Dün halel getirmeyen şey bugün nasıl yargı bağımsızlığına halel getirir

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Dün Sayın Cumhurbaşkanları ile yüksek yargı başkanlarının bir araya gelmesi, birlikte olması, protokolde olması, beraber bir toplantıda veya yemekte olması yargının bağımsızlığına, tarafsızlığına halel getirmiyor da söz konusu Türkiye’nin Cumhurbaşkanı hem de halk tarafından ilk defa seçilmiş Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunda halel getiriyorsa bu ikircikli bir yaklaşımdır” dedi. Bozdağ, Türkiye Noterler […]

Eklenme: 2 Haziran 2016 - 15:12 / Son Güncelleme: 2 Haziran 2016 - 15:12 / Editör: Oğuz AKÇAKOCA

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Dün Sayın Cumhurbaşkanları ile yüksek yargı başkanlarının bir araya gelmesi, birlikte olması, protokolde olması, beraber bir toplantıda veya yemekte olması yargının bağımsızlığına, tarafsızlığına halel getirmiyor da söz konusu Türkiye’nin Cumhurbaşkanı hem de halk tarafından ilk defa seçilmiş Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunda halel getiriyorsa bu ikircikli bir yaklaşımdır” dedi.

Bozdağ, Türkiye Noterler Birliğinin 45. Olağan Kurulu’nun ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Rize ve Kırşehir ziyaretlerine yüksek yargı başkanlarının katılmasının eleştirildiği belirtilerek, “Bu tartışma arasında Sayın Cumhurbaşkanı’nın ‘alışacaklar’ sözü de yeni bir tartışma başlattı. Bunları değerlendirebilir misiniz” denmesi üzerine Bozdağ, Anayasa’ya göre cumhurbaşkanının devletin başı olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanının, bu sıfatla Türk milletini ve Türkiye Cumhuriyeti Devletini temsil ettiğini, Anayasa’nın uygulanmasını ve devlet organlarının uyumlu çalışmasını gözettiğini anlatan Bozdağ, Anayasa’nın cumhurbaşkanına böylesine önemli bir görev verdiğini ifade etti.

Bozdağ, bundan önceki dönemlerde de başta Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay başkanlarının bütün cumhurbaşkanlarıyla bir araya geldiklerini, gerek cumhurbaşkanlığında gerekse Danıştay Günü, adli yıl açılışı, Anayasa Mahkemesi kuruluş yıl dönümlerinde beraber olduklarını, bazı toplantılarda protokolde birlikte yer aldıklarını anlattı.

Yüksek mahkemelerin kuruluş yıl dönümleriyle adli yıl açılışlarına anamuhalefet partisi liderlerinin de davet edildiğini belirten Bozdağ, “Bunda bir sakınca yok. Bu, bugüne kadar olduğu gibi bugün de aynı şekilde işlemektedir. Dün Sayın Cumhurbaşkanları ile yüksek yargı başkanlarının bir araya gelmesi, birlikte olması, protokolde olması, beraber bir toplantıda veya yemekte olması yargının bağımsızlığına, tarafsızlığına halel getirmiyor da söz konusu Türkiye’nin Cumhurbaşkanı hem de halk tarafından ilk defa seçilmiş Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunda halel getiriyorsa bu ikircikli bir yaklaşımdır. Maalesef yanlış bir yaklaşımdır. Dün halel getirmeyen şey bugün birden bire nasıl halel getirir hale geldi? Bu siyasi bir yaklaşımdır” diye konuştu.

Bozdağ, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ve yargıyı yıpratmak, yargıya ve yüksek yargıya olan güveni olumsuz yönde etkilemek için bilinçli bir kampanya yürütüldüğünü ifade ederek, yargının bağımsızlığının ve tarafsızlığının bir arada olan, yan yana oturan kişilere göre değil verilen adil ve doğru kararlarla tesis edilebileceğini vurguladı.

“Yeni anayasaya ilişkin çalışma takvimini Sayın Başbakan paylaşacak”

Yeni anayasa yapım sürecine ilişkin sorular üzerine Bozdağ, milletin talebi olan yeni anayasa için seçim öncesinde tüm siyasi partilerin millete taahhütte bulunduğunu anımsattı. AK Parti’nin bu  taahhüdün arkasında olduğunu vurgulayan Bozdağ, yeni anayasanın uzlaşmayla yapılmasını arzuladıklarını kaydetti.

Bozdağ, 24. ve 25. dönemde kurulan Uzlaşma Komisyonlarından bir sonuç çıkmadığına işaret ederek, “Gönlümüz arzu ediyor ki Türkiye parlamentosunun siyasi partileriyle, gruplarıyla, bir Uzlaşma Komisyonunda yeni anayasa yapmasıdır. Maalesef Türkiye, uzlaşarak yeni bir anayasa yapmayı başaramamıştır.” ifadelerini kullandı.

AK Parti’nin anayasa önerisinde, milletin beklentilerine cevap verecek düzenlemelerin ve başkanlık sisteminin yer alacağını anlatan Bozdağ, bu konudaki çalışmaların 64. Hükümet döneminde de devam ettiğini, çalışma takvimini ve seyrini Başbakan Binali Yıldırım’ın önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşacağını bildirdi.

TBMM tatile girmeden bir teklifin sunulup sunulamayacağı sorusunu Bozdağ, “Temmuzda tatile giriyor. Takvime baktığınız zaman temmuz çok yakın gözüküyor, yani yetişmez gibi gözüküyor.” diye yanıtladı.

“İade talebini önümüzdeki günlerde ABD’ye ileteceğiz”

ABD Dışişleri Sözcüsü ‘Fetullahçı Terör Örgütü’nü, terör örgütü olarak kabul etmiyoruz, görmüyoruz’ dedi. Nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusu üzerine Bozdağ, Türkiye’nin dost ve müttefik ülke ABD’nin güvenlik konusundaki taleplerine önem verdiğini, ciddiye aldığını, ABD’nin de Türkiye’nin güvenlik konusundaki taleplerini, kaygı ve risklere dair değerlendirmelerini dikkate almasını beklediğini, bunun Türkiye’nin en doğal hakkı olduğunu söyledi.

Bozdağ, “Tabii bu konuda kararı onlar kendileri verecektir, ama biz iki dost ve müttefik ülke arasında nasıl bir ilişki varsa bu konuda da benzer bir ilişkinin devam ettirilmesinin doğru olduğu kanısındayız. Bildiğiniz gibi Milli Güvenlik Kurulu, ülkenin güvenliğiyle ilişkin konularda Hükümete tavsiye kararı alabilmektedir. Bu yönde de Milli Güvenlik Kurulu tavsiye kararı almıştır. Böylesi bir kararı hükümet elbette gereği neyse takdir edecektir. Bu konuda Türkiye’nin tutumu nettir. Türkiye’nin iç güvenliği ve ulusal güvenliğiyle ilgili konulardaki bütün kaygılarını, risklerini Türkiye’yi yönetenlerin dikkate alması gerekir ki Hükümet olarak alıyoruz. Bizim dost ve müttefik bildiğimiz ülkelerin de Türkiye’nin bu konudaki kaygılarını ve taleplerini dikkate almasını bekliyoruz. ABD’den de beklentimiz budur” ifadelerini kullandı.

Gülen’in iadesine yönelik işlemlerde son durumun sorulması üzerine Bozdağ, sürecin devam ettiğini, dosyalar üzerindeki tercümelerin sürdüğünü, ilerleyen günlerde iade taleplerini ABD’ye ileteceklerini aktardı.