“Çocuğum babasının cezaevinde çalıştığını sanıyor”

Manisa’da yaşayan bir çocuk annesi Merve Sarıkaya, “cinsel istismar” suçlamasıyla açılan kamu davası nedeniyle 2,5 yıldır cezaevinde bulunan eşinin yolunu gözlüyor.

Eklenme: 21 Kasım 2016 - 12:01 / Son Güncelleme: 21 Kasım 2016 - 12:01 / Editör: Büşra Kılıç
Salihli ilçesinde 16 yaşında kaçıp 17 yaşındaki iken mahkeme kararıyla evlendikten 3,5 yıl sonra "cinsel istismar" suçundan açılan kamu davası nedeniyle cezaevine giren eşinin yolunu gözleyen 1 çocuk annesi Merve Sarıkaya, kendi rızasıyla evlendiğini eşinin tecavüzcülerle "aynı kefeye konulmasına" üzüldüğünü belirterek, son günlerde tartışılan "cinsel istismar" yasasının çıkmasını beklediklerini söyledi.
Salihli ilçesinde 16 yaşında kaçıp 17 yaşındaki iken mahkeme kararıyla evlendikten 3,5 yıl sonra "cinsel istismar" suçundan açılan kamu davası nedeniyle cezaevine giren eşinin yolunu gözleyen 1 çocuk annesi Merve Sarıkaya, kendi rızasıyla evlendiğini eşinin tecavüzcülerle "aynı kefeye konulmasına" üzüldüğünü belirterek, son günlerde tartışılan "cinsel istismar" yasasının çıkmasını beklediklerini söyledi.

MANİSA- Salihli ilçesinde, 16 yaşında kaçıp 17 yaşındaki iken mahkeme kararıyla evlendikten 3,5 yıl sonra “cinsel istismar” suçundan açılan kamu davası nedeniyle cezaevine giren eşinin yolunu gözleyen 1 çocuk annesi Merve Sarıkaya, kendi rızasıyla evlendiğini, eşinin tecavüzcülerle “aynı kefeye konulmasına” üzüldüğünü belirterek, “Erken yaşta evlenenlerin mağduriyetlerinin giderilmesine’ ilişkin düzenlemenin bir an önce çıkmasını istediğini söyledi.

Merve Sarıkaya, AA muhabirine, kendisinden 4 yaş büyük Hüseyin Ali Sarıkaya ile ailesi onaylamadığı için 16 yaşında iken kaçtığını, ailesinin şikayette bulunduğunu, ancak ailelerin ikna olmasının ardından 17 yaşında mahkemeden karar çıkartarak resmi nikah kıydıklarını anlattı.

Ailesinin de şikayetini çektiğini ifade eden Sarıkaya, “Ailemin evinden telli duvaklı gelinlik giyerek çıktım ve düğünümüz yapıldı. Tabii bu süreçte yaşımın küçük olmasından da dolayı kamu davası açılmış. Haberimiz yoktu. Evliliğimizin yaklaşık 4. yılında bir gece evimize gelen polisler eşimi karakola götürdüler. Daha sonra da adliyeye götürdüler. Çıktığı mahkeme sonucu 6 yıl 8 ay hapis cezası verildi.” diye konuştu.

Sarıkaya, eşinin cezaevine girmesi nedeniyle bir süre sonra oturdukları evin kirasını ödeyemedikleri için çıkmak zorunda kaldıklarını şimdi kayınvalidesi ile birlikte 2 odalı bir evde çok zor şartlarda yaşamaya çalıştıklarını söyleyerek, “Kayınvalidemin aldığı dul aylığı ile hem bu evi geçindirmeye çalışıyoruz, hem de cezaevinde olan eşime destek olmak için çaba harcıyoruz.” dedi.

Eşinin bir gece vakti evden alınıp karakola götürülmesini unutamadığını, 2,5 yaşındaki oğluna henüz babasının “mahkum” olduğunu söyleyemediğini dile getiren Sarıkaya, şunları anlattı:

“Eşim 2,5 yıldır Salihli T Tipi Kapalı Cezaevi’nde. Bir gün televizyonda haberleri izlerken bu yasanın mecliste görüşülmeye başlandığını gördük. O kadar çok sevinmişiz ki kayınvalidem ile bağırıp ağlamaya başlamışız. 4,5 yaşındaki oğlum bizim sevinçten ağladığımızı görünce ‘Yaşasın babam eve gelecek’ diye sevinmeye başladı. Eşim, cezaevine girdiğinde oğlum henüz 2 yaşında idi. Babasının cezaevinde çalıştığını sanıyor. Onun, orada para kazandığını sanıyor.”

“Tecavüzcülerle eşimin aynı kefeye konması zoruma gidiyor” 

Sarıkaya, “Erken yaşta evlenenlerin mağduriyetlerinin giderilmesine” ilişkin düzenlemenin bir an önce çıkmasını istediklerini belirterek  “Biz bu yasanın mutlaka onaylanmasını istiyoruz. Eşimin bir an önce cezaevinden çıkıp, ailesine kavuşması, çocuğunu doya doya sevmesi en büyük dileğimiz. Biz eskiden olduğu gibi mutlu bir aile olmak istiyoruz.” diye konuştu.

Televizyonda çıkan tartışmaları izledikçe çok üzüldüğünü dile getiren Sarıkaya, “Eşimin tecavüzcülerle aynı kefeye konulması çok zoruma gidiyor. Eşim bana tecavüz etmedi ki. Biz birbirimizi sevdik ve ben ona kaçtım.” ifadelerini kullandı.

Şehri Sarıkaya da oğlu ve gelininin birbirlerini severek evlendiklerini dile getirerek, “Ancak bu süreçte açılan kamu davasından dolayı oğlum, cezaevine girince tüm hayatımız altı üst oldu. Adeta perişan olduk. Eşimden kalan dul aylığı ile bu 2 göz odada yaşama çalışıyoruz. Gelinim, 4,5 yaşındaki torunum Orhan Ege, 85 yaşındaki hasta babam Nurullah Akkanat ile birlikte çok zor durumdayız. Bu yasanın çıkıp oğlumun yeniden bizlere kavuşmasını istiyorum.” şeklinde konuştu.

AA