Develer süslerini giydi, meydana çıkmaya hazır

Yörük kültürünün önemli geleneksel şenlikleri arasında yer alan deve güreşleri öncesi, develerin özenle süslendiği havutlama törenleri başladı.

Eklenme: 18 Kasım 2016 - 11:59 / Son Güncelleme: 18 Kasım 2016 - 11:59 / Editör: Büşra Kılıç
20161118_2_20201976_16140049

İZMİR- Yörük kültürünün önemli geleneksel şenliklerinden olan deve güreşleri öncesi “tülü” olarak adlandırılan güreşçi erkek develer, meydana çıkmaya hazır olduklarının göstergesi el işçiliği havutu giydirilerek, işlemeli örtüler, boncuklar ve havan takılarak süslenmeye başlandı.

Türkiye’de başta Ege Bölgesi olmak üzere Akdeniz ve Güney Marmara’daki bazı illerde yaşatılan gelenek kapsamında kasım ayı, deve sahipleri için yaklaşık 4 ay sürecek heyecanlı sezonun son hazırlıklarını yapma vakti.

Yaz boyunca özenle bakımları yapılan, beslenen “tülü” cinsi olarak adlandırılan erkek develer, güreş sezonunun habercisi olarak kabul edilen havutlama törenleriyle meydanlara çıkmaya hazır hale getirilmeye başlandı.

“Yoz” adı verilen tek hörgüçlü dişi deve ile “buhur” olarak adlandırılan çift hörgüçlü erkek devenin çiftleşmesinden meydana gelen güreşçi “tülü” develerin, “daylak” tanımlamasıyla güreş meydanına ilk adımlarını attıkları 7 yaşından itibaren her sezon öncesi havut giymeleri, devecilik kültürü içinde önemli yer tutuyor.

Törenle havut giyiyorlar 

Güreşecek tülüler, meydana çıkmaya hazır olduklarını simgeleyen havutlarını, aynı zamanda güreşlerin kazasız belasız geçme duası da olarak da kabul edilen havutlama törenleri ve hayrıyla giyiyor.

Deve sahiplerinin tek tek ya da son yıllarda olduğu gibi belediyelerin de katkısıyla düzenlenen toplu törenlerle havut giydirilerek süslendiği törenlerde, dualar edilerek, lokma veya keşkek ikramı yapılıyor.

Tülü havutlamanın maliyeti 5 bin lira 

Deve güreşi kültürünün başkenti olarak kabul edilen İzmir’in Selçuk ilçesinde 6 kuşaktır deve besiciliği yapan İbili Ailesi de bu sezon meydanlarda yeniden boy gösterecek “Birinci İbili” adlı 12 yaşındaki tülülerini havutladı.

Selçuk Belediyesinde zabıta memurluğu da yapan deve sahibi Mustafa İbili ve sarvan (deve bakıcısı) Recep Baba tarafından havutu giydirilerek süslenen devenin, havan olarak adlandırılan çanını ise deveciliğe meraklı 13 yaşındaki komşu çocuğu Yalın Şentürk taktı.

AA muhabirine deveciliği ve havutlamayı anlatan İbili, deveciliğin kuşaktan kuşağa aktarılan bir sevgi olduğunu ifade eden İbili, “Dedemin dedesinin de develeri varmış. Deve yetiştiriciliği bir anda olacak bir iş değil, beşikten mezara kadar süren bir kültür.” diye konuştu.

İbili, deveciliğin pahalı bir hobi olduğunu ama aileden gelen bir kültür olarak bunu sürdürdüklerini dile getirerek, şunları söyledi:

“Güreşçi develer olan tülülerin havutuna 3 bin lira harcıyoruz. Çulunu ve diğer gerekli olan malzemelerini düşündüğümüzde neredeyse 5 bin lirayı buluyor. Deve güreşi, Orta Asya’dan, Batı Anadolu’ya kadar uzanan köklü bir geleneği olan kültür. Kasım ayında başlar, erkek develer bu dönemde  kızgınlaşır, dişiyi hak etmek için bu dönemde başka erkek develerle güreşmek ister. Dualarla havut giyme töreni yapılır, keşkekler karılır, develere bu törenlerde hediyeler bağlanır.”

“Deve güreşleri olmasa devecilik biter”  

“Birinci İbili” devesinin savranı 60 yaşındaki Recep Baba ise zaman zaman hayvan haklarına aykırı olduğu iddiasıyla eleştirilen deve güreşlerinin, Anadolu’da deve varlığının ve deveciliğinin sürmesini sağladığını savundu.

Deve güreşi geleneğinin kaybolması durumunda deveciliğin de sona ereceğini iddia eden Baba, şunları söyledi:

“Daha önce 1980’li yıllarda devecilik bitme noktasına gelmişti. Güreş yapılan yer sayısı parmakla sayılır noktadaydı. İran’dan gelen daylaklarla camia gelişti. Şimdilerde bölgemizde yetişen 500 yakın, güreşmeye hazırlanan daylak var. Bunun yanında arkadaşlarımız yerli deve ırkı yetiştirmek için çalışmalarına devam ediyor.”

En büyük isteği devesinin olması 

“Birinci İbili”ye havanını takan 13 yaşındaki Yalın Şentürk de develere olan ilgisiyle nesilden nesile aktarılan deve sevgisini gözler önüne seriyor.

Ege Bölgesi’ndeki deve güreşlerini yakından takip eden ve tüm boş vakitlerinde İbili ailesinin biri yavru 3 tülü ve bir dişi devesinin bulunduğu çiftte geçiren Şentürk, “Birinci İbili”ye havanını takarken heyecan duyduğunu ifade etti.

Develeri çok sevdiğini, bunu da ailesinin ve okul arkadaşlarının bildiğini dile getiren Şentürk, “Büyüyünce ben de mutlaka deve yetiştireceğim. Hayatta en büyük isteğim bir devemin olması, onları çok seviyorum.” dedi. 

AA