Belediye anonsundan Altın Portakal’a…

Altın Portakal’lı beyaz meleğin ilginç hikayesi.TRABZON – Trabzonlu hemşire Nuray Yeşilaraz, 10 yıl önce belediye hoparlöründen duyduğu anons üzerine yazıldığı tiyatro kursu ile adım attığı sanat yaşamında, oyunculuğu ile de adından söz ettirdi. Yeşilaraz, rol aldığı ilk sinema filmindeki oyunculuğu ile “52. Uluslararası Antalya Film Festivali”nde “Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması”nda “En İyi Kadın Oyuncu […]

Eklenme: 18 Aralık 2015 - 14:31 / Son Güncelleme: 29 Temmuz 2017 - 23:13 / Editör: fkutluhan

Altın Portakal’lı beyaz meleğin ilginç hikayesi.TRABZON – Trabzonlu hemşire Nuray Yeşilaraz, 10 yıl önce belediye hoparlöründen duyduğu anons üzerine yazıldığı tiyatro kursu ile adım attığı sanat yaşamında, oyunculuğu ile de adından söz ettirdi.

Yeşilaraz, rol aldığı ilk sinema filmindeki oyunculuğu ile “52. Uluslararası Antalya Film Festivali”nde “Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması”nda “En İyi Kadın Oyuncu Ödülü”ne layık görüldü.

Trabzon Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliğine bağlı bir hastanede 20 yıldır hemşire olarak çalışan Yeşilaraz, ödül kazandığı filmdeki rolüne ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Tiyatroya ilgisinin yıllar önce başladığını dile getiren Yeşilaraz, tiyatro eğitimi almak için birkaç kez özel tiyatrolara gittiğini ancak çalışma saatleri uymadığı için bundan vazgeçmek zorunda kaldığını anlattı.

Yeşilaraz, sanat yaşamının yaklaşık 10 yıl önce belediye hoparlöründen “Trabzon Halk Eğitim Merkezince tiyatro kursu açılacağı” anonsu üzerine başladığını belirterek, “Anons üzerine gidip kursa kayıt yaptırdım. Böylece tiyatroya başlamış oldum ve o yıl ilk oyunumuzu sahneledik. Tiyatro için sürekli dile getirilen ‘sahne tozu yutunca artık bırakamazsın’ ifadesi benim yaşamımda da aynı şekilde gelişti” dedi.

Trabzon Şehir Tiyatrosu tarafından sahnelenen çok sayıda oyunda rol aldığını vurgulayan Yeşilaraz, 2010 yılında gerçekleştirilen 10. Lions Tiyatro Ödülleri’nde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü aldığını anımsattı.

“Adım anons edilince yerimden fırladım”

Nuray Yeşilaraz, yönetmenliğini Mustafa Kara’nın yaptığı “Kalandar Soğuğu” adlı sinema filminden, arkadaşlarının bahsetmesi üzerine haberdar olduğunu ifade ederek, “Arkadaşlarımın ‘film için oyuncu arandığını’ söylemesi üzerine seçmelere katıldım. Birkaç oyuncu denemesinin ardından ‘Hanife’ rolünü benim oynamama karar verdiler. Ben de sanat filminin içinde olacağım için sevindim” diye konuştu.

Yeşilaraz, filmin çekimlerinin doğa şartları dolayısıyla zorlu geçtiğini, çekimlerin mesai saatlerine denk gelmemesi için yoğun çaba sarf ettiğini belirtti.

Hastane yöneticileri ve mesai arkadaşlarının, izin ve nöbet değişimleri konusunda kendisine anlayış gösterdiğini aktaran Yeşilaraz, destek verenlere teşekkür etti.

Yeşilaraz, filmdeki rolüyle ödül kazanmasından “şaşkınlık duyduğunu” ifade ederek şunları söyledi:

“Çekimler sırasında arkadaşlar, ‘Hanife rolüyle festivallerden ödül alabilirsin’ diyorlardı ama büyük bir beklentim yoktu. Ödüle aday gösterilmek ve ödülü kazanmak mutluluk ve gurur vericiydi. Adım anons edilince yerimden fırladım. Hatta ödülü alırken sahnede jüriye teşekkür etmeyi unuttum. Jüri üyelerine, ünlü oyuncuların arasında beni gözden kaçırmadıkları için teşekkür ediyorum, sağolsunlar beni mutlu ettiler. Çileli bir filmdi onun da karşılığını ödülle almış oldum.”

Ödül törenini televizyondan takip eden ailesinin yaşadığı sevinci, daha sonra kendisine aktardıklarını anlatan Yeşilaraz, “Çekim süresi çok stresli geçtiği için özellikle annemin mutlu olmasına çok sevindim. Babam, ismimi duyunca sanki maçta gol atılır ya öyle fırlamış koltuktan. Beni tanıyan ya da tanımayan herkes sosyal medya üzerinden tebrik mesajları iletiyor” dedi.

“Karadeniz kadınının ruhunu biliyorum”

Yeşilaraz, hem Karadenizli olduğunu hem de kırsal kesimdeki kadınların günlük yaşamını gözlemleme fırsatı sunduğunu belirterek, Karadeniz’de bir dağ köyünde yaşayan ve umutsuzca maden rezervi arayan “Mehmet” karakterinin karısı, biri down sendromlu iki çocuk annesi “Hanife” rolünü canlandırırken zorlanmadığını kaydetti.

“Karadeniz kadınının ruhunu biliyorum” ifadesini kullanan Yeşilaraz, “Babam öğretmen olduğu için çocukluğum köylerde geçti. Köylerdeki kadınları gözlemledim. Belki onları taklit ettim, onların verdiği etki. Hemşire olduğum için günde belki 100 farklı insanla da karşılaşabiliyoruz. Mutlaka bunun da etkisi vardır. Yöremizin kadınlarının yaşadıkları zorlukları biliyorum. Ben de güçlü ve mücadeleciyim, pazar akşamı kırmızı halıdaydım, pazartesi hastaneye nöbete geldim” diye konuştu.

Yeşilaraz’ın oynadığı “Kalandar Soğuğu” filmi, 28. Uluslararası Tokyo Film Festivali’nde “En İyi Yönetmen” ve “En İyi Seyirci Filmi”, 52. Uluslararası Antalya Film Festivali’nde “Uluslararası Yarışma En iyi Erkek Oyuncu”, “Ulusal Yarışma En İyi Kadın Oyuncu”, “Ulusal Yarışma En İyi Müzik” ödülleri ile “Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü” kazandı.

Anadolu Ajansı, bik.gov.tr
Muhabir: Tuğba Yardımcı

MFK