Döngüsel ekonomi kültürüne ihtiyaç var

Şişecam Topluluğu, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) işbirliğiyle, JW Marriott Ankara’da  ‘1. Uluslararası Cam Geri Dönüşümü Sempozyumu’nu düzenledi. Biz de Zafer Gazetesi olarak “Ezberleri Bozan Yenilikçi Yaklaşımlar” sloganıyla düzenlenen sempozyumda, Şişecam Topluluğu Araştırma ve Teknolojik Geliştirme Başkanı Prof. Dr. Şener Oktik ile sempozyum hakkında konuştuk.

Eklenme: 30 Kasım 2016 - 10:31 / Son Güncelleme: 1 Aralık 2016 - 11:54 / Editör: Büşra Kılıç
sisecam

Yaşat YEDİER- Zafer Gazetesi- Şener Oktik, sempozyum hakkında şunları söyledi: “Şişecam, son 5 yıla baktığımızda cam geri dönüşümü konusunda “cam yeniden cam” anlayışıyla etkili bir faaliyet içindeydi. Belediyeler ve valiliklerle iş birliği içerisinde cam toplama hacmini arttırmak için çeşitli yöntemler denendi.  Bunlardan en önemlisi kumbaralar. 17.000’in üzerinde kumbara doğru yerlere yerleştirildi. Doğru yere yerleştirilmeyen kumbara bir işe yaramaz. Arabanın kolayca park edilebileceği, bagajın kolayca park edilebileceği yerlere kumbaralar konuldu. Camın toplandıktan sonra işlenmesi bizim adımıza çok önemli. Cam kırığının çoğunluğu cam ambalajdan geliyor. Bunu diğer üretim sektörlerinde örneğin; cam ev eşyası ya da düz camda kullanma şansı oldukça az. Orada istenilen ham madde kalitesi biraz daha farklılaşıyor. Cam kırığı doğru toplanırsa, buralara da cam kırığı sağlama olanağı olur. Bugün çıkılan yolda mevcut yol haritası hem Türkiye hem de Şişecam adına cam geri dönüşümü açısından çok önemli. Çam kırığının bir kısmı üretime geri dönerken, bir kısmı da başka işler için de kullanılıyor. Önümüzdeki 5 yıl bizim için çok önemli. Şu an mevcut olan cam kırığı miktarını %19’dan %45’e çıkarmak en büyük amacımız. Geçenlerde Avrupa Birliği bir oran yayınladı. Avrupa’da bu oran %70’leri aşmış durumda. Bu bir kültür meselesi.

Döngüsel ekonomiye inanan bir kültür oluşmalı. Yalnızca cam da değil. Tekstil için de bu önemli. Mesela bir ipek eşarp bana kravat olabilir. Bu döngüsel ekonomi kavramının gelişmesi lazım. Bunun için de hem alt yapıya, hem teknolojiye hem de sektörün buna destek vermesine ihtiyaç var. 20 milyon euro’luk bir finansman şu anda bunun için Türkiye’nin en büyük cam toplayıcılarından 4 tanesine uzun dönemli ve çok iyi koşullarda verildi. Bu para ile altyapının doğru ayağa kalkması, teknolojilerin doğru uygulanması gerek. Bize gelen cam kırığının daha sağlıklı ve daha çok olması Şişecam’ın geleceğe bakışı diyebiliriz. Türkiye’nin bir ezberi var cam toplama konusunda. Örneğin; siz evdeki şişeleri çöpe atarsınız. İşte bu ezberin bozulması lazım. Bu ezberin bozulması için de çeşitli insiyatiflerin olması lazım. Zorlayıcı yaptırımların yapılması lazım. Ezberleri artık bozmak zorundayız.  Cam kırığının toplanışı ve getirilişiyle ilgili teknolojik anlamda ezberin de bozulması lazım. Bugünkü sempozyum da ezberleri bozan bir yaklaşım.”