Cam kemik hastası gencin hayali ailesini yokluktan kurtarmak

Yatağan ilçesinde üç çocuklu Mazak ailesinin 16 yaşındaki cam kemik hastası oğulları Cafer Rahmi, eğitimini tamamlayıp iyi bir iş sahibi olarak zor şartlarda hayatını sürdüren ailesini imkansızlıklardan kurtarmak istiyor.

Eklenme: 25 Kasım 2016 - 14:18 / Son Güncelleme: 25 Kasım 2016 - 14:18 / Editör: Büşra Kılıç
Muğla'nın Yatağan ilçesinde, hayvancılıkla uğraşan ailenin üç çocuğundan biri olan cam kemik hastası Cafer Rahmi Mazak, üzeri brandayla kaplı barakada derslerine çalışarak kendisini ve ailesini imkansızlıklardan kurtaracak bir iş sahibi olmanın hayallerini kuruyor. Öğretmenleri Cafer için kendi imkanlarıyla barakaya geliyor.
Muğla'nın Yatağan ilçesinde, hayvancılıkla uğraşan ailenin üç çocuğundan biri olan cam kemik hastası Cafer Rahmi Mazak, üzeri brandayla kaplı barakada derslerine çalışarak kendisini ve ailesini imkansızlıklardan kurtaracak bir iş sahibi olmanın hayallerini kuruyor. Öğretmenleri Cafer için kendi imkanlarıyla barakaya geliyor.

MUĞLA- Muğla’nın Yatağan ilçesinde, hayvancılıkla uğraşan ailenin üç çocuğundan biri olan cam kemik hastası Cafer Rahmi Mazak, üzeri brandayla kaplı barakada derslerine çalışarak kendisini ve ailesini imkansızlıklardan kurtaracak bir iş sahibi olmanın hayallerini kuruyor.

Yaylaköy Mahallesi’nde, Akın ve Tevfike Mazak çifti, üç çocuğuyla yaklaşık 7 yıl önce yerleştikleri dağlık alandaki üzeri brandayla örtülü barakada yaşam mücadelesi veriyor. 16 yaşındaki oğulları Cafer Rahmi, doğuştan cam kemik hastası olan Mazak ailesi, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının sağladığı desteklerle geçimlerini sağlamaya çalışıyor.

Cam kemik hastası 16 yaşındaki Cafer Rahmi Mazak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, okumanın daha iyi hissetmesini sağladığını, eve gelen öğretmenlerinin kendisine Türkçe, matematik, fen bilimleri, din kültürü ve ahlak bilgisi, inkılap tarihi ve Atatürkçülük, teknoloji ve tasarım derslerini anlattığını söyledi.

Hastalığı nedeniyle vaktinin büyük bölümünü barakalarında geçirdiğini anlatan Mazak, eğitimini tamamladıktan sonra iyi bir iş sahibi olup, ailesini yokluktan kurtarmayı istediğini dile getirdi.

Mazak, şöyle konuştu:

“Cam kemik hastasıyım. İzmir’e gidip gelerek ilaç tedavisi görüyorum. Bacak kemiklerimde sürekli kırılmalar oldu. Bu nedenle iki bacağıma da platin takıldı. Şimdilik daha iyiyim. Okulumu bitirerek bir iş sahibi olmak istiyorum. Şu an için bir hayalim yok ama ileride bir hayalim olabilir.”

“Garibanlığın gözü kör olsun”

Baba Akın Mazak da eşiyle birkaç küçükbaş hayvana baktığını, bunun yanı sıra çobanlık yaparak ailesinin geçimini sağladığını söyledi. Mazak, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfından gelen destekle Cafer Rahmi’nin yanı sıra üniversitede eğitim gören diğer oğlunun ve 5 yaşındaki kızının ihtiyaçlarını karşıladığını anlattı.

Çocuklarını daha iyi bir ortamda yaşatıp okutamadığı için üzüntü duyduğunu ifade eden Mazak, “Garibanlığın gözü kör olsun. Zaten evim barkım yok ama aç ve susuz değilim. Cenab-ı Allah’tan başka kimseye muhtaç değilim. Çocuğuma para geliyor, o parayla diğer çocuğumu okutmaya çalışıyorum ama yetmiyor. Belediye Başkanımız bazen yardımcı oluyor.” dedi.

Hastalığı nedeniyle oğlunun evden çıkamadığını, okuma azmi sayesinde eve gelen öğretmenlerle oğlunun temel eğitimi tamamlamak üzere olduğunu belirten Mazak, “Hastalığından dolayı çocuğumu doğumundan beri tedavisi için İzmir’e götürüp getiriyorum. Cam kemik hastası olması nedeniyle sürekli kontrol altında. Doğumunun ardından vücudunun tamamı alçıya alınmıştı. Sağ olsunlar öğretmenlerimiz bize yardımcı oluyor. Eve gelerek Cafer’e eğitim veriyorlar.” diye konuştu.

Öğretmenleri Cafer için kendi imkanlarıyla barakaya geliyor

Anne Tevfike Mazak ise oğlunun yatalak olması nedeniyle kendisinin sürekli evde olduğunu ve oğlunun sağlığı için elinden gelen özeni göstermeye çalıştığını anlattı.

Okumaya olan azmi ve öğretmenlerinin bir şeyler öğretmek için gösterdiği çabayla oğlunun eğitiminin ardından başarılı bir çalışma hayatına sahip olacağına inandığını dile getiren Mazak, “Kendi başına yürüyemiyor. Babası olmadığı zaman, onu sırtımda dışarıya çıkarıyorum. Okula gidemediği için öğretmenleri kendi imkanlarıyla yaklaşık 10 kilometre mesafedeki okuldan kendi araçlarıyla buraya kadar geliyor ve derslerini anlatıyor.” dedi.