlı konuşma, gırtlağı kasarak zorlamalı konuşma, farklı tonda konuşma ve benzeridir. Sesin müzmin yanlış kullanımı zaman içinde ses teli nodülü ile ses teli polibi lezyonlarının gelişimine yol açar, Reinke ödeminin gelişiminde ise etkenlerden biri olarak rol oynar. Sesin, bağırma gibi akut yanlış kullanımı ise, akut ses travmaları ile sonuçlanır. Aşırı zorlanma sonucunda ses teli içine kanama oluşarak ani ses kısıklığı yapabilir.

Hatalı boğaz davranışları; alışkanlıklara, psikolojik nedenlere veya eşlik eden reflü gibi lezyonlara bağlı olabilir. Hatalı davranışlar; tekrarlayan gıcık öksürükleri, boğaz temizleme, boğazı kasma, boğaza hatalı pozisyon verme ve benzeridir. Bu davranışlar gırtlağı tahriş eder ve zaman içinde de ikincil lezyon olarak ses teli granülasyonu oluşumuna yol açar. Reflü, yani larengofarengeal reflü, yemek borusuna bitişik konumu ve hassas yapısı nedeniyle, kulak burun boğaz alanında en sık gırtlağı etkiler. Reflü gırtlakta kendine has bulguları olan bir müzmin iltihaba yani reflü larenjitine yol açar ve zaman içinde de ses teli granülasyonu ile Reinke ödemi oluşumuna katkıda bulunur.

SİGARA HASAR VEREN MADDELERİN BAŞINDA GELİYOR

Sigara, patolojik etkilerini gırtlak mukozasında direk hasarla gösterir. Gırtlak dış etkilere, tıpkı ağız ve akciğerler gibi, açık bir organdır. Dolayısıyla sigaranın ve benzer şekilde kirli havadaki zararlı maddelerin hasar verdiği organların başında gelir. Sigara zaman içinde larenjit, prekanserojen lezyonlar, kanser ve Reinke ödemi gibi pekçok lezyonun oluşumunda rol oynar. Gırtlağın akut enfeksiyonları, iltihaba yol açarak, yani akut larenjit oluşturarak, gırtlak ve ses tellerini direk etkilerler. Ancak bunun dışında, enfeksiyon geçtikten sonra da sesin yanlış kullanımını veya hatalı boğaz davranışlarını tetikleyebilirler.

ALKOL VE SİGARANIN BİRLİKTE KULLANIMI GIRTLAK KANSERİ RİSKİNİ ARTTIRIYOR

Larinks (gırtlak) kanseri için risk faktörleri arasında sigara, tütün ve alkol sayılabilir. Sigara kullanımıyla gırtlak kanseri arasında yakın bir ilişki vardır. Gırtlak kanseri sigara içmeyenlerde son derece seyrektir. Günde içilen sigara sayısı da insidansı etkilemektedir. Alkolle sigaranın birlikte kullanımı gırtlak kanseri riskini daha da artırmaktadır.

Ses teli nodülü, vokal kord olarak da adlandırılan ses tellerinde nodül, yani minik nasır, gelişimine verilen addır. Ses teli nodülü, sesin uzun dönem yanlış kullanımının oluşturduğu nihai bir sonuçtur. Tedavi yöntemleri, vaka bazında kararlarla, konuşma terapisi uygulanması ve mikrocerrahi tekniklerle alınmalarıdır. Ses teli polibi, yani vokal kord polibi kavramı, ses tellerinde gelişen polipleri tanımlar. Tek taraflı oluşurlar. Ses teli polibi, sesin yanlış kullanımı sırasında gelişen hematomların, yani doku içi kanamaların, organize olup form değiştirmesiyle oluşur. Tedavi yöntemleri, mikrocerrahi tekniklerle alınmaları, takiben konuşma terapisi görmeleridir. Gırtlağın müzmin iltihabi hastalıkları, travmaları ve ses teli felçleri, ses kısıklığına yol açan diğer önemli faktörlerdir. Ayrıca sesin şekillendiği rezonatör çemberin herhangi bir yerindeki patoloji de sesi etkiler. Burun tıkanıklığında oluşan ses değişikliği hiponazal konuşma olarak, burun pasajının aşırı genişlediği hastalıklarda oluşan ses ise hipernazal konuşma olarak isimlendirilmektedir.

SICAK PATATES SESİ

Boğazın arka ve alt kısmındaki kitleler “sıcak patates sesi” olarak isimlendirilen karakteristik bir ses değişikliğine neden olurlar. Çocukluk çağı ses teli lezyonları arasında en sık görülen, ses teli nodülleridir. Bu vokal nodüller, sesin kötü kullanımı sonucu ikincil lezyon olarak gelişirler. Çocuk vokal nodülleri kontrolsüz şekilde bağırma ve ağlamalarla oluşur. Tanı ve tedavileri yetişkinlerdekine benzerdir, ancak cerrahi müdahaleden kaçınılmaya çalışılır. Çocukluk çağı reflülerinin de, çocukluk çağı ses kısıklığının sık karşılaşılan nedenlerinden biri olduğu akıldan çıkarılmamalıdır. Daha az görülen bir diğer neden ise, çocukluk çağı papillomlarıdır.

SES KISIKLIĞINDA TANI NASIL KONULUR?

Ses kısıklığının tanısında öncelikle detaylı bir hikâye alınmalıdır. Problemin sürekli ya da ara ara olması, sabah ya da akşam saatlerinde belirginleşmesi, sigara kullanımı, sesin aşırı zorlanması gibi detaylar tanıya yardımcı olmaktadır. Asıl tanı ise ses tellerinin muayenesi ile konulmaktadır. Muayene için larinks muayene aynaları, sert endoskopik sistemler ya da burun yoluyla muayene imkânı sağlayan bükülebilir endoskoplar kullanılmaktadır. Bu şekilde tanı konulamayan hastalarda ses tellerinin titreşimini değerlendirmek için laringostroboskopi ve ses tellerini detaylı olarak incelemek için ameliyathane şartlarında mikroskop ile muayene yapılabilmektedir. Ses kısıklıkları, sigara kullanan hastalarda daha önemli olmak üzere, ses telinden köken alan ve tümöre dönüşme potansiyeli olan hastalıkların ve tümörlerin habercisi olabildiğinden şikâyetlerin 4-5 günde düzelmeye başlamaması halinde vakit geçirmeden muayene yapılmalıdır.

SES KISIKLIĞININ TEDAVİSİ VE KORUNMA YOLLARI NELERDİR?

Tedavi nedene yönelik olarak yapılmaktadır. Hemen tüm tedavi yöntemlerinin içeriğinde ses kullanımının azaltılması (ya da bir süre tam ses istirahatı), sigara kullanımının kesin olarak bırakılması, günlük sıvı alımının (özellikle ılık su) artırılması ve mide asit salgısının azaltılması bulunmaktadır. Ses teli iltihaplarının tedavisinde antibiyotikler ve ödem azaltan ilaçlar kullanılmaktadır. Ses teli nodülleri için öncelikle ses kullanma eğitimi (fono terapi) uygulanırken polipler ve tümöral hastalıklar için cerrahi yöntemler gerekmektedir. Kötü huylu bazı hastalıkların tedavisinde erken dönemde cerrahi yerine ışın tedavisi de tercih edilebilmektedir. Ses teli felçlerinde yan pozisyonda hareketsiz kalmış ses telinin orta hatta yaklaştırılmasına yönelik cerrahiler ya da serbest kenara çeşitli enjeksiyonlar uygulanabilmektedir. Mide asit kaçağı (reflü) tanısı konulan hastalarda gastroenterolojik muayene yapılmalıdır.

MİKROSKOPİK SES TELİ AMELİYATI NEDİR?

Mikrolarengocerrahi, gırtlak ve ses teli lezyonlarının, cilde herhangi bir kesi uygulamaksızın, mikroskop kullanarak mikrocerrahi teknik ve yöntemlerle genel anestezi altında yapılan ameliyatıdır.Çalışma, ağızdan gırtlağa uzanan kalın çelik tüplerin içinden yapılır. Girişim, endoskopla değil, çok daha yüksek büyütme sağlayabilen ve her iki elin kullanımı olanağını veren cerrahi mikroskopla uygulanır, ancak ihtiyaç halinde endoskopla desteklenir.

NE ZAMAN DOKTORA BAŞVURULMALI?

Nedeni belli olmayan ses kısıklığı oluşması durumunda özellikle sigara içen hastaların en kısa zamanda KBB uzmanına başvurmaları gerekir. Aşırı bağırma sonrasında ya da gribal enfeksiyonlarda oluşan kısıklıklarda 4-5 günden sonra düzelme başlamaması durumunda muayene olmak uygun olur.

SES KISIKLIĞI KONUSUNDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR NELERDİR?

Ses tellerini olumsuz etkileyen en önemli unsurlar mukozanın kuruması, sigara dumanı, mide asidi ve sesin aşırı ve zorlamalı kullanılmasıdır. Bu nedenle sigara içilmemesi, bol miktarda su içilmesi, mide asidi yüksek seviyede iken (yemek sonrası 2-3 saat) yatar pozisyona geçilmemesi, özellikle yatak odalarında hava kuruluğunun önlenmesi, burun tıkanıklığı, sinüzit gibi ses tellerini olumsuz etkileyen problemlerin çözülmesi ve yüksek sesle ve uzun konuşmalardan kaçınılması genel olarak ses kısıklığı riskini azaltacaktır. Ses kısıklığı önemli hastalıkların habercisi olabildiği için eğer ses kısıklığı iki haftadan daha uzun sürerse bunun bir kansere bağlı olabileceği akla getirilmeli ve hemen bir Kulak Burun Boğaz hekimine başvurmalıdır.”