Ecdat yadigarı camiler asırlara meydan okuyor

Felaketleri atlatarak yüzyıllardır ayakta kalmayı başaran ecdat yadigarı camiler, ihtişamlarıyla tarihi mirasın güzelliklerini yansıtmaya devam ediyor.

Eklenme: 4 Ekim 2016 - 12:01 / Son Güncelleme: 4 Ekim 2016 - 12:15 / Editör: Büşra Kılıç

BURSA- AA muhabirlerinin derlediği bilgilere göre, her köşesi tarih kokan Anadolu’da, geçmişin izlerini bugünlere taşıyan İslam dünyasının önemli camileri, tüm heybetiyle hem ibadet edenleri hem de yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor.

Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde inşa edilen, asırlardır yaşanan birçok olaya rağmen ayakta kalmayı başaran tarihi camiler, özellikleri, mimarileri, yapılış hikayeleri ve ihtişamlarıyla dikkati çekiyor.

Ecdat yadigarı olduğu kadar gelecek nesillere bırakılacak bir emanet niteliği taşıyan “en yüksek mertebeli mabet” olarak bilinen Ulucami, Mimar Sinan’ın “ustalık eseri” Selimiye Camisi, kar havuzlu 713 yıllık Eşrefoğlu Camisi, 682 yıldır hutbelerine kılıçla çıkılan Gazi Süleyman Paşa Camisi, Anadolu’nun “ilk camisi” Habib-i Neccar gibi onlarca mabet, bulunduğu kentlerde inanç turizmi açısında önemli konumda bulunurken, gelen milyonları kendine hayran bırakıyor.

Sadece Türkiye değil İslam coğrafyasından da yakından ilgi gören, Büyük Selçuklu İmparatorluğu cami mimari geleneğini Anadolu’da temsil eden tek örnek Battalgazi Ulu Cami, Anadolu’nun “ilk camisi” Habib-i Neccar, Samsun’un Çarşamba ilçesinde 810 yıl önce çivi kullanılmadan ahşaptan yapılan Göğceli Camisi, “Kırlangıç örtü”lü Erzurum Ulu Cami, mimarisi ve kendilerine has özellikleriyle müdavimlerini ve ziyaretçilerini büyülüyor.

AA