“Dünya Çocuk Günü Türkiye Bildirisi”

Çocuk Vakfı, Dünya Çocuk Günü dolayısıyla “2016 Dünya Çocuk Günü Türkiye Bildirisi” yayımladı. 

Eklenme: 1 Ekim 2016 - 10:06 / Son Güncelleme: 1 Ekim 2016 - 10:06 / Editör: Ferhat Esnek

İSTANBUL – Çocuk Vakfı açıklamasına göre, her yıl dünyada ekim ayının ilk pazartesi günü kutlanan Dünya Çocuk Günü bildirisini bu yıl şair-yazar Ali Ayçil yazdı.

3 Ekim’de kutlanacak Dünya Çocuk Günü için Ali Ayçil’in “Çocuklar gelince neler getirir?” başlığıyla kaleme aldığı bildiri, “Biz dünyaya geldiğimizde kelimeleri çok küskün buluruz. Öyle çok tekrar edilmişlerdir ki artık herkes ezberlemiştir onları. Oysa ırmak, içinden sular geçtiğini birine göstermek için can atar; orman, ağaçlarını görelim diye yapraklarını hışırdatıp durur, kedi tırnaklarını kazağımıza geçirir. Sonra biz gelip sözcüklerin kalbini yoklarız. Irmak yeniden suyuna kavuşur…” diye başlıyor.

“Biz dünyaya geldiğimizde rakamları çok yorgun buluruz. Savaşlar, ölümler, anlaşmalar, yaş günleri unutulmasın diye, onları tıpkı bir arı gibi çalıştırırlar. Hep dikkatli olmaları, hiçbir yılı unutmamaları da gerekir üstelik. Bu da çok yorucudur. Sonra biz gelip bütün sayaçları sıfırlarız. Bunu nasıl mı yaparız? Tabii ki zamanı masallaştırarak…” ifadelerini kullanan Ayçil’in bildirisi şöyle devam ediyor:

“Biz dünyaya geldiğimizde kitapları çok sıkılmış buluruz? Büyükler çünkü bir hikayeyi okurken çok az hayret etmeye, çok az korkmaya, çok az şaşırmaya ve çok az hayal kurmaya başlamışlardır. Hikayelerin kahramanları, can sıkıntısı içerisinde kendisini ağzı açık dinleyecek bir okur bekler. Biz işte tam da onlar can sıkıntısından ölecekken geliriz. Macera bizimle başlar…

Biz dünyaya geldiğimizde hayvanları çok tembel buluruz? Kediler, kimse kendileriyle yeterince oynamadığı için, parklarda ağaçların altında öylece kaşınıp dururlar. Sanki güvercinler onlardan çok mu farklı? İnsanlar telaşla bir oraya bir buraya geçip giderken, pek azı dönüp şöyle bir ilgilenmeyi akıllarının ucundan geçirir. Ama birden biz çıkarız ortaya, kedileri koşturur, güvercinleri küçük bir buğday tarlasının üzerinde uçururuz. Kimse hayvanları bizden daha iyi evcilleştiremez… Biz dünyaya geldiğimizde insanları işlerinden kafalarını kaldıramayacak kadar yoğun buluruz. Sabah telaşla evden çıkıp akşamları yorgun dönerler. Bazen çok sıkıldıklarını söyleseler de hayatları yıllarca böyle devam edip gider. Bir gün biz gelir, insanı hiç yormayan işlerin de olduğunu gösteririz… Biz dünyaya geldiğimizde büyükleri her şeyde çok ustalaşmış buluruz. Savaşmakta çok ustalaşmışlardır; ticarette çok ustalaşmışlardır; yüksek evler yapmakta çok ustalaşmışlardır; avcılıkta çok ustalaşmışlardır ve her şeyi bilmekte de çok ustalaşmışlardır. Biz ise her şeyde acemi olmanın güzelliği ile geliriz. Tıpkı ilk insan gibi. Onun evrendeki ilk şaşkınlık nöbetini hep biz tutarız…”

– Ali Ayçil

Şiir ve şiir üzerine yazıları Dergah, Hece, Kitaplık gibi dergilerde yayımlanan, Aylık Mostar ve haftalık Gerçek Hayat dergilerinin editörlüğünü yapan Ayçil, halen Dergah edebiyat dergisinin yayın yönetmenliği görevini sürdürüyor.

Ayçil, şiir dalında “Arastanın Son Çırağı”, “Naz Bitti”, deneme dalında “Ceviz Sandıklar Ve Para Kasaları”, “Kovulmuşların Evi”, “Yenilgiden Dönerken” hikaye dalında “Sur Kenti Hikayeleri” kitaplarını okuyucuyla buluşturdu.

AA