Bakan Albayrak Yeni Ekonomi Modeli’ni açıkladı

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Yeni Ekonomi Modeli’nin çerçevesini açıkladı.

Eklenme: 10 Ağustos 2018 - 15:21 / Son Güncelleme: 10 Ağustos 2018 - 16:18 / Editör: Ömer Faruk Orkçu

Yeni bir Türkiye yolculuğu ve bunun emin ve güçlü adımlarla ilerlemesi için yeni bir ekonomik yaklaşımının olacağını paylaşacağımızı birçok ortamda ifade ettik.

Türkiye son 16 yılda ekonomide bir üst lige çıktı. 2002 yılında 36 tane bakan varken 2002 seçimlerinden sonra 26’ya bu yeni sistemle birlikte 16’ya daha aktif bir sisteme kavuşması ile birlikte bir düzeye çıkacağını ifade etmiştik.

Benim için çok heyecan verici bir gün bugün. Bugün bu yeni sistemin genel çerçevesini çizeceğimiz bir toplantı bu.

Detayları Eylül’deki OVP özelinde atacağımız adımlar noktasında ki bugüne kadar yaptığımız toplantıları istişare toplantılarının benzerlerini yol üzerinde sık bir şekilde ortaya koyarak ifade edeceğiz. Esas konu bugünkü bu çerçevede baktığımızda bizim Türkiye olarak bir üst lige ekonomik olarak diyoruz ya, alt gelir grubu, orta gelir grubu bir de üst gelir grubu. Türkiye orta gelir grubundan üst gelir grubuna çıkması için gerekli noktalarda nasıl bir yol haritası çizmesi gerektiği yönünde birçok toplantılar yaptık. Birçok paydaşlarımızın, insanlarımızla sohbet ederek onların fikirlerine başvurarak bugün genel bu yol haritasının çerçevesini çizeceğimiz bir toplantı olacak.

Bu yeni dönem üzerinde Türkiye’nin tüm kurumları ile tüm detaylı stratejileri ile daha hızlı ve daha güçlü politikalar ile hedeflerine ilerlediği süreci yaşayacağız. Burada biz de az önce bahsettiğim gibi kısa, çok kısa, orta ve uzun vadeli ekonomi politikalarını kurgularken nasıl bir yaklaşımla nasıl bir vizyonla hareket edeceğimizi sizlerle paylaştığımız bir toplantı olacak.

Öncelikle şunu ifade ettik, çok kısa bir şekilde özellikle yeni ihdas ettiğimiz bu bakanlık Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en etkin uyum ve koordinasyon dönemine şahit olacağımız bir bakanlık olacak. Gerek para, gerek maliye politikalarının tek bir şapkada birleşmesi ile ve bu birleşmeye yapacağımız ahlaklı ve riyakatli şemsiyesini bir arada taşıyan yönetim kademesi ile çok daha güçlü bir bakanlık olacak. Her alanda hem içeriden hem de dışarıdan danışmanlarla, bakan yardımcıları ile ve genel müdürlerle çok daha etkin bir bakanlık olacak. Hele ki icrai fonksiyonlarını yerine getirirken. Bütün bu istişareler sonrasında yeni bir ekonomi yaklaşımı ortaya koyalım dedik. İşte bu noktada baktığımızda ilk günden beri attığımız adımlarla ve bu çerçevede ortaya koyacağımız ekonomik vizyonlarla birlikte izleyeceğimiz politikaları ekonominin tüm alanlarındaki paydaşlarla birlikte hep sizlerle birlikte istişare ederek yolumuza devam edeceğiz. Bir kısmını bizzat benim, bir kısmını da arkadaşlarımızın ekibimizin, danışmanlarımızın gerçekleştirdiği bu süreçte tüm paydaşlar üzerinde ulusal ve uluslararası tüm paydaşların da içinde olduğu bu çerçevedeki geniş yelpazede her bir adımı ince ince döşeyerek aksiyon alacağız.

Bu görüşmelerimiz ve istişarelerimiz bahsettiğim gibi Türkiye’nin bu yolculuğunda önemli bir ışık tutacaktır. Bahsettiğim gibi Eylül ayında açıklayacağımız OVP ki bir çoğunuzla paylaştım ismine de yeni bir isim arıyoruz. Güzel isim önerileri geldi ama inşallah tam belirleyeceğimiz güzel bir isim ile OVP’nin yeni ismi ile birlikte bu programın detayları çok hızlı bir şekilde ortaya çıkacak. Bu çerçeveye baktığımızda yeni ekonomik yaklaşımının en önemli adımınlarından bir tanesi kararlı bir yaklışım olması. Ne demek istiyorum? Bu güne kadar kararsız mıydık? Hayır, işte yeni model olarak ortaya çıkacak olan bu bakanlığın koordinasyonunda çok daha kararlı ve güçlü bir şekilde emin adımların atıldığı çok önemli ve yeni bir dönem başlayacak.

Bir diğer fonksiyonu ne olacak bu yaklaşımın? Değişimi hedefleyen yani Türkiye bir üst lige çıkmak zorunda ise eğer bazı şeyleri değiştirmesi lazım. Bu değişimi ortaya koyacak hakikaten çok somut zemini güçlü bir şekilde ortaya koyması lazım. Peki bunun yanında ne olması lazım? Güçlü bir reflekse ve stratejik altyapıya sahip olması lazım. Küresel anlamda rekabetçi bir dönemde yaşıyoruz. Hızlı reflekslerin verilmesi gerektiği, güçlü bir stratejinizin olması gerektiği bir süreçten geçiyoruz. Çünkü bakıyorsunuz bir tarafta ABD bir tarafta Çin sabahtan öğlene bir açıklama ticaret savaşları. Bariyerlerin kaldırılması, yeni vergi politikaları dolayısıyla bu manada da çok daha sağlam bir temeli olacak.

Bir diğer adım, güçlü temelleri olacak çünkü kısa orta uzun vadede siz yol haritasını ne kadar sağlam kurarsanız temelleriniz o kadar güçlü olur. Esen rüzgarlara karşı ne kadar az sallanır güçlü ortada durursanız o kadar güçlü olacak. Bir diğer ayağa çok da zikrettiğimiz yani Berat Albayrak geldi sonra gitti başkası geldi. Devamı var mı? Yok, öyle değil. Sürdürülebilir olacak. Yani Berat Albayrak bugün var yarın yok. Berat Albayrak bugün olsa da olmasa da dizayn ettiğiniz bu sistemin sürdürülebilir olması gerekecek. Çünkü son günlerde yaşadığımız bütün bu sebepler açısından bakıldığında küresel ekosisteme baktığımızda birçok ülkenin yaşadığı sistemsel problemlerin başında sürdürülebilirlik sorunu geliyor. Kişiye dayalı, bir sektöre dayalı veya farklı konjektürel bölgesel avantajlara ve dezajantajlara dayalı hayır sürdürülebilir olacak. En önemlisi başta da ifade ettiğim gibi sonra tekrardan altını çizeceğim katılımcı olacak. 81 milyon Türkiye ve büyük bir hedefe kitlenmiş bir şekilde ilerlerken ne yapacak 81 milyonun katılımcı oldu. Eğitim, gelir, sektörel düzeyi ne olursa olsun mesele tüm bu çerçeve günlük bir taktiksel mantıkla değil stratejik bir akılla yaklaşmaktan geçecek.

Bu yaklaşımın temel parametrelerini ortaya koyduktan sonra hakikatten şunu çok net ortaya koymamız lazım, peki bunları ortaya koyarken bir prensipleriniz olması lazım. Öyle bir net prensipler belirlemelisiniz ki hakikatten bu süreci bu prensiplerle yola çıkılırsa bu sürece ulaşırsınız diyecek herkes, tüm paydaşlar seven sevmeyen oy veren vermeyen böyle olması lazım.

Siyasi sebepler, süreçler birçok açıdan bakıldığında göstergeler noktasında farklı etkilere sebebiyet verecek neticeler ortaya koyuyor. O zaman biz ne yapacağız? Bu belirlediğimiz yol haritasını güçlü prensipler üzerine inşaa ederek ve bunun kişilere değil oturtulmuş bir sistem üzerine yürüdüğünü ortaya koyduğumuz zaman ama bugün ama yarın ama onun ötesindeki bu yol güzergahında hiçbir şekilde savrulmadan yoluna devam edecek.

Küresel gelişmeler ne olursa olsun ekonomimizi tüm sınamalardan etkilenmeden çıkacak güçlü temeller üzerine inşa edecek bir yapı olması lazım. Burası çok önemli, işte bu manada baktığımızda prensiplerimiz bir; tüm piyasa paydaşları ile ama tüm piyasa paydaşlarıyla tüm bu çerçevede tüm bu paydaşlarda daha etkin bir iletişim ve güvene dayalı bir süreci ortaya koymanız lazım. Çünkü kalıcı ve güçlü bir yapı kurma noktasında bunlar olmazsa olmaz prensiplerden bir tanesi. Çünkü biz gökte yeni bir yıldız keşfetmek için yola çıkmadık. Ekonomi ve finans alanında bu güne kadar defalarca farklı modeller stratejiler politikalar belirlendi sadece Türkiye’de değil dünyada da halen uygulanıyordu işte tüm bu süreçlerde yeniden denenme ihtiyacı ortaya çıkmasındaki en önemli dinamik en önemli etken değişime ayak uyduramamak olmuştur. Ülkeler için kişiler için kurumlar için hep böyle olmuştur. İşte bugün buradaki paylaştığımız yapının sistemin bu yaklaşımın en önemli özelliklerinden bir tanesi tüm süreçlerde bizi toplumu karar alıcıları ve ekonominin tüm paydaşlarını da sadece bizi değil tüm paydaşlarını da değişime zorlayacak olması.

Değişime ayak uydurmak hatta değişimde önce rol üstlenmek bu modelde olmazsa olmaz olacak. Değişmek zorundayız. Hakikatten bu noktada baktığımızda prensipler üzerindeki piyasa ile iletişim ve güvenin sağlanmasından sonra bir diğer maddeye geçiyoruz. Piyasa ve teori çerçevesinde baktığımızda gerçekçi politikaların seçilmesi öncelik olacak. O ülkenin kendi dinamikleri ölçüsünde olması gereken politikalar üzerinde bu sürecin temel prensiplerinden bahsedeceğiz. Tüm burası çok önemli çünkü piyasa iletişimi iki gün peş peşe farklı şeyi yorumlayabilir farklı şeyler söyleyebilir ama sizin bu iletişimle tüm bu uzlaşmacı ve gerçekçi politikaların seçilmesi ve bunun sağlanması ile ilgili adımları attığınızda spekülasyonların ekonomimize etki etmesine izin vermeyip özellikle veri güvenliği çünkü ekonominin temeli veriye dayanıyor.

Trthaber