Ata sporumuz; Matrak

Yüzyıllar boyu üç kıtaya hakim olmuş bir imparatorluk olan Osmanlı Devleti’nin ana sporlarından birisi olan Matrak’ın kurallarını Efkan Çalış, yaptığı çalışmalar sonucunda yeniden belirledi.

Eklenme: 14 Kasım 2017 - 08:51 / Son Güncelleme: 14 Kasım 2017 - 8:51 / Editör: Büşra Kılıç

Ceren Tuğçe ÖZDEMİR- Ticari Hayat Gazetesi- Osmanlı Devleti’nin askeri başarısının arkasında Matrak oyununun olduğunu ve yeniçerilerin baş taliminden birinin Matrak olduğunu Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’ni kaynak göstererek ifade eden Matrakçı Efkan Çalış, Matrak sporunun 2011 yılında Türkiye Geleneksel Sporlar Federasyonu’nun bünyesinde yer almasını sağladı.
Uzun yıllar sporla uğraşan, kendisini alaylı olarak da tanımlayan Efkan Çalış, yaptığı araştırmalar ve çalışmalar sonucu unutulmaya yüz tutmuş olan Matrak oyununu tekrar canlandırdı ve kurucusu olarak literatürde yerini aldı. Mücadele sporlarıyla ilgilendiği yıllarda, bir sporu yapmanın aslında o sporun ait olduğu kültürü temsil etmek olduğunu fark eden Çalış, başka bir kültürün temsilcisi olmanın ne kadar doğru olduğunu düşünmeye başladığını ve harekete nasıl geçtiğini şu sözlerle aktardı:
“Bir sporu yaparken aslında o sporun ait olduğu kültürü temsil ediyoruz ve daha sonra o kültürün birer temsilcisi oluyoruz. Kültürel etkileşimden daha fazla bir şey bu. Sporun evrensel boyutlarından yani sağlık, vücut, spor yapmak için tabi ki de yararlanmalıyız ancak kültürel anlamda ise başka bir kültürün temsilcisi olmak ne kadar doğru? Karate sporunu ele alalım. Karate yapan bir çocuk, karate yaparken aslında Japon kültürünün ve dolayısıyla Japon mallarının ne kadar güçlü ve sağlam olduğu fikriyle büyüyecek.”
Dünyada Türk kültürüne ait bir sporun temsil edilmediğinin ve dünyanın hiçbir yerinde Türk kültüründe bir sporun yapılmadığının altını çizen Çalış, bu durumu kültürel geri kalmışlık olarak tanımladı. Çalış, Matrak oyununu ele almasının ve kurmasının nedeninin, Türk Dünyası’nı bu geri kalmışlıktan kurtarıp, Türk milletinin kültürel bir duruş sergilemesi olduğunu söyledi.

Bir Osmanlı oyunu Matrak

Üç kıtaya hakim olan ve yüzyıllara dayanan bir tarihi olan Osmanlı Devleti’nin ana oyunlarından biri olan Matrak oyununun kurallarını ve standartlarını belirleyen ilk kişi, 16. Yüzyıl’da Kanuni Sultan Süleyman döneminde yaşamış olan Matrakçı Nasuh olarak kaynaklarda yer alıyor. Yeniçerilerin talimlerinden biri olarak da bilinen Matrak, 1806 yılında yapılan orduda yenilik hareketi gerekçesiyle yasaklandı ve 2008 yılında Efkan Çalış’ın araştırmalarına kadar geçen uzun yıllarca unutuldu. 2008 yılına kadar araştırmalar yapan ve özellikle yöresel halk oyunlarından ve folklorundan yararlanarak Matrak oyununu yeniden canlandıran Çalış, çalışmalarını akademik olarak güçlendirmek için Gazi Üniversitesi’nden Mehmet Güçlü, Ahmet Ender Gökdemir, Mustafa Sever ve Erdal Zorlu’dan destek aldığını dile getirdi. Çalış, Matrak oyununu kurma aşamasındaki çalışmalarıyla ilgili şu şekilde konuştu:

“Yüzyıllar boyu unutulmuş bir oyun Matrak ve öğrenebileceğin bir ustası mevcut değil. Başta Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nden, Matrakçı Nasuh’un Tuhfetü’l-Guzat adlı eserinden ve daha sonra da yöresel halk oyunlarımızdan yararlandım. Örneğin, Bursa Kılıç Kalkan oyunu, İç Anadolu Bölgesi’nde bazı yörelerde oynanan Sinsin oyunu, Erzurum’un Hançer Barı gibi yöresel oyunlarının analizini yaptım ve Matrak ile ilgili olan hareketlerini ayırdım. Bu araştırmalarım üzerinde çalışarak hareketleri oluşturdum ve akademik desteğini alarak çalışmalarımı güçlendirdim.”
Evliya Çelebi’nin Seyahatname eserinde Matrak oyununun 160 farklı türü olduğunu ve Osmanlı padişahı Sultan 4. Murat’ın Matrağın 70 hareketini iyi bir şekilde bildiği bilgisinin yer aldığını ifade eden Çalış, “Matrak oyununun Memlük Türkleri’nden çıktığına dair bulgular var. Osmanlı padişahlarından Yavuz Sultan Selim’in Mısır’ı fethi sırasında bize geçtiği tahmin ediliyor. Ancak Osmanlı’ya geçtiğinde Matrak oyunu değişikliklere uğramış ve aslında günümüzdeki şekline ulaşmış. Yani karşıdaki insanın canının yanmaması için topuzlara deriler giydirilmiş. Bu da günümüzde spor dalı olarak kabul edilmesine yarar sağlamıştır. Çünkü bilindiği üzere sporlarda rakibin canını yakmamak genel amaçlardandır.” dedi.
Halen tam olarak Matrak hakkında her şeyin bilinmediğini, eksik kalan yanlarının olduğunu ve Osmanlı arşivlerininin taranarak eksik bilgilerin giderilmesi gerektiğini de sözlerine ekleyen Çalış, üniversite hocalarının bu konularda tez araştırması vermesi ve öğrencilerin bu tarz araştırmalara yönlenmesi için çağrıda bulundu. Türkiye Cumhuriyeti’nin 1996 yılında kabul ettiği Uluslararası Somut Olmayan Kültürel Miras Sözleşmesi’ne göre “Çalışmacı bir kaynaktan beslenip canlandırma yapıyorsa, o sanatla ilgili benzer yanlarını da ortaya koyabilir.” maddesine dayanarak çalışmalarını genişleten ve Matrak hakkında benzer yönlerini de ekleyerek günümüze uyarlayan Efkan Çalış, bu durumu bir arkeoloğun yenileme sırasında belli bir yerden sonra hayal gücünü ve o iş ile ilgili kültürel birikimini kullanmasına benzetti.

Amaç rakibin kafasına dokunmak

Efkan Çalış, bir Matrak müsabakasını şöyle anlattı:

“Sağ elde Matrak, sol elde kalkan olarak oynanan Matrakta amaç rakibin kafasına dokunmak. Her dokunma bir sayı olarak geçiyor. Aynı zamanda içinde hoşgörü ve nezaket de barındıran bir spor olan Matrak müsabakası başında rakipler birbirine ‘Benimle cenk meydanına çıktığın için teşekkür ederim.’ ve müsabaka sonunda ‘Kasıtlı veya kasıtsız hatalarımdan dolayı özür dilerim.’ diyerek müsabaka gerçekleştirilir. Aba adı verilen Matrak kıyafetlerini giyen sporcular Matrak kuşan’ komutu ile belirli bir nizam içinde yere koyulan oyun aletlerini alırlar. Önce miğfer sonra kalkan ve en son Matrak şeklinde kuşanılıp, kalk komutu ile has duruşa geçen sporcular müsabakaya başlarlar. Yetişkinlerde üçer dakikalık bölümlerden oluşan ve ikişer bölüm üzerinden oynanan Matrak müsabakaları, çocuklarda ikişer dakikalık bölümlerle yapılır.”
Matrak’ı geliştirerek tekerlekli sandalye kullananlara ve görme engeli olanlara uyarladıklarını söyleyen Çalış, ilerleyen zamanda üstün zekalı olan fakat odaklanma problemi yaşayan miniklere de Matrak dersi vereceğinin bilgisini verdi. Zihinsel engellilere de Matrak dersi verdiğinden söz eden Çalış, toplumda oluşan zihinsel engellilerin kişilere zarar verebileceği inancına karşı çıktı. Matrak oyununun kurucusu Çalış, şu ifadeleri kullandı:
“Zihinsel engellilere verdiğim dersler sırasında bolca bu kişileri gözlemleme imkanım oldu. Toplumda zihinsel engellilere karsı oluşmuş bir inanç var. Bu inanç onların diğer insanlara zarar verebileceği konusunda oluşmuş. Ancak ben size tam tersini söyleyeceğim. Toplumdaki değerlendirmenin aksine zihinsel engeli olan bu kişiler insanlara kesinlikle zarar vermezler.”

Matrak tüm dünyada oynanmalı

Matrak sporunun 2011 yılında Türkiye Geleneksel Sporlar Federasyonu bünyesinde yer almasını sağlayan Efkan Çalış, Matrak sporunun Türkiye genelinde 20’den fazla müsabakasının yapıldığını ve iki kez de resmi Matrak müsabakası düzenlendiğini dile getirdi. Matrak sporu ile ilgili gelecek hedeflerini maddi ve manevi olarak iki gruba ayırdığını ifade eden Çalış, “Maddi hedef olarak benzer sporları göz önüne alarak bir planlama yaptım.
Karate nasıl dünyanın her yerinde oynanıp, yapılıyorsa Matrak sporunun da öyle olmasını, manevi hedef olarak da kültürümüze, milletimize hizmet etmiş olmak olarak belirledim. Matrak sporunu, tüm dünyada yapılan bir spor markası haline getireceğiz. Sadece devletimizin ilgili birimlerinden özellikle de Gençlik ve Spor Bakanlığından destek bekliyoruz.” dedi.