Aya Nikola Manastırı’nın 40 yıllık gönüllü bekçisi

Kıyıköylü Hamdi Kaya, Bizans döneminden kalma Aya Nikola Manastırı’na gönüllü bekçilik yapıyor.

Eklenme: 12 Ekim 2018 - 14:23 / Son Güncelleme: 12 Ekim 2018 - 14:23 / Editör: Mevlüt Çiftçi

Kıyıköylü 58 yaşındaki Hamdi Kaya, Kırklareli’nin Vize ilçesine bağlı Kıyıköy beldesi Papuçdere yolu üzerindeki kilise, ayazma ve keşiş odaları bulunan manastırı ilkokul çağlarında okul gezisinde tanıdı.

Hayran kaldığı tarihi yapıya define arayanların zarar verdiğini fark eden Kaya, önceleri gündüz, sonrasında ise gece de manastıra sahip çıkmaya başladı.

Manastırı temizleyen, turistlerden davulla yaptığı müzik sonrasında aldığı bahşişle geçinen Hamdi Kaya, geceleri de manastırda kalıyor.

Manastırı geceleri de yalnız bırakmıyor

Kaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, manastırın varlığını 10 yaşında okul gezisiyle fark ettiğini söyledi.

Definecilerin zarar verdiğini öğrendiği 18 yaşından bu yana da gönüllü olarak manastırın bekçiliğini yaptığını anlatan Hamdi Kaya, “Defineciler kazı yapıyor ve manastıra zarar veriyordu. Benim de buna gönlüm razı olmadı. Her gün buraya gelir gözetlerdim. Ama kazıların gece yapıldığını fark ederek geceleri de burada kalmaya başladım” dedi.

Eşinin psikolojik tedavi nedeniyle İstanbul’da hastanede, çocuklarının da evli olduğunu anlatan Kaya, turistlerin verdiği bahşişlerle geçindiğini belirtti.

Hafta sonraları pek çok yerli ve yabancı turistin manastırı ziyarete geldiğini aktaran Hamdi Kaya, “Buraya ayda en az 2-3 bin ziyaretçi geliyor. Yunanistan, Bulgaristan, Almanya, İngiltere’den geliyorlar. En çok Yunanistan’dan rahipler, papazlar geliyor. Kimse ilgilenmediği için buraya gönül verdim. Buraları yıkılınca gönül verdiğim için temizledim.Gelenler bazen bahşiş veriyor. Define aramaya çok gelen oluyor, onları önlüyorum. Burada yatıp kalkıyorum.” diye konuştu.

Aya Nikola Manastırı

Yapıdaki bilgilendirmeye göre, manastırın yapım tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, kilisenin iç giriş duvarlarındaki isim ve tarih içeren oyma ve kalemsi yazılardan yola çıkarak yapının 6. yüzyılda Justinyen döneminde yapıldığı tahmin ediliyor. 1870-1877 yıllarında onarımdan geçen, iki ayrı seviyeden oluşan manastırın basamaklarla inildiği anlaşılan alt kotunda gizli bir geçit olduğu tahmin ediliyor.

Manastırın üst kotunda yer alan bölümün mezarlık olarak kullanıldığı, bir kısmının kırılmasından ve açılmış çukurlardan mezarların tahrip edildiği anlaşılıyor.

AA