“Cerablus artık film çekilecek kadar huzurlu”

Kültür ve Turizm Bakanlığının destek verdiği ve TRT’nin ortak yapımcısı olduğu, gerçek hikayeler üzerine kurulu “Der’a” filmi Suriye’deki iç savaşın çıkış nedenlerine vurgu yapıyor.

Eklenme: 13 Kasım 2017 - 12:58 / Son Güncelleme: 13 Kasım 2017 - 12:58 / Editör: Büşra Kılıç

Yapımcı Halis Cahit Kurutlu, Fırat Kalkanı Harekatı ile Cerablus’taki işgalci terörün sonlandırıldığına ve “Der’a” filmi için özellikle Cerablus’u seçtiklerine işaret ederek, “Mehmetçiğin adalet, şefkat ve merhamet taşıdığı Cerablus’ta bugün film çekebilecek kadar huzurlu bir ortam var. Bu ortamdan da haberdar olunmasını istedik.” dedi.

Kültür ve Turizm Bakanlığının destekleriyle Gaziantep’te ve Suriye’nin Halep kentine bağlı Cerablus ilçesinde çekilen “Der’a” filmi, Suriye’deki savaşın çıkış nedenlerini izleyiciyle buluşturuyor.

TRT’nin ortak yapımcısı olduğu ve Halis Cahit Kurutlu’nun yapımcılığını üstlendiği filmde İlker Kızmaz, Cem Uçan, Mehmet Çevik, Berna Koraltürk, Ahmet Arslan, Umut Karadağ ve Safa Tabur gibi oyunculardan oluşan geniş bir kadro yer alıyor.

Nizip AFAD kampındaki mültecilerin de dahil olduğu çekimleri dört hafta süren filmde, Suriye’deki savaşın çıkış noktası olarak bilinen Der’a kentinde yaşananlar konu ediliyor.

Tamamen gerçek olaylar ve hikayelerden uyarlanan ve Türkiye ile Suriye arasındaki sosyo-kültürel bağı da gündeme getirmeyi amaçlayan “Der’a”nın 2018’de vizyona girmesi planlanıyor.

Filmin yönetmenliğini ise “Baba Candır”, “Ulan İstanbul” ve “Leyla ile Mecnun” dizilere imza atan Murat Onbul gerçekleştiriyor.

“Filmin özündeki doğruluk motivasyon kaynağı”

Aynı zamanda filmin senaryo ekibinde yer alan Kurutlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, daha önce, TRT’de yayınlanan “Diriliş Ertuğrul” dizisinde proje sorumlusu olarak görev yaptığını söyledi.

Fatih Mutlu ve Taha Kurutlu’nun da bulunduğu senaryo ekibinin yanı sıra yaklaşık 150 kişilik bir kadroyla film projesini yürüttüklerini anlatan Kurutlu, “Der’a” filmiyle Suriye’deki gelişmelerin daha iyi anlaşılacağını dile getirdi.

Kurutlu, Mısır’da ve Tunus’ta yaşananların Der’a halkına ilham kaynağı olduğunu belirterek, “Coğrafyamızda, yanı başımızda tarih şekilleniyor ve biz de ülke olarak bundan ciddi biçimde etkileniyoruz. Sizi ilgilendiren olaylara duyarsız kaldığınızda tarih ağır bir maliyet çıkarır.” diye konuştu.

Filmin hazırlık safhasında Suriyeli çocuklarla ve Der’a’da yaşayanlarla görüştüklerini söyleyen Kurutlu, şöyle dem etti:

“Suriye’deki isyanın hangi nedenlerle başladığını ve küresel aktörlerin müdahil olduğu bir savaşa nasıl dönüştüğünü işlemeye çalıştık. İnsanlar vatansız yaşamayı seçmezler, ancak buna mecbur kalabilirler. Suriyelilerin hangi şartlardan kaçarak ülkemize sığındıklarını daha iyi anlamamız lazım.”

Halis Cahit Kurutlu, çekimler için Cerablus’u özellikle seçtiklerinin altını çizerek, “Türk ordusu Fırat Kalkanı Harekatı ile Cerablus’taki işgalci terörü sonlandırdı. Mehmetçiğin adalet, şefkat ve merhamet taşıdığı Cerablus’ta bugün film çekebilecek kadar huzurlu bir ortam var. Bu ortamdan da haberdar olunmasını istedik.” dedi.

Yönetmen Murat Onbul da filmin sonucunu heyecanla beklediklerine işaret ederek, filmin özündeki doğruluğun, yapım sürecinde kendileri için en büyük motivasyon kaynağı olduğunu belirtti.

Filmin bir derdi ve iyi bir duygusu olduğunu aktaran Onbul, “Bir senaryo vardı elimde ve araştırma yaptığımda senaryoyu doğrulayan haberlerle karşılaştım. Bütün dünyanın gözleri önünde gerçekleşmiş bir zulmü anlatıyordu okuduklarım. Der’a’da bu zulme karşı başlatılmış ilk başkaldırının ve onun kahramanlarının hikayeleriydi.” ifadelerini kullandı.

“Milletim adına gurur duydum”

Senaryoyu okuduğu andan itibaren bu meselelere ilgili bakış açısının genişlediğini belirten filmin başrol oyuncusu İlker Kızmaz ise İstanbul gibi metropollerde yaşarken bu konulara ön yargıyla baktıklarını kaydetti.

Kızmaz, duygularının da filmle birlikte derinleştiğini vurgulayarak, şunları söyledi:

“Bütün bunlar nasıl başladı? Nasıl buralara kadar geldi? İnsanlar vatanlarını terk edecek noktaya nasıl geldiler? Ülkelerini korumak için mücadele ettiler mi? Ne yalan söyleyeyim benim de bildiklerim hep kulaktan dolma şeylerdi. Her şey senaryoyu okumaya başlar başlamaz değişti ve berraklaştı.”

Doğru bir iş yaptıklarına emin olduklarının altını çizen İlker Kızmaz, “Sete gelen Suriyeli yardımcı oyuncu arkadaşlarımızın, çektiğimiz sahnelerden ne kadar etkilendiğini gördüğümüzde filmin sağlamasını da yapmış olduk.” değerlendirmesinde bulundu.

Oyuncu Mehmet Çevik de sanatçı olmanın, dünyanın gidişini etkileyecek bir meselenin içinde olmak anlamına geldiğini dile getirerek, “Meselesi olan bir filmde rol almak, dünyanın kayıtsız kaldığı bir konunun içinde bulunmak bana onur verdi.” ifadesini kullandı.

Filmde “Seyid Ubeydullah” ismiyle bir aşiret reisini canlandıran ve özellikle AFAD’ın Nizip’teki kampında çok duygulandığına dikkati çeken Çevik, “Mülteciler için olabilecek en iyi imkanların sağlandığı, insani her türlü ihtiyacın giderildiği kampı görünce ülkem ve milletim adına gurur duydum.” şeklinde konuştu.

Filmin oyuncularından Cem Uçan da kariyerinin unutulmaz projesi olacağına inandığı “Der’a” filmiyle, Cerablus’ta yaşayan kahraman Suriye halkını daha iyi tanıma fırsatı yakaladığını ifade etti.

AA