Çocuğunuz okula gitmek istemiyorsa, dikkat!

Çocukların farklı sebeplerle okula gitmek istemediğini sık sık duyarız ve bu durum genellikle normal kabul edilir. Okula gittikten kısa bir süre sonra da kendiliğinden kaybolur. Fakat bazen çocuğun okula gitmek istememesi süreklilik arz eder ve kendi kendinize uyguladığınız yöntemler ile bir yere varamazsınız.

Eklenme: 12 Ekim 2016 - 09:15 / Son Güncelleme: 12 Ekim 2016 - 9:15 / Editör: Büşra Kılıç

Eyüp KOÇAK- Antalya Son Haber Gazetesi- Psikiyatrist Sevim H. Tolunay,  çocukların okula gitmek istememesinin en başında ‘ayrılık kaygısı’nın geldiğini söyledi. Okula gitmemek için karın ağrısı, bulantı, baş ağrısı gibi sebepleri öne süren çocukların davranışlarının dikkatle takip edilmesi gerektiğini söyleyen Tolunay; “Çocuk anne, baba veya bakım veren kişiden ayrılmakta zorlanır. Bacaklarına yapışıp ağlayabilir, okula gitmek istemediğini defalarca söyler, sızlanır veya bağırıp çağırabilir. Okula gitmemek için karın ağrısı, bulantı, baş ağrısı gibi sebepleri öne sürer. Özellikle ilk defa okula başlayan çocuklarda sık görülen bir durumdur. Normal kabul edilebilir, fakat uzun bir süredir devam ediyorsa, belirtiler ve çocuğun yaşadığı sıkıntılar şiddetli ise, okula gittikten sonra da devam ediyorsa takip etmek ve gereğinde uzman bir kişiden yardım almakta fayda vardır. Uzamış ve giderek artıyor olması ciddi ve acil bir durum olabilir” uyarısında bulundu.

PSİKİYATRİK TEDAVİ ŞART

Çocuğun okula gitmek istememesi depresyon, sosyal fobi, kaygı bozuklukları, dikkat eksikliği hiperaktivite, özel öğrenme güçlükleri, zeka geriliği, davranım bozukluğu gibi psikiyatrik rahatsızlıklarla da ilişkili olabileceğini söyleyen Tolunay,  benzeri durumların genellikle yardım almayı ve psikiyatrik tedavi veya danışmanlığı gerektirdiğine dikkat çekti.

ANNELER VE BABALAR DİKKAT

“Önlem alınmaması durumunda ise yaşanan sıkıntılar artarak devam eder, kronik bir hal alarak tedavide güçlüklere neden olur. Birtakım yaşam olayları da yine, çocuğun iç dünyasını derinden etkileyerek okula gitmek istememesine katkı sağlayabilir. Örneğin, anne ve babanın ayrılığı, aile içi iletişim sorunları, öğretmenle veya arkadaşlarla olan sorunlar, evde şiddet içerikli davranışların varlığı veya eve yeni bir kardeşin gelmesi sebepler arasında sayılabilir” diyerek sürecin önemine dikkat çeken Tolunay; anne ve babanın kaygı düzeylerinin yüksek oluşunun, yaşadıkları bir depresyonun çocuğun okula gitmek istememesine sebep olacağını  söyledi.

KAYGI DÜZEYİNİZİ AZALTIN

Psikiyatrist Dr. Sevim H. Tolunay,  anne ve babanın davranışlarının çocuğun psikolojisine doğrudan etki ettiğini söyledi.  ‘’Aman çocuğum üzülmesin’’, ‘’O yorulmasın yeter ki’’ denilerek çocuğa görev yüklenmemesinin  yanlış olduğuna vurgu yapan Tolunay, ailelere yaşanan sorunla nasıl çıkabileceklerinin tüyoların verdi. Tolunay; “Çocuğu okula gitmek istemeyen bir ailenin öncelikle çocuğuna karşı anlayışlı ve hoşgörülü olması gerekir. Aile çocuğuna sakin bir şekilde neler hissettiği, neler düşündüğü veya neyin olmasından korktuğu gibi soruları sormalı ve çocuğu rahatsız edebileceğini düşündüğü noktaları (örneğin; okulu, arkadaşları vb.) dikkatlice gözden geçirmelidir. Zorlama, tehdit veya pazarlık gibi yöntemlere kesinlikle başvurulmamalıdır. Bu tarz yöntemler istenmeyen davranışın daha da yerleşmesi ve kronik bir hal almasına neden olabilir. Tüm bunların yanında, okula gitme konusunda istikrarlı bir tutum sergilenmeli ve okula gitmenin isteğe bağlı bir durum olmadığı vurgulanmalıdır.Eğer ki, çocuğun okula gitme konusunda ki isteksizliği süreklilik gösteriyor ve ailenin bu konuda ki çabaları yetersiz kalıyorsa, profesyonel bir yardım alınması gerekir. Çünkü ‘’nasıl olsa geçer’’ şeklinde ki bir düşünce, sorunun fark edilmesini önleyerek çocuğu erken tanı ve tedavi şansından mahrum bırakacaktır” diye konuştu.