Demokrasi şehidinin öğretmen eşinden “vatan dersi”

FETÖ’nün darbe girişimi sırasında Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığına yapılan saldırıda şehit olan Emniyet Müdürü Acar’ın öğretmen eşi Özgül Acar, eşinin acısını öğrencileriyle dindiriyor.

Eklenme: 22 Kasım 2016 - 11:33 / Son Güncelleme: 22 Kasım 2016 - 11:36 / Editör: Büşra Kılıç
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında Ankara Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığına yapılan saldırıda şehit olan Emniyet Müdürü Dursun Acar'ın öğretmen eşi Özgül Acar,  1. sınıftaki öğrencilerine kocasını örnek göstererek vatan, millet, devlet ve bayrak sevgisini aşılıyor.
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında Ankara Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığına yapılan saldırıda şehit olan Emniyet Müdürü Dursun Acar'ın öğretmen eşi Özgül Acar, 1. sınıftaki öğrencilerine kocasını örnek göstererek vatan, millet, devlet ve bayrak sevgisini aşılıyor.

İZMİR- Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında Ankara Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığına yapılan saldırıda şehit olan Emniyet Müdürü Dursun Acar’ın öğretmen eşi Özgül Acar, 1. sınıftaki öğrencilerine kocasını örnek göstererek vatan, millet, devlet ve bayrak sevgisini aşılıyor.

Çocuk sevgisi nedeniyle öğretmenliği tercih eden 38 yaşındaki Acar, 16 yıllık meslek yaşantısında Bursa, Iğdır, Kocaeli, Ardahan’da görev yaptı. Kocaeli’de 2012 yılında arkadaşı aracılığıyla tanıştığı Dursun Acar (44) ile evlenen Acar, FETÖ’nün 15 Temmuz’daki darbe girişimini, 3 yaşındaki kızıyla Özel Harekat Daire Başkanlığı yakınındaki polis lojmanlarında yaşadı.

Eşini, FETÖ’nün Özel Harekat Daire Başkanlığına düzenlediği saldırıda kaybeden Acar, o geceyi çok yakından yaşayanlardan biri. Özgül öğretmen, eşinin acısına rağmen ülkesine bağlı, vatanını, devletini seven nesiller yetiştirmek için izin kullanmadan görevine döndü.

Acısını bağrına basan Acar, eşinin kızıyla parkta oynadığı ve memleketinin türküsünü söylediği anların olduğu videoları izleyerek hasretini dindirmeye çalışıyor.

“İyi ki eşim nöbetçiymiş”

Özgül Acar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 15 Temmuz gecesi eşinin görev başında olmasının darbe girişiminin seyrini değiştirdiğini anlattı.

“İyi ki eşim nöbetçiymiş” diyen Acar, eşinin silah, mühimmat, araç-gereç alımı gibi işleri takip ettiğini aktararak şöyle konuştu:

“O kara gecede yapılması gereken çok önemli bir hamleyi yapmış, fabrikada Güneydoğu’ya gönderilmek üzere hazır bekletilen üzerinde uçaksavarı bulunan ‘Ejder’ adlı 10 zırhlı aracın Ankara sokaklarına çıkarılmasını sağlamıştı. Araçlarla ilgili en geniş bilgiye sahip şube müdürü oydu, bu yüzden iyi ki o nöbetçiymiş o gece. Bu hamleyi yapabilmesi belki de darbenin gidişatını, o gece Ankara’nın kaderini değiştiren bir olay oldu, yaşanabilecek büyük kayıpların önüne geçti.”

16 Temmuz’da tatile çıkacaklarını, bu nedenle olay gecesi evde kızı Elifnaz ile bavul hazırladığını ifade eden Acar, ilk olarak İstanbul’da köprüde yaşananları gördüğünü ifade etti.

Yaklaşık 4 yıldır ailecek tatile gidemediklerini vurgulayan Acar, şunları söyledi:

“Ne olduğunu anlayamadan ilk patlama oldu. Daha önce doğuda da görev yaptığımız halde öyle bir sıkıntıyla karşı karşıya kalmamıştık. Eşimi aradım hemen ama telefonu cevap vermedi. Daha sonra bana ulaştığında bunun bir darbe girişimi olduğunu, kadınları, çocukları toplayıp güvenli bir yere geçmem gerektiğini söyledi. Bir süre sonra yeniden konuştuk ve ‘En güvenli yer ev, camdan uzakta olun’ dedi. ‘Bir gün şehit olursam dimdik ayakta duracaksın, asla yıkılmayacaksın, bana bunu yapanları sevindirmeyeceksin’ derdi. Sözümü tuttum.”

“Dursun Acar”lar yetiştiriyor

Darbe girişiminin ardından ailesinin yaşadığı İzmir’e taşınan Acar, derslerinde vatan, bayrak, devlet ve millet sevgisinin önemini vurgulayarak vatan için gerektiğinde canın feda edileceğini şehit eşini örnek vererek anlatıyor.

Acar, üzerinde “önce vatan” yazan eşinin fotoğraflarını öğrencilerine göstererek “Hepimizden, her şeyden önce vatan. Elifnaz’ın da babası öyle dedi ve vatan için şehit oldu.” ifadeleriyle konunun hayati önem taşıdığını dile getiriyor.

Eylül ayında öğretmenlerin okullarına döndüğüne işaret eden Acar, kendisine “İsterseniz izin kullanabilirsiniz” denmesine rağmen bunu kabul etmeyerek tüm öğretmenlerle birlikte okuluna döndüğünü söyledi.

Acar, görevini yapabilecek güçte olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti:

“Ülke bu haldeyken bencillik edip izin kullanmak doğru değil. Ülke bu haldeyken herkesin normalde çalıştığında çok daha fazla çalışması gerekiyordu. Bu yüzden hiç izin kullanmadım. 1 Eylül itibarıyla görevimin başındaydım. İnşallah güzel bir nesil yetiştireceğim. Bize o kötü geceyi, kötü günleri yaşatanlar en doğru şekilde yetiştirilmeyen bir nesildi. Böyle kara geceyi tekrar yaşamamak adına özellikle sınıf öğretmenlerinin yapması gereken, bu benim yaptığım, parlak güzel bir gelecek için parlak bir nesil yetiştirmek. Bunun için sorumluluk büyük, yapılması gereken iş mühim.”

24 Kasım’da Erdoğan’ın misafiri

Özgül Acar, 24 Kasım Öğretmen Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek etkinliğe davet edildiğine dikkati çekerek şehit eşinin annesi ve emekli öğretmen babası ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne gideceğini söyledi.

Törende bir konuşma yapacağını aktaran Acar, şunları kaydetti:

“Orada da ‘Mühim olan vatandır, gerisi teferruattır’ sözlerimi tekrarlayacağım. Ben Özgül öğretmen olarak şu ana kadar nasıl yaptıysam bundan sonra da üzerime düşeni hatta fazlasını yapmak için elimden geleni yapacağım. Tüm öğretmenlerin aynı duyarlılıkla vatanına, bayrağına, özgürlüğüne, Türkiye Cumhuriyeti devletine sahip çıkacak, onu en üst mertebelere eriştirecek çağdaş bir nesil yetiştirmek için elinden geleni, hatta fazlasını yapması lazım.”

AA