Bahar yorgunluğuna dikkat edin

Vitamin eksikliği ve düzensiz beslenmenin bugünlerde bahar yorgunluğuna yol açtığı ve gündelik işleri yaparken insanlarda isteksizlik oluşturduğu vurgulanıyor.

Eklenme: 21 Mart 2017 - 09:28 / Son Güncelleme: 21 Mart 2017 - 9:28 / Editör: Büşra Kılıç

Murat ŞENTÜRK- Antalya Hilal Gazetesi- Bahar yorgunluğunun kronikleşebileceğini belirten Antalya Kent Konseyi Sağlık Çalışma Grubu Başkan Yardımcısı Dr. M. Ozan Uzkut, Bahar aylarında, insan vücudunda daha aktif olmasını sağlayacak hormonlar salgılanmasına karşın eğer ortada vitamin eksikliği, beslenme bozukluğu varsa, vücudun buna uyum gösteremediğini ve yorgunluk hissinin arttığını söyledi. Uzkut, “Kansızlık, enfeksiyonlar, bağışıklık sistemi hastalıkları, tümörler, yeme bozuklukları, tiroit hastalıkları, kronik yorgunluk sendromu, fibromiyalji, uyku bozuklukları, stres, depresyon gibi sebepler yorgunluk için araştırılması gereken sorunlar arasındadır” dedi.

Antalya Kent Konseyi Sağlık Çalışma Grubu Başkan Yardımcısı Dr. M. Ozan Uzkut, Bahar yorgunluğunun bu aylarda insanların hareketlerini yavaşlattığını ve önlem alınmazsa kronikleşebileceğini söyledi. Uzkut, “Kışın soğuk günleri yavaş yavaş yerini baharın neşesine ılıklığına bırakırken birçok kişide halsizlik, yorgunluk, eklem ağrıları, uyku isteği gibi ortak şikâyetler gözleniyor. Bahar yorgunluğu, hemen herkesin mevsim dönüşlerinde hissedebildiği bir takım ruhsal ve bedensel belirtilere verilen genel isim olarak ele alınıyor. Havaların ısınmasıyla birlikte birçoğumuz için yataktan kalkmak çok daha zor bir hal alırken gündelik işleri yaparken daha isteksiz olunuyor. Kansızlık, enfeksiyonlar, bağışıklık sistemi hastalıkları, tümörler, yeme bozuklukları, tiroit hastalıkları, kronik yorgunluk sendromu, fibromiyalji, uyku bozuklukları, stres, depresyon gibi sebepler yorgunluk için araştırılması gereken sorunlar arasında geliyor” dedi.

Uzkut, Bahar aylarında, insan vücudunda daha aktif olmasını sağlayacak hormonlar salgılanmasına karşın eğer ortada vitamin eksikliği, beslenme bozukluğu varsa, vücudun buna uyum gösteremediğini ve yorgunluk hissinin arttığını söyledi. Yorgunluğu gidermek için yapılması gerekenleri sıralayan Dr. Ozan Uzkut, vitamin ve besin destek ürünlerinin alımının büyük önem taşıdığını belirterek, “Mümkün olduğu kadar sadece bahar aylarında değil, kış aylarında da eksik olan vitaminlerin alınması bahar yorgunluğunu fazla hissetmeden o dönemin geçirilmesini sağlar. Özellikle B ve C vitaminleri, potasyum ve çinko içeren besinler, yeterli düzeyde karbonhidrat alımı yorgunluktan korunmada önemli. Vücut enerjisinin yüzde 50-60’ı karbonhidratlardan sağlanıyor. Rafine edilmemiş karbonhidratların tüketimine ağırlık vermeliyiz. Bunlar taze meyve ve sebzelerde, tam buğday ekmeği ve tahıllarda bulunan karbonhidratlardır. Protein, dokularımızın temel taşı olduğundan diyetimizde yeterli düzeyde proteine yer verilmeli” diye konuştu.

Bunun yanı sıra gündelik hayatta yapılması gerekenlere de değinen Uzkut, yorgunlukla baş edebilmek için, öncelikle enerjinin doğru kullanılması gerektiğini söyledi. Kısa ve sık dinlenme aralıkları verilmesinin yorgunluğun ortaya çıkmasını önleyeceğini, çalışırken vücut mekaniklerini doğru kullanarak kas ağrılarının önüne geçilebileceğini dile getiren Uzkut sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Çalışma ortamının iyi havalandığından emin olmalıyız. Çok sıcak veya çok soğuk ortamlar vücudumuzda ekstra bir stres yaratır. Düzenli egzersiz ile metabolizma hızlanır ve dinlenmiş duruma göre daha fazla enerji oluşumu sağlanır. Kalp damar sisteminin ve solunumun düzenlenmesini, dokuların yeterli düzeyde oksijenlenmesini sağlar

“Özellikle aerobik tipte olan yürüyüş, koşu, bisiklet, yüzme, dans gibi egzersizler tercih edilmeli. Yorgunluk uzuyor ve kişinin gündelik işlevlerini bozuyorsa, ya da okul veya işyerindeki performansını engelliyorsa artık onu bahar yorgunluğu diye geçiştirmemek gerekiyor. Elbette bu durumun ortaya çıkmasında mevsimlerin, ışığın, ısının rolü var. Ama bahar yorgunluğu diye geçiştirildiği takdirde tedavisi gecikebilecek bazı psikiyatrik durumlar da var. Sadece psikiyatrik değil, hem bedensel hem ruhsal belirtilerle giden başka durumları da unutmamak gerekli