Basın Hayatı 38. Sayı

Değerli Basın Hayatı Okurları

Eklenme: 1 Ağustos 2017 - 15:36 / Son Güncelleme: 1 Ağustos 2017 - 16:20 / Editör: Veysel Avşar

Ülkemiz, 15 Temmuz akşamı Türk Silahlı Kuvvetleri içine sızmış bir grup hainin darbe teşebbüsünde bulunmasıyla sarsıldı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde illerimizin meydanlarını dolduran milyonlarca vatandaşımız tankların, silahların karşısında durarak, havadan atılan bombalara aldırış etmeden darbe girişimini püskürttü. O akşam meydanlarımızda Malazgirt’teki ruhun, İstanbul’un fethindeki cesaret ve kararlılığın, Çanakkale’yi geçilmez yapan kahramanlıkların ve bu toprakları sonsuza kadar Türk yurdu kılan Kurtuluş Savaşı’ndaki sarsılmaz bağımsızlık iradesinin geri dönüşüne şahitlik ettik.

Basın İlan Kurumu olarak, darbe girişimine karşı duran, bu darbe girişimini telin eden kurumsal açıklamamızı resmi yolla kamuoyuyla paylaştık.

Türk medyasının o akşam ve sonrasında sergilediği yayın politikasının, tarihimizin parlak sayfalarında müstesna bir yer edineceğine yönelik inancımı büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim. Bu vesile ile tüm meslektaşlarıma en kalbi duygularımla şükranlarımı sunuyor ve kutluyorum. O uğursuz gecede hayatını kaybeden gazeteci arkadaşımız Mustafa Cambaz ve tüm şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet, milletimize, ailelerine ve sevenlerine sabırlar diliyorum.

Millî şairimiz Mehmet Âkif Ersoy’un o unutulmaz vecizesinden esinlenerek; Yüce Allah’tan bu Aziz milletimize, bir daha kendi içinde yetişmiş, sızmış hainler eliyle böyle acılar yaşatmamasını niyaz ediyorum.

Basın Hayatı’nın bu sayısında, yukarıda değinmeye çalıştığım FETÖ’ye bağlı unsurlarca gerçekleştirilen 15 Temmuz darbe girişimine geniş bir bölüm ayırdık. Güvenlik güçlerimizin Cerablus Harekatı’nı başlattığı gün Başbakan Yardımcımız Numan Kurtulmuş ile biraya gelerek hem bu harekatı, hem dış politikamızda yaşanan değişimi hem de 15 Temmuz darbe girişimi ve sonrasında yaşanan gelişmeleri medyamızı da içine katarak değerlendirdik.

Türk medyasının 15 Temmuz darbe girişimi karşısındaki duruşu ile Avrupa ve ABD medyası başta olmak üzere dış yayınların söz konusu ülkemiz olunca nasıl ikircikli davrandığını somut örnekleriyle ortaya koymaya çalıştık.

Elbette o akşam sadece televizyon ve gazete binalarında değil, mesleğimizin tabiri ile sahada da darbeye karşı mücadele veren basın mensuplarımız vardı. O nedenle darbeye ilişkin bir anlamda belge niteliğindeki fotoğrafları çeken Anadolu Ajansı’ndan Elif Öztürk’e de bu sayıda yer vermeyi uygun gördük ve kendi kaleminden görüşlerini rica ettik.

Ülkemizi neredeyse 40 yıldır meşgul eden terör, maddi ve manevi kayıplarımız bir yana on binlerce insanımızı yaş, cinsiyet farkı gözetmeksizin aramızdan çekip aldı. Ne yazık ki medyamızın 15 Temmuz akşamına kadar bu konuda başarılı bir sınav verdiğini söylememiz mümkün değil. Terör ve medya ilişkisini yerli ve millî medya tartışmaları bağlamında uzmanların görüşüyle değerlendirmeye çalıştık. Darbenin toplumda yarattığı psikolojik ve sosyolojik etkilere ise ayrı bir başlık altında değinmeyi planladık.

Kurum olarak yerel basına ayrı bir önem verdiğimizi her fırsatta dile getiriyorum. Basın Hayatı, yerel basının mihenk taşı kurumlarımıza ve yıllarca bu alanda hizmet eden duayen gazetecilere, bu sayıdan itibaren ayrı bir yer ayıracak.

Temmuz ayı içerisinde aramızdan ayrılan ülkemizin uluslararası ilim camiasında medarı iftiharı Prof. Dr. Halil İnalcık’ı vefatının ardından öğrencisi Prof. Dr. Bülent Arı’nın anlatımıyla yâd ediyoruz.

Kurumumuz çatısı altında yeni arayüzüyle yayın hayatına devam eden ilan.gov.tr’deki yenilikleri de bu sayımızda sizlerle paylaşalım istedik.

Basın Hayatı’nı ilgiyle okuyacağınız ümidiyle saygılarımı sunuyorum.

 

Yakup Karaca
Basın İlan Kurumu
Genel Müdür