Basın Hayatı 47

Değerli Basın Hayatı Okurları

Eklenme: 3 Nisan 2018 - 12:16 / Son Güncelleme: 25 Nisan 2018 - 10:45 / Editör: Ufuk Küçükyılmaz

Türkiye, gelişmekte olan ülkelerin içinde bulunduğu sıkıntıları bütün kurum ve kuruluşlarıyla birlikte yaşıyor. Basın İlan Kurumu olarak biz de kendimizi bunun dışında tutamayız. Ancak günümüzde sorunlar ve onların çözümleri de artık bildiğimiz, alıştığımız yöntemlerden çok farklı. Eskiden bir tehdit karşısında uzun uzun nasıl bir savunma mekanizması geliştirileceği tartışılırken, günümüzde tehdidi fırsata çevirmek diye bir kavram var.
Türkiye işte bu fırsatı kaçırmamak peşinde. Bunu fark eden sadece biz değiliz tabii. Çevremizdeki dostlar da, dost görünüşlü düşmanlar da bunun farkında. O yüzden saldırılar sadece tek bir açıdan değil. Etrafımız neredeyse 360 derecelik bir çemberle sarılmış durumda.
Son bir yılda terör örgütüyle sıkı bir mücadeleye girişen güvenlik güçlerimizin başarısı, terör örgütünün sınırlarımızın ötesinde konuşlanmasına sebep oldu. Suriye’deki karışık yapının içinde harmanlanarak dış güçlerce desteklenen bu oluşum, Türk Silahlı Kuvvetlerini tedbir almaya ve gereken müdahaleyi yapmaya mecbur bıraktı. Sınırlarımızda güvenlik ve istikrarın sağlanması, bölgenin PKK/KCK/PYD/YPG ve DEAŞ’a mensup teröristlerden temizlenmesi, dost ve kardeş bölge halkının bunların baskı ve zulmünden kurtarılması için 20 Ocak’ta “Zeytin Dalı Harekâtı” adıyla bir operasyon başlatıldı.
Basın İlan Kurumu Genel Kurulunun 23 Şubat 2018 günü gerçekleştirilen toplantısında oybirliğiyle kabul edilen açıklamayı sayfalarımızda bulacaksınız. Bu vesileyle bir kere daha Türk Silahlı Kuvvetleri ve diğer güvenlik güçlerimizin göstermekte olduğu fedakârca mücadelede yanlarında olduğumuzu belirtirken bütün şehitlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, gazilerimize acil şifalar diliyorum.
Devletimizin içinde bulunduğu böyle bir durumda bireysel ve toplumsal olarak elbette hepimize birtakım görevler düşmektedir. Öncelikle olağanüstü bir dönemden geçtiğimizin ve henüz normal yaşamımızı etkilemiyormuş gibi görünse de bir yanımızla sadece psikolojik değil, ekonomik, siyasi, kültürel, daha da önemlisi fiziksel ve askeri bir mücadele içinde olduğumuzun bilincinde olmak zorundayız.
Savaş zamanlarında heberleşme ve iletişim her zamankinden daha çok fazla önem kazanır. Milletin moralini ayakta tutmak, ona güç katmak, maddi manevi desteğini sağlamak için Kurtuluş Savaşında yerel basınımızın nasıl bir işlev gördüğünü biliyoruz.
Günümüzde iletişim altın çağını yaşarken, aynı şekilde haberleşmenin bu kadar kolay ve hızlı olması, kasıtlı ve yanlış bilgilerin yayılmasını da o derece çabuklaştırmakta, olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Terör örgütü ve onun destekçilerinin bu yolla zihinleri bulandırmaya ve ortamın karmaşasından da istifade ederek aramızdaki birliği ve beraberliği bozmaya yönelik eylemler içinde olduğunu bilmemiz ve ona göre tedbir almamız lâzım.
Basın sektöründe yer alan kurum ve kuruluşlara düşen en önemli görev, bu konuda uyanık davranmaları ve doğru bilgilerle yanlış bilgilendirmelerin önüne geçmeyi sağlamalarıdır.
Günümüzde “dezenformasyon” diye adlandırılan yanlış ve kasıtlı bilgilerin özellikle sosyal medya kanalından nasıl yaygınlaştırılmaya çalışıldığını gösteren örnekler sunduk size bu sayımızda. Medya okuryazarlığının ne kadar gerekli olduğunu ortaya koyan somut bir durumla karşı karşıyayız.
Anadolu’da yayınlanan gazetelerimizi tanıtmaya devam ediyoruz. Teknoloji konulu bir röportaj, Fotoğraf Makinası Müzesi, Behiç Erkin, bu sayıdaki size sunduğumuz yazılardan bazıları.
Keyifli okumalar dileğiyle…

Yakup Karaca
Basın İlan Kurumu
Genel Müdürü