Canlı tarih ‘pirinç han’

Ankara’nın ilk ahşap hanı olarak bilinen Pirinç Han tarihi yapısıyla ziyaretçileri eski devirlere götürüyor. Handaki eski dükkanlarda, Beypazarı bürgüsü, kumaşlar, halılar, bakırlar, antikalar, baharatlar, nakış işleri ve kıyafetler satılıyor.

Eklenme: 13 Nisan 2017 - 09:52 / Son Güncelleme: 13 Nisan 2017 - 9:52 / Editör: Büşra Kılıç

Hakan Şahin- Haber Vaktim Gazetesi- Pirinç Han’dan içeri girdiğinizde sizi gramafondan gelen eşsiz müzikler ve pencerelerden sarkan renkli çiçekler karşılıyor.

Pirinç Han, Ulus semtinde eskiden kervanların konakladığı, her köşesiyle tarihi bir mekan. Koyun Pazarı ile Salman Sokak arasında bir han. Tam Ankara Kalesi ve Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ ne oldukça yakın bir konumda bulunuyor. Eski Ankara’nın tarih kokan o patika yolarından geçtikten sonra Pirinç Han’a ulaşılıyor. Hanın kapısından girildiğinde duyulan gramofon sesi ziyaretçileri oranın havasına sokuyor. Hanın kervan konağından sonra karakol olduğu biliniyor. İnsanlar burada yargılanır, cezalar Safran Han’ın önünde infaz edilirmiş. Daha sonra, yıkılıp tekrar yapılarak meskene ve son olarak da Pirinç Han’a dönüştürülmüş.

Pirinç Han’ın, 1739 yılı dolaylarında yapıldığı tahmin ediliyor. Şu anda Pirinç sokakta özel mülkiyetli bir han olarak biliniyor. Sahibi Mart 2007’de vefat eden Remziye Cebeci. Han babasına halasından kalmış. Hanın eskiden karakol olduğuna ilişkin duyumları olmuş. 1923 yılında han tamir edilerek meskene dönüştürülmüş. Bahçeye açılan, bazı yerleri üç katli bir evmiş. Babası bu evi kiraya vermeye başlamış. Remziye Hanim ile babası aybaşlarında buraya kira toplamaya gelirlermiş. Remziye Hanim han avlusunda develerin kaldığına şahit olmuş. Hanin daha önce karakol olduğu biliniyor. İnsanlar burada yargılanır, cezalar Safran Han’ın önünde infaz edilirmiş. Daha sonra, yıkılıp tekrar yapılarak meskene ve son olarak da Pirinç Han’a dönüştürülmüş.

ANKARA’NIN İLK AHŞAP HANI

Ankara Kalesi surlarının hemen altında, 18. yüzyılda, kentten gelip geçen yolcuların soygunculardan korunması ve geceleri konaklayabilmeleri için yaptırılmış. Kentin ilk ahşap hanı olarak inşa edilen Pirinç Han’ın ahşap karkas yapı sistemli ve içi kerpiç dolgulu olarak yapıldığı yıllardaki görünümü hala aynı. 1980’lere kadar, birçok ailenin yaşadığı, üç katlı handa bugün bulunan yaklaşık 40 dükkanda, antikalar, halılar, kilimler, minyatürler, taş baskılar, antika porselenler, gazlı ispirtolu lambalar, bez işlemeler, ahşap mobilyalar, gümüş, bakır, pirinç, cam eşyalar satılıyor. Ayrıca eski dükkanlarda, Beypazarı bürgüsü, kumaşlar, halılar, bakırlar, antikalar, baharatlar, nakış işleri ve kıyafetler satılıyor.

1980’li yıllara kadar içinde pek çok ailenin barındığı Han 1990 yılında restore edilmiş ve o tarihten bu yana; Antika değerli eşyalardan, halı kilime, resimden minyatüre, gramofondan gazlı ispirtolu lambalara, bez işlemelerden eski ahşap mobilyalara, gümüş eşyalardan eski camlara, porselenden bakıra, pirince ve bunların onarımının yapıldığı bir yerdir.

GRAMAFON TUTKUSU

Gramafon tutkunlarından biri de Kadir Akcan. Kadir Usta, Ankara’da, Pirinç Han’daki atölyesinde, yeni neslin unutmaya başladığı, bozulduğu için dinlenemez duruma gelen gramofonları hayata döndürmeye çalışıyor. Akcan, Türkiye’de gramofon restorasyonu ile ilgilenen az sayıda insandan biri. Akcan, Amerika, Almanya, İngiltere ve Fransa’da olmak üzere dünyada bu iş ile ilgilenen az sayıda kişi kaldığını belirtiyor.

Gramafon koleksiyonu bulunan Kadir Akcan, “İlk gramofonumu 1984 yılında aldığımda gramofonun diğer tüm eski eşyalardan daha farklı olduğunu, adeta bir ruhu olduğunu keşfettim. O günden sonra geçen 33 yılda topladığım çok nadide gramofon ve taş plaklar benim bu konuda Türkiye’nin bilinen en kapsamlı koleksiyoncusu olmamı sağladı. Genellikle boş vakitlerimi koleksiyonuma ayırıyorum. Taş plak dinleyip plakların tasnif edilmesi ve fihristlerinin yapılması ile uğraşıyor, gramofonların temizlik ve bakımını yapıyorum. Daha sonra da internet sitesinin güncellenmesi gibi aktivitelerle uğraşıyorum. Koleksiyonumun gelecek nesillere bugünkü gibi bakımlı ulaşabilmesi amacıyla gramofonlarımın temizliğini sadece kendim yapıyorum” şeklinde konuştu.