Düğün değil “eziyet”

Bilecik’in Pazaryeri ilçesinde, düğünlerde yüzyıllardır sürdürülen “gelin konvoyu bekleme”, “gelin çiçeği alma”, “gelin şerbeti”, “cam kırma” ve “zorla yiyecek yedirme” gibi gelenekler, damat ve sağdıca zor anlar yaşatıyor. 

Eklenme: 19 Ekim 2016 - 13:35 / Son Güncelleme: 19 Ekim 2016 - 13:35 / Editör: Büşra Kılıç
Bilecik'in Pazaryeri ilçesinde, düğünlerde yüzyıllardır sürdürülen "gelin konvoyu bekleme", "gelin çiçeği alma", "gelin şerbeti", "cam kırma" ve "zorla yiyecek yedirme" gibi gelenekler, damat ve sağdıca zor anlar yaşatıyor. ( İbrahim ÖZTOSUN - Anadolu Ajansı )

BİLECİK- “Damat ve sağdıcın başına gelenler, pişmiş tavuğun başına gelmiyor” dedirten düğünlerdeki zorlu süreç, gelin almaya gidilmesi ve damat evinin önünde gelin konvoyunun beklenmesiyle başlıyor. Konvoydan önce damadın arkadaşları, kız evine giderek gelin çiçeğini, gelinin arkadaşlarına belli bir ücret ödeyerek alıyor. Gelin konvoyunun müjdecisi olarak getirilen çiçek buketi, konvoyu bekleyen damadın sağdıcı tarafından sıkı pazarlık sonucu bahşiş verilerek teslim alınıyor.

Damat evinin camları kırılıyor, kapıları sökülüyor

Daha sonra konvoyla getirilen ve dualar eşliğinde arabadan indirilen gelin, damadın koluna girerek eve giriyor. “Ağız tatları ömür boyu sürsün” diye gelin ve damada “gelin şerbeti” içiriliyor. Bu esnada damadın içeriden çabuk çıkmasını isteyen arkadaşları, ellerindeki taş ve sopalarla evin dış kapısının camlarını kırmaya başlıyor hatta hızını alamayan gençler, bazen evin kapılarını dahi söküyor.

Yiyecekler zorla yediriliyor

Evinden alınan damat ile sağdıç, arkadaşları tarafından kahveye götürülüyor. Burada önlük giydirilen damat ve sağdıca, bahşiş paralarıyla alınan çikolata, muz, salatalık, tatlı gibi çeşitli yiyecekler zorla yediriliyor. Zorla verilen yiyecekleri yutmakta güçlük çeken damat ve sağdıcın gözlerinden adeta yaş geliyor.

“Eziyet akşamı” devam ediyor 

Akşam camiye götürülen damat, dönüş yolunda da rahat bırakılmıyor. “Eziyet akşamı”nda gençler, yol boyunca yanlarında getirdikleri ketçap, mayonez, tuz ve un gibi birçok malzemeyi damat ve sağdıcın üzerine döküp, başlarında yumurta kırıyor. Son olarak, evinin önünde topluca dua edilen damat, babasının elini öperek evine giriyor.

“Pazaryeri’nde damat olmak zordur”

İsmail Alkan’ın düğününde sağdıçlık yapan Barış Coşar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bir süre önce evlendiğini ve kendi düğününde de aynı muameleye maruz kaldığını hatırlatarak, zorlu ama güzel bir geleneği sürdürdüklerini söyledi.

Coşar, Pazaryeri’nde damat olmanın zorluğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Bu adetler her gencin başına gelebilir ve bu adetleri sürdürmek bizim gençliğin elinde. Gençler ilçemizde bu tatlı adeti inşallah yıllarca sürdürecektir. Sağdıcı olduğum damat da olmak üzere biz bu akşamı seviyeli bir şekilde kapattık. İnşallah diğer arkadaşlarımızın düğünlerinde de bunu ömür boyu sürdürmek istiyoruz. Bizim çocuklarımız da bunu devam ettirecektir. Bu adetler bizleri birbirimize sıkı sıkı bağlıyor, arkadaşlık bağları güçleniyor.”

Damat İsmail Alkan da zamanında kendisinin de aynı şakaları arkadaşlarına yaptığını anımsatarak, “Şimdi katlanma sırası bende, bu işler sırayla. Yaparsan sana da yaparlar ama olsun ben tüm ağabeylerime, arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Beni bu mutlu günümde yalnız bırakmadılar.” ifadelerini kullandı.

“Örf ve adetlere sahip çıkıyoruz” 

Pazaryeri Belediye Başkanı Muzaffer Yalçın da ilçede kuşaktan kuşağa süren gelenek ve göreneklerin uzun yıllar korunduğunu ve bugünlere taşındığını belirtti.

Yalçın, gençlerin sahip çıkmasıyla bu düğünlerin uzun yıllar süreceğine inandığını ifade ederek, şunları kaydetti:

“Osmanlı geleneklerine uygun bir şekilde yapılan, at üstünde gelin alma, sünnet çocuklarının at üstünde gezdirildikten sonra sünnet edilmesi ve kına gecelerinde ‘haklama’ gibi gelenekler devam ediyor. Arkadaşları, damadı kahveye götürüp zorla yedirip içirirler, akşam camiden çıkan cemaat ile birlikte tekbirlerle damat evine giderken arkadaşları damadın başına yumurta kırma gibi şakalar yaparlar. Aslında bir nevi şakadan çok işkence gibi olur ama buna herkes katlanır. Gelenek ve göreneklerimizin devamı için nesilden nesile bu adetler yapılmaya devam edecektir. Gelenek ve göreneklerin hala muhafaza ediliyor olması ve gençlerimizin atalarına, örf ve adetlerine sahip çıkması, birlik ve beraberliğin korunmasını pekiştiriyor. Kısacası Pazaryeri’nde damat olmak zordur herkes de buna katlanır.

AA