Bir zamanlar…

Dünya futboluna damga vuran ülkeler o günlerini mumla arıyor.Futbol dünyasına geçmiş yıllarda yakaladıkları başarılarla damga vuran ülkeler, son yıllarda mazilerini “mumla” arıyor. Dünya Kupası ve Avrupa Şampiyonası’nda bir dönem gösterdikleri performanslarla futbol dünyasının “korkulan” takımları haline gelen birçok ülke, siyasi ve sportif istikrarsızlık nedeniyle eski günlerinin uzağında kaldı. Macaristan, Polonya, Belçika ve Uruguay gibi ülkeler […]

Eklenme: 25 Şubat 2015 - 11:18 / Son Güncelleme: 25 Şubat 2015 - 11:18 / Editör: fkutluhan

Dünya futboluna damga vuran ülkeler o günlerini mumla arıyor.Futbol dünyasına geçmiş yıllarda yakaladıkları başarılarla damga vuran ülkeler, son yıllarda mazilerini “mumla” arıyor.

Dünya Kupası ve Avrupa Şampiyonası’nda bir dönem gösterdikleri performanslarla futbol dünyasının “korkulan” takımları haline gelen birçok ülke, siyasi ve sportif istikrarsızlık nedeniyle eski günlerinin uzağında kaldı.

Macaristan, Polonya, Belçika ve Uruguay gibi ülkeler yakaladıkları “altın” jenerasyonları sürdüremeyerek düşüşe geçti. Bütünlüklerini koruyamayan Sovyetler Birliği, Yugoslavya ve Çekoslovakya’dan ayrılan ülkeler de eski başarılarına ulaşamadı.

Macaristan eski günlerinden çok uzak

Dünya Kupası ve Avrupa Şampiyonası tarihinde birçok kez derece elde eden Macaristan Milli Takımı, uzun yıllardır başarıya hasret kaldı.

Fransa 1938 ve İsviçre 1954’te Dünya Kupası’nda final oynama başarısı gösteren Macaristan, İspanya 1964 ve Belçika 1972’de Avrupa Şampiyonası’nda 3’üncülük ve 4’üncülük elde etti. Macarlar, olimpiyatlarda ise futbol takımlarıyla 1952, 1964 ve 1968’de olmak üzere 3 altın, 1960’da bir bronz, 1972’de bir gümüş madalya kazandı.

Tarihi boyunca Ferenc Puskas, Sandor Kocsis, Imre Schlosser, Gyula Grosics, Jozsef Bozsik gibi önemli isimler çıkaran Macaristan, son yıllarda bu oyuncular kadar üst düzey bir futbolcu yetiştiremedi.

Polonya, 1950’li yılların jenerasyonunu arıyor

Polonya, 1950’li yıllarda doğan futbolcularından oluşan jenerasyonun ulaştığı başarıyı, daha sonra yakalayamadı.

Gregorz Lato, Kazimierz Deyna, Wladyslaw Zmuda, Zbigniew Boniek, Andrzej Szarmach gibi oyunculardan oluşan Polonya Milli Takımı, Almanya 1974 ve İspanya 1982’deki Dünya Kupası’nda bronz madalya aldı. Polonyalılar, olimpiyatlarda ise Almanya 1972’de altın, Kanada 1976’da gümüş madalyaya uzandı. Polonya, bu yılların ardından tek başarısını Barcelona’daki 1992 olimpiyatlarında ikinci olarak elde etti.

“Altın” jenerasyonun aksine Polonya’nın son yıllarda yetiştirdiği en önemli isim Robert Lewandowski olarak göze çarptı.

Belçika genç jenerasyonuyla yükselişe geçmeyi hedefliyor

Avrupa Şampiyonası’nda, evsahipliği yaptığı 1972’de 3’üncülük elde eden, İtalya 1980’de final oynayan Belçika, yeni jenerasyonuyla başarısız geçen 90’lı yılları telafi etmenin peşinde.

Son derecesini, Meksika’da düzenlenen 1986 FIFA Dünya Kupası’nda 4. olarak yakalayan Belçika Milli Takımı, olimpiyatlardaki en büyük başarısına ise 1920’de evsahipliğini üstlendiği organizasyonda altın madalya alarak ulaştı.

Geçmiş yıllarda Jan Ceulemans, Jean-Marie Pfaff, Eric Gerets, Enzo Scifo gibi önemli oyuncular yetiştiren Belçika, Eden Hazard, Thibaut Courtois, Romelu Lukaku, Kevin de Bruyne, Radja Nainggolan, Marouane Fellaini, Adnan Januzaj gibi gelecek vadeden isimlerle tarihinin en heyecan verici kadrosunu oluşturdu.

Futbolun öncülerinden Uruguay yıllardır suskun

Uruguay Milli Takımı, 1920 ve 1930’lu yıllarda fırtına gibi estiği dönemin ardından uzun yıllardır Dünya Kupası ve olimpiyatlarda derece elde edemedi.

Olimpiyatlarda 1924 ve 1928’de üst üste iki zafer yaşayan Uruguay, evsahipliği yaptığı Dünya Kupası’nın 1930’daki açılış turnuvasında da şampiyon oldu.

Futbol dünyasına o yıllarda tartışmasız üstünlüğünü kabul ettiren Uruguay Milli Takımı, katıldığı 2. turnuva olan 1950’de yine mutlu sona ulaşmayı başardı. Futbolun doğduğu yer olarak kabul edilen Brezilya’nın evsahipliğindeki Dünya Kupası’nı, “Sambacılar”ı final grubunun son maçında yaklaşık 170 bin seyirci önünde 2-1 mağlup ederek kazanan Uruguay, daha sonra büyük turnuvalarda şampiyonluk yaşayamadı.

Şampiyonluklarla dolu yılların ardından Dünya Kupası’nda İsviçre 1954, Meksika 1970, Güney Afrika 2010’da 4. olan Uruguay, olimpiyatlarda ise dereceye giremedi.

Geçmiş yıllarda Obdulio Varela, Juan Alberto Schiaffino, Alcides Ghiggia, Hector Scarone, Angel Romano gibi oyuncuların başarıya ulaştırdığı Uruguay, son senelerde yetiştirdiği Diego Forlan, Luis Suarez, Edinson Cavani ve Galatasaraylı Fernando Muslera ile dünya futbolunda yer edinmeye çalıştı.

Sovyetlerin başarıları mazide kaldı

Sovyetler Birliği’nden ayrılan ülkeler, bir arada olunan zamanda elde edilen başarıları yakalayamadı.

Avrupa Şampiyonası’nın 1960’taki açılış turnuvasını kazanan, İspanya 1964, Belçika 1972 ve Almanya 1988’de final oynayan Sovyetler Birliği, İngiltere’deki 1966 FIFA Dünya Kupası’nda 4. oldu.

Sovyetler Birliği, olimpiyatlarda ise Avustralya 1956 ve Güney Kore 1988’de altın, Almanya 1972 ve Kanada 1976’da bronz madalya elde etti.

Futbol dünyasına Lev Yashin, Oleg Blokhin ve Rinat Dasayev gibi isimler kazandıran bölgede, dağılmanın gerçekleştiği 1991 yılının ardından Rusya ve Ukrayna gibi futbol dünyasında adı geçen ülkeler, milli takımlar bazında bekleneni veremedi.

Yugoslavya eski başarıları arıyor

Tarihi kanlı savaşlara sahne olan Yugoslavya, bütünlüğünü koruduğu yıllarda futbolda başarılı ülkeler arasında yer aldı.

Uruguay’da 1930’da düzenlenen ilk Dünya Kupası’nda yarı final oynayan Yugoslavlar, Şili 1962’de yarı final başarısını tekrarladı.

Yugoslavya, Fransa 1960 ve İtalya 1968 Avrupa Şampiyonası’nda finalde kaybetti, evsahipliği yaptığı 1976’daki turnuvayı 4’üncü tamamladı. Yugoslavlar olimpiyatlarda ise Roma 1960’ta altın, Londra 1948, Helsinki 1952, Melbourne 1956’da gümüş, Los Angeles 1984’te bronz madalya kazandı.

Stjepan Bobek, Zlatko Vujovic, Dragan Dzajic, Rajko Mitic, Milan Galic başta olmak üzere önemli oyuncular çıkaran Yugoslavya, dağıldıktan sonra Sırbistan ve Hırvatistan gibi futbol dünyasında yer eden ülkelerin yetiştirdiği Dejan Stankovic, Savo Milosevic, Predrag Mijatovic, Sinisa Mihajlovic, Davor Suker, Zvonimir Boban, Luka Modric ile mirasını korumaya çalıştı.

Yugoslavya’nın 1990’lı yıllarda başlayan dağılma sürecinin ardından bağımsızlığını kazanan ülkeler, büyük turnuvalarda yer edinmekte zorlandı. Bu ülkeler arasında en önemli başarıyı, Fransa’daki 1998 FIFA Dünya Kupası’nda 3. olan Hırvatistan aldı.

Çekoslovakya düşüş yaşadı

Dünya Kupası’nda 2 kez final oynayan Çekoslovakya, Avrupa Şampiyonası’nda bir şampiyonluk yaşadı, 2 kez de 3’üncülük elde etti.

Ülkenin 1992’de dağılmasının ardından Çek Cumhuriyeti, Dünya Kupası’na sadece bir kez katılabildi. Çekler, geçmişte şampiyonluk yaşadığı Avrupa Şampiyonası’nda ise aynı başarıyı tekrarlayamadı ve turnuvada birer kez final ve yarı final oynadı. Slovakya ise herhangi bir derece alamadı.

Futbol dünyasına Zdenek Nehoda, Marian Masny, Josef Masopust, Antonin Puc, Antonin Panenka, Oldrich Nejedly gibi oyuncular kazandıran Çekoslovakya, sonrasında Çek Cumhuriyeti adı altında kendisine yer edinmeye çalışarak Karel Poborsky, Petr Cech, Pavel Nedved, Jan Koller, Milan Baros gibi isimlerle başarı kovaladı.

Muhabir: Mutlu Demirtaştan

MFK

why do i want my wife to cheat on me open why do i want to cheat on my wife
my girlfriend cheated on me with my best friend go cheat on my girlfriend
i cheated on my boyfriend should i tell him scottdangelo.com help i cheated on my boyfriend