Boynukara: HDP yönetimi PKK’ya devretti

AK Parti Adıyaman milletvekili Adnan Boynukara, PKK’nın saldırılarının bölgesel olduğunu söyledi.

Eklenme: 17 Ekim 2016 - 14:07 / Son Güncelleme: 17 Ekim 2016 - 14:07 / Editör: Ferhat Esnek

Boynukara, yaptığı açıklamada, PKK’nın tarihinin incelendiğinde, dönemsel olarak terör eylemleri gerçekleştirdiğini net bir şeklide gördüklerini ifade etti.

“Şuan PKK kimi zaman DHKP’ya kimi zaman MLKP’ye dönüşüyor kimi zaman DAİŞ’e dönüşüyor” diyen Boynukara, terör örgütleri arasında bu tür yöntem çalma ilişkisi olduğunu aktardı.

PKK’nın sol eylemlerine bakıldığında DHKPC’den farksız noktaya düşmediğinin görüldüğünü vurgulayan Boynukara, şöyle konuştu:
“Kimi suikast girişimleri, kimi canlı bomba araçlarla saldırılar, bunun iki temel nedeni var, bence birincisi sıkışmışlık, ikincisi de işbirliği içinde olduğu istihbarat örgütlerinin verdiği görevler. PKK şuan bu iki neden dolayı bu tür eylemleri gerçekleştiriyor diye düşünüyorum. Sıkışmışlık, şu bakın bu çukur siyaseti dediğimiz olaylar döneminden sonra PKK çok ciddi bir mücadeleyle karşı karşıya kaldı. Siyasal iktidarın çok ciddi kararlılığı söz konusuydu, bu kararlılıkta en ufak bir taviz verilmedi, siyasal iktidarın kararlılığın yanı sıra toplum örgütle var olan bağını kesip attı. Hatırlayın günlerce çağrı yapıldı. Şurda açıklama yapacağız, burada açıklama yapacağız, burada gösteri yapacağız, giden kimse yok. En son sığındıkları şey neydi Cuma namazı kılacağız, bari oraya gelin, kimse gitmedi”

ŞUAN 5-10 KİŞİLİK KALABALIĞA AÇIKLAMA YAPIYORLAR
Boynukara, “Şuan Diyarbakır’da, Mardin’de istediğiniz her şehirde 5-10 kalabalığa açıklama yapıyorlar. Buna benzer onlarca görüntü ortada, halkın dediği şu aslında, benim problemlerim var, ekonomik sorunlarım var, kültürel sorunlarım olabilir. Siyasal sorunlarım olabilir, bunların hepsini kabul ediyorum var, bütün sorunlarım ama ben bu sorunların çözümünü siyasal yollarla yapılması gerektiğini düşünüyorum. Onun içinde benim seninle herhangi bir ilişkim yok. Şuan sivil siyasetin önünde herhangi biri var mı? Bakın örgütün yayın organı var. Şuan Almanya’dan yayın yapıyor. Bu yayın organı bundan birkaç hafta önce Ak Partili tüm siyasilerin hedef olduğunu manşetten verdi. Şimdi bu gazeteye kimler konuşuyor? Şuan siyaset yapan sivil siyaset yaptığını söyleyen insanlar konuşuyor. HDP’li yöneticiler konuşuyor. O gazetenin PKK’nın gazetesi olduğunu hepimiz biliyoruz” dedi.

HDP YÖNETİMİNİ PKK’YA DEVRETTTİ
HDP’nin yönetimini PKK’ya devrettiğini aktaran Boynukara, şöyle devam etti:
“HDP’nin 7 Haziran’da seçimlerinden sonraki yaptıklarını hatırlayın, bu ülke ne yaptı koalisyona girdi. HDP ne yaptı, gelip çay içer giderler dedi. PKK dahi neden görüşmüyor musunuz diye açıklamalar yaptı. Çünkü şu gayet açıktı, HDP yönetimi iradesini PKK’ya teslim etmişti. Ve şuan bu siyasetsizlik devam ediyor. Halkta bunu gördü ben neden oy verdim? Ben sorunlarımı mecliste konuşulsun, çözülsün diye verdim ama siz bunu yapmıyorsunuz? PKK’nın terör örgütünün siyasi öngörüsünün olmadığını biz çözüm sürecinde gördük zaten. Bir siyasi öngörüsü olsaydı o sürecin parçası olmayı sürdürürdü. Ama bunun yerine kendisine iliş tutan ve kendisine görev veren istihbarat örgütlerinin, küresel güçlerin taşıyıcı unsuru olmayı tercih etti. Şuanda bunu sürdürüyor. PKK Kürtlerle organik bağı olan bir örgüt değil. Dünde değildi, bugünde değildi, yarında olmayacak, bunu gayet açık bir şekilde ortaya koymamız lazım. Bir örgüt ortaya çıkıyor ve şunu söylüyor. Her aileden 3 kişi istiyorum, birini dağa istiyorum, birini mezara, birini cezaevine. İnsanlara ölümlü cezaevini vaat eden bir örgütten ne beklenebilir? Ne tür bir siyaset bekleyebilirsin? Şuan siyaset kurumunda olan isimlere dönün bakın, örgütle ilişkileri ne düzeyde, o kendileri yok diyorlar, onların dediğini kabul edelim ama bizim bildiğimiz bilgiler bunun böyle olmadığını gösteriyor. Bakın siz bir kişiyi somutlaştırıyorsunuz, günlerce gündemine getiriyorsunuz, bunun 90’lı yıllarını hatırlatır benzetmeyle yargısız infaz edildi şeklinde kamuoyunun gündeminde tutuyor fakat o kişi örgütün kollarında ortaya çıkıyor”

AK PARTİLİ HERKES HEDEFTE
AK Partili herkesin hedefte olduğunu belirten Boynukara, “Ak partili herkes hedefte olması Ak Partinin terörle mücadele ettiği yöntem terörle 30 yıllık geçmişimiz var. Ama son yıllarda terörle mücadelede şuna özen gösteriliyor, teröristle vatandaşın ayrımında özel bir özen gösteriliyor. Burada sivil vatandaşın mağdur olmaması, zarar görmemesi, özel bir hassasiyet gösteriliyor. Dolayısıyla örgüt sıkışmış bir durumda. Türkiye içinde sıkışmış bir durumda, bir de toplumsal destek kenara çekildi. Yarın, öbürsü gün seçim olsa ne tür bir sonuç çıkar sorusuna verilecek bir cevap değil. Halk mesafe koydu, buradaydı ayrıldı, geldi kenarda bekliyor, örgütle arasına mesafe koydu, aşiret liderlerin son Van’da yaptığı toplantı teröre karşıyız, devletimizin yanındayız” diye konuştu.

AK PARTİNİN BÖLGEDEKİ VARLIĞINDAN RAHATSIZLAR
AK Partinin bölgedeki varlığından rahatsız olunduğuna değinen Boynukara, şunları kaydetti:
“Ak Partinin bölgedeki varlığı rahatsız ediyor, kuşkusuz temel sorun o zaten. Bölgenin tek bir partiye bırakılmasını, kendileri dışında hiç kimsenin olmayacağı bir zemine dönmesini istiyor. Şimdi siz insanları öldürmeye başladığınızda, yönetim kademelerinden görev alan insanların korkup, sinip, kenara çekileceğini ön görüyorlar. Örgütün ortaya çıktığında kullandığı temel kavramlarda birisi zorun rolüdür. Sosyalist, Marksist önemli terör kavramlarındandır. Şiddet uygulayacaksınız, terör uygulayacaksınız, baskı uygulayacaksınız, toplum size dönecek, bunu ilk başta halk üzerinde uyguladı, onlarca, yüzlerce toplu katliamlar sayabiliriz. Köylerde, ilçelerde şuan değişik bir şekilde bunu siyaset yapan, elinde siyaset olan, siyasetin dışında hiçbirşeyle uğraşmayan insanlar üzerinde de deneyip alanı boşaltmak istiyor. Bunun mümkün olmadığını er geç görecekler. Son birkaç yıldır bölgemizde yaşanan olaylara baktığınızda bunun sorumlusunun kim olduğunu gayet net bir şekilde görüyorsunuz”

145 ÜLKEDEN DAİŞ’E KATILMAYA GELİYORLAR
145 ülkeden DAİŞ’e katılmaya gelindiğini anlatan Boynukara, “Irak işgal ediliyor. Baas kadrolarını gözaltına alıp, tutukluyorsunuz, bunların hepsini bir cezaevinde tutuyorsunuz. O cezaevinde bir yıllık işkence eğitimini geçiriyorsunuz. Sonra bir gece cezaevinin kapısı açılıyor, bunların hepsinin kaçmasına izin veriyorsun, ondan sonra DAİŞ diye bir örgüt ortaya çıkıyor. Kim yaptı bunu, Amerika yaptı bunu. 145 ülkeden insanlar DAİŞ’e katılmaya geliyor. O ülkenin istihbarat örgütleri bunların nereye gittiğini, ne yaptığını bilmiyor mu? Türkiye bir şekilde kontrol etmeye çalışıyor, on binlerce insanın girişini Türkiye engellemeye çalışıyor, yakaladığını iade etmeye çalışıyor. Türkiye’yi PKK batı medyası IŞİD’le işbirliği yapmak istiyor ama adam İngiltere’den eline valizini alıp, vizesini alıp geldiğinde kimse İngiliz hükümetini suçlamıyor. Benim gördüğüm fotoğraf şu, küresel güçler artı bölgemizde stabil yönetebilir bir ortam istemiyor. Afganistan’da denedikleri yönetimin aynısını ortadoğuya uygulamak istiyorlar. DAİŞ ve PKK aracılığıyla bölge ülkelerine formatlama istiyorlar.Şuan üzerine odaklandıkları nokta bu. Orada terör örgütlerine silah veriyorlar, bunun gizli saklı bir yanı yok. Sayın Cumhurbaşkanımız açıklandı. Kendi askerlerine terör örgütü üniforması giydiriyorlar, şimdi KCK sistematiğine bakarsanız PYD KCK’nın alt versiyonudur. Bunlar gizli bilgiler değil, bunlar herkesin bildiği bilgiler. Bizim yapacağımız tek şey şu, mücadele kararlılığımızı sürdüreceğiz, ikincisi ise bu işi yapanlara ne yaptığınızı biliyoruz. Bugün Türkiye’nin bölgede denklem kurma şansı olmayabilir ama Türkiye’nin taraf olmadığı, içinde olmadığı hiçbir denkleminde uygulama şansı yok. Bunu görmeleri lazım, ikinci önemli nokta Türkiye küresel sistemin sigortası, bu sigortaya zarar verildiği an Avrupanın hepsi zarardadır. Artık sınırlar Amerika ben Okyanusun öbür tarafındayım, dolayısıyla bana ulaşma şansı yok demesin çünkü biz bunun mümkün olduğunu yakın tarihimizde gördük” şeklinde konuştu.

PKK 2. KANDİL’İ KURMAYA ÇALIŞIYOR
PKK’nın 2. Kandil’i kurmaya çalıştığını belirten Boynukara, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Şengal’e geldiğinizde asıl önemli nokta, üzerinde durmamız gerek nokta, şuan sınırlarımıza uzaklığı 80-90 kilometrelik bir mesafeden bahsediyoruz. Asıl önemli olan kısmı şuan 210 kilometre, 220 kilometrelik bir vadiden bahsediyoruz. Irak’ın batısı, Suriye’nin doğusu kontrol eden bir nokta. Amerika PKK’ya orayı ikinci bir Kandil sunmaya çalışıyor. Orayı ikinci bir Kandil yapmaya çalışıyor. 1400-1500 metre yüksekliğinde bir dağ var, bizim temel duruşumuz şu, ülkemizi ve vatandaşlarımızı tehdit eden tüm terör örgütlerini sınırımızdan uzak tutmaya, temel politika olarak belirliyoruz. Bunu da uluslararası hukuktan, kendi hukukumuzdan izin alarak yapıyoruz. Fırat Kalkanı operasyonun amacı burudur. Musulla ilgili bizim pozisyonumuz budur, bu bizim meselemiz, Amerika’nın sorunu değil ki terör örgütü orada örgütleniyorsa bize zarar veriyor. Dolayısıyla bizim kendimizi savunma hakkımız var. Biz düne kadar yapmadığımız şeyi şuan yapmaya çalışıyoruz. Sınırlarımızın güvenliğini almaya çalışıyoruz. Musul meselesi oraya örgütlenen PKK’dan dolayı ve o bölgedeki soydaşlarımız nedeniyle bizim meselemiz”