Çağımızın hastalığı gençleri tehdit ediyor

Günümüzde güzellik kavramının zayıflıkla bağdaştırılması, gençlerin sürekli olarak kalori hesabı yapmalarına, zayıf olmak uğruna sağlıksız alışkanlıklar edinmelerine sebebiyet veriyor.

Eklenme: 20 Haziran 2017 - 10:42 / Son Güncelleme: 20 Haziran 2017 - 10:42 / Editör: Büşra Kılıç

Sevcan ÇOLAK- Elazığ Fırat Gazetesi- Çağımızdaki gençlerin birçoğu zayıflamak ve güzel görünüme sahip olmak uğruna abartılı ve bilinçsiz bir şekilde rejim uyguluyor. Bu da beraberinde yeme bozukluğu hastalığını getiriyor. Ağır rejimlerle ile başlayan zayıflama sürecinde önceleri kontrol edilebilen iştah, bir süre sonra yok oluyor ve zayıflama normal ölçüleri aştığında kişide çeşitli sağlık sorunlarını da beraberinde getiriyor.

Günümüzde güzellik kavramının zayıflıkla bağdaştırılması, gençlerin sürekli olarak kalori hesabı yapmalarına, zayıf olmak uğruna sağlıksız alışkanlıklar edinmelerine sebebiyet veriyor. Bunun sonucunda ortaya çıkan yeme bozukluğu sorunları zayıflama isteği ile gelen ve son derece ciddi sorunlara neden oluyor. Ergenlerde, manken ve sporcularda sık görülen yeme bozuklukları tedavi edilmezse hayati tehlikeye yol açabiliyor. Psikolog Çağla Gül, yeme bozukluğunun belirtileri, nedeni ve tedavi yöntemleriyle ilgili sorularımızı yanıtladı.

Gül, sorduğumuz sorulara şu yanıtları verdi:

Yeme bozukluğu nedir?

Doğru olmayan oranlarda gıda alımını içeren, ruhsal nedenlere dayanan, fiziksel rahatsızlıklara sebep olan bir hastalıktır. Yeme bozuklukları genel olarak üç temel başlık altında gruplandırılmıştır. Bunlar Anoreksia Nervosa, Bulimia Nervosa ve Atipik Yeme Bozukluğu’dur.

Aralarındaki farklar nelerdir?

Anoreksia Nervosa zayıf bir bedene sahip olma isteğidir. Birey olması gereken kilosunun çok daha altında bir değere sahip olsa bile daha fazla zayıflamak ister. Bu nedenle kişinin beden imgesinde bozulmalar ve sağlık sorunları baş göstermeye başlar veya ölümle sonuçlandığı durumlarda görülebilir. Bulimia Nervosada ise kişide geç saatlerde aşırı miktarda yeme atakları baş gösterir. Kişi kendisinde olan aşırı yeme istediğini durduramamakta sonrasında ise pişman olup kendini kusturmaya çalıştırmakta veya müshil kullanarak yediği besinleri vücudundan acilen atma çabasına girmektedir. Bulimia hastalarının birçoğunun kilo oranı normal sınırlardadır. Atipik Yeme Bozukluğu kendi içerisinde tıkanırcasına yeme sendromu ve gece yeme sendromu olarak iki başlıkta gruplanmıştır.  Tıkanırcasına yeme sendromu kısa sürede aşırı miktarda yemek ve kendi kontrol edememektir. Gece yeme sendromunda ise besinlerin gece tüketilmesi, uyku düzeninin olmayışı en belirgin özelliğidir.

Yeme bozukluklarının toplumda görülme sıklığı ne düzeydedir?

Yeme bozuklukları içerisinde Anoreksia Nervosa, genç kadınlarda daha sık görülmektedir.  Anoreksia Nervosa kadınlarda görülme oranıyla erkeklerde görülme oranı 1/10 civarındadır. Anoreksia Nervosa için en riskli yaş grubu 14-15 iken .Bulimia Nervosada ise başlangıç yaşı 16-24 yaş arasındadır.

Yeme bozukluklarının nedenleri nelerdir?

SANATÇILAR, MANKENLER, SPORCULAR…

Yeme bozukluklarının nedenleri ile ilgili net bir cevap vermek güçtür. Genel olarak hastalığın çevresel faktörlerden, sosyo-ekonomik düzey, benlik saygısı, genetik yatkınlık, madde kullanımı, ergenlik krizlerinden ve bazı sosyal değişimlerden etkilendiği söylenebilir. Özellikle sosyo-ekonomik düzeyi yüksek kadınlarda yeme bozukluğu yaşamaları aşikârdır. Bununla birlikte toplumda görülen güzellik algısı, medyanın güzellik imgesi, kişideki aşırı beğenilme arzusu gibi birçok neden yeme bozukluklarını tetiklemektedir. Yemek bozukluğu yaşayan bir diğer grup ise dansçılar, mankenler, sporcular, sanatçılar gibi bedeniyle ön planda çalışan kişilerdir.

Yeme bozukluğunun belirtileri nelerdir?

Yeme bozuklukları içerisinde yer alan Anoreksia Nervosanın belirtileri daha nettir. Adet kesilmeleri, kalp rahatsızlıkları, değerlerde bozulmalar, diş eti ve diş problemleri, deri-cilt sorunları, kabız ve düşük beden ısısı gibi kişide birçok biyolojik belirtiler görülebilir. Bulimia Nervosada ise mankenlere özenme, tıkanırcasına yeme ve arkasında kusma davranışı gözlemlenir. Tıkanırcasına yeme atağında sıklıkla suçluluk duygusu, depresyon, düşük özsaygı gibi bazı psikolojik süreçler eşlik eder. Hastaların birçoğu düzenli yemek yemez ve kilo ağırlığı dalgalanmalar yaşar. Kişi yemek sonrasında tokluk hissetmez ve kilosu normal sınırlarda olmasına rağmen kendisinin şişman olduğunu düşünür. Bu nedenle kişinin bedeninde mide genişlemesi, yemek borusu sorunları ve diş problemleri görülebilir.

Yeme bozukluğunun tedavisi nasıl yapılıyor?

‘BİRÇOK TEDAVİ YÖNTEMİ KULLANILIYOR’

Yeme bozukluğunun tedavisi psikiyatri uzmanının öncülüğünde, hastanın durumuna göre dahiliye, kadın-doğum gibi diğer tıbbi dallar ile işbirliğine geçilerek yapılmalıdır. Tek bir tedavi yaklaşımından çok birçok yaklaşımın bir araya gelişi ile hastaya yardımcı olmak uygun olur. Psikoterapi vazgeçilmezdir, aile ile işbirliği ve ailenin tedaviye doğru katılımı önemlidir. Tedavideki ilk hedef genellikle tedavi talebi az olan hastanın tedavi iş birliği yapmasını sağlamaktır.Bulimia Nervosada anti deparsan ilaçlar başarı ile kullanılmaktadır. Yeme bozukluğunda tıkanırcasına yeme kusma diyet döngüsünü kırmaya gıda kilo ve beden imgeleriyle ilgili yanlış inançları değiştirmeye yönelik bilişçi davranışsal terapilere 5-6 aylık süreyle devam edildiğinde iyi neticeler verir.