Camilerin keçe kapıları ondan soruluyor

Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde babasından 48 yıl önce öğrendiği saraçlığı severek yürüten Erkaya’nın elinden çıkan, genellikle tarihi camilerde kullanılan keçe kapılar ilgi görüyor.

Eklenme: 13 Nisan 2018 - 14:26 / Son Güncelleme: 13 Nisan 2018 - 14:26 / Editör: Büşra Kılıç

Eskişehir‘in Sivrihisar ilçesinde babasından öğrendiği saraçlığı 48 yıldır 20 metrekarelik iş yerinde yaşatmaya çalışan 56 yaşındaki Şeref Erkaya‘nın diktiği, ısı yalıtımını sağlayan keçeden cami kapılarına birçok ilden talep geliyor.

Hitit, Frigya, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde de yerleşim yeri olarak kullanılan Sivrihisar, kültürel ve tarihi açıdan önem arz ediyor.

Geçmişte her türlü el sanatının yapıldığı, keçeciden saraca, dericiden demirciye kadar birçok iş erbabı ve esnafın bulunduğu ilçede şimdilerde ise zanaatkarların sayısı, bir elin parmağını geçmiyor.

İki çocuk babası Şeref Erkaya, Sivrihisar’da 48 yıl önce babasından öğrendiği, kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerden saraçlığı 20 metrekarelik iş yerinde tek başına sürdürmeye devam ediyor.

Birçok ilden cami kapısı siparişi alan Erkaya’nın tamamen el emeğiyle 3 günde yaptığı 2 metrelik keçe kapılar ilgi görüyor.

Yaklaşık yarım asırdır kepenek, semer, heybe, keçeden cami kapıları gibi ürünler yapıyor

Babasının yanında 1970 yılında başladığı mesleğini aralıksız sürdüren Erkaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaklaşık yarım asırdır kepenek, semer, heybe, keçeden cami kapıları gibi ürünler yaptığını anlattı.

Çadırlı kepenek de yaptığını dile getiren Erkaya, “Dileyen olursa üzerine yağmur ve kardan dolayı ıslanmaması için çadır da dikiyorum. Eskiden yılda 800 kepenek satarken, şimdilerde 150 tane ancak satıyorum. Eşekler ve katırlar için 500 semer ve heybe satarken onda da sayı 100’e düştü. Bir günde 3 semer yapabiliyorum. Bir semer 60 lira. Günde 10 kepenek yapabiliyorum. Kepeneği çadırıyla 200, çadırsız olursa da 100 liraya veriyorum.” diye konuştu.

Türkiye’nin birçok kentine keçeden cami kapısı

Erkaya, çevre illere talebe göre keçeden cami kapıları yaptığını anlatarak, şöyle devam etti:

“Yaklaşık 40 yıldır keçeden cami kapısı yapıyorum. Süslemeleri, üzerine kaplanan kuzu derisi, keçesi her şeyi bana ait, tamamen özgün. Son 5 yılda 70 civarında camiye kapı ürettim. Keçeden yapılan kapılar caminin ısı kaybını önlüyor. Estetik olarak da güzel bir görünüm sağlıyor. Ankara’daki, Bursa’daki, Afyonkarahisar’daki, Uşak’taki, Bilecik’teki ve Eskişehir’deki birçok caminin girişinde benim yaptığım keçe kapılar bulunuyor. Bir kapıyı bin 500 ila 2 bin liraya yapıyorum.”

İlçede eskiden 30-40 keçecinin, 20 saracın bulunduğunu dile getiren Erkaya, artık hiçbirinin kalmadığını vurguladı.

“Güzel ve zevkli bir meslek. Yanıma çırak olarak çocuğunu veren kimse yok”

Erkaya, yapacağı işler öncesinde ihtiyacı olan keçeyi Balıkesir’de “döktürdüğünü” belirterek, “Keçenin işlemesini de Sivrihisar’da kendim yapıyorum. Güzel ve zevkli bir meslek. Yanıma çırak olarak çocuğunu veren kimse yok. Bu işi bir çırağa devretmek istiyorum. Başka yerlerde çalışıp günde 50-70 lira kazanmak daha cazip geliyor. İki çocuğum da bu mesleği yapmadı ve memur oldu. El emeği ürünler yapan esnafa desteğin artması gerekiyor. Yoksa tarihin tozlu sayfalarında yerimizi alacağız.” ifadelerini kullandı.

AA