Dolarla ihale yasak

AP’nin Türkiye ile müzakereleri dondurmasından sonra döviz kurundaki artışı durduramayan hükümet çareyi dolara ihale yasağı getirmekte buldu

Eklenme: 1 Aralık 2016 - 12:05 / Son Güncelleme: 1 Aralık 2016 - 12:13 / Editör: Ufuk Küçükyılmaz
dolaryasagi

AP’nin Türkiye ile müzakereleri dondurmasından sonra döviz kurundaki artışı durduramayan hükümet çareyi dolara ihale yasağı getirmekte buldu.

Dolardaki artışı frenleyemeyen hükümet yeni bir yöntem geliştirdi. Buna göre Kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılan mal ve hizmet alımları, yapım işleri ihalelerinde yalnızca Türk lirası üzerinden teklif alınıp sözleşme yapılacak. Resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren yönetmeliğe göre teminat mektupları da Türk lirası üzerinden kabul edilecek. Başbakan Yıldırım bundan sonra devletin mecbur kalmadıkça yabancı parayla sözleşme yapılmayacağını açıkladı. MHP lideri Devlet Bahçeli de bankalara faiz indimi çağrısında bulundu.

Ufuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Tomanbay “Doların egemenliği önce 11 uluslararası banka sahibinin ve sonrasında da ABD halkının refahı ile ilgilidir. ABD, doların rezerv para olarak kabul edilmesi için savaş dahil her yönteme başvurur. Bu nedenle İsrail’in ve dolayısıyla ABD’nin Ortadoğu politikasının özünü bölgedeki Arap devletleri arasında sürekli istikrarsızlık ve kaos yaratmak oluşturmaktır. Çünkü silah satmaktalar” diye konuştu.

Kamu İhale Kurumunun konuya ilişkin 6 yönetmelik değişikliği, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Çerçeve Anlaşma İhaleleri Uygulama Yönetmeliği, Danışmanlık Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği, Elektronik İhale Uygulama Yönetmeliği, Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği, Mal Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği ile Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinde değişikliğe gidildi.

Buna göre, kamu kurum ve kuruluşları, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki ihalelerde yalnızca Türk lirası üzerinden teklif alacak ve sözleşme yapacak. Söz konusu ihalelerde daha önce yabancı para birimi üzerinden de teklif alınıp sözleşme yapılabiliyordu.

Ufuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Tomanbay, Ortadoğu’daki kan ve gözyaşının “dolar”ın hegemonyasını korumak amaçlı olduğunu belirterek şunları dile getirdi.

Aslında hikaye basittir: 1944 yılında Birinci Dünya Savaşının bitiminde Amerika’da yeni bir dünya ekonomik düzeni kurmak için 45 ülkenin maliye bakanlarının katılımıyla Bretton Woods konferansı toplanmıştır. Konferansta yeni bir uluslararası para sistemi oluşturulmuştur. Sistemin özünde de altın karşılığı basılan ve altına dönüştürülebilen ABD Doları bulunmaktadır. Yeni sisteme göre dolar, altına dönüştürülebilirliği kabul edilen tek paradır. Konferansta bir ons altın 35 dolara eşdeğer kabul edilmiş ve bütün diğer ulusal paraların da dolar üzerinden altına bağımlı olması kararlaştırılmıştır. ABD bu parite üzerinden kendisine getirilecek her doları altına dönüştürmeyi de taahhüt etmiştir.

Ancak bu sistem 1971 yılında ABD ekonomisinin yaşadığı krizler sonrasında Başkan Richard Nixon tarafından sonlandırıldı ve Doların altına dönüştürülebilirliği iptal edildi. İşte bu karardan sonra, başta petrol olmak üzere dış ticaret, altın karşılığı olmayan ancak ABD devletinin kararıyla istenildiği kadar basılan dolar ile yapılmaya başlandı. ABD, her türlü mal ve hizmeti maliyeti olmayan, serbestçe bastığı dolar karşılığında satın alıyordu. Diğer ülkeler gereksinimlerini satın alabilmek için büyük miktarlarda dolar rezervlerine sahip olmak zorunda kaldılar. Böylelikle dünya ticareti sadece bir ülkenin bastığı tek bir paraya bağımlı hale geldi. Bu durum ABD’ye dünya ekonomisi üzerinde büyük bir hegemonik güç oluşturma olanağını sağladı. Ta ki Euro’nun uluslararası bir para haline gelmesine kadar. İşte mesele budur”

Ferda PUCAK / Anayurt Gazetesi