‘El dokuma halıları ‘köy işi’ olarak görülüyor’

Yeni neslin el dokuması halıları ‘köy işi’ olarak gördüğünü belirten halıcı esnafı Sefa Torun, günümüz evlerinde kullanılan ev dekorunun, el dokuması halılara çok uygun olmadığını söyledi ve ekledi: “Mobilyaya uymayınca anadan, babadan ve atadan kalma el dokuması halıları getirip bize satıyorlar.”

Eklenme: 14 Ekim 2016 - 08:51 / Son Güncelleme: 14 Ekim 2016 - 8:51 / Editör: Büşra Kılıç

Ezgi Çisil KABAN- Ticari Hayat Gazetesi(Ankara)- Ticari Hayat gazetesi olarak Samanpazarı’nda el dokuması halı ve kilim alım satımı yapan Sefa Torun’la halı dokumacılığının günümüzdeki önemi ve el dokuma halıcılığı sektöründe yaşanan sıkıntıları konuştuk.

Yaklaşık 30 yıldır halıcılık yaptığını ifade eden esnaf Torun, 30 yıldır halıcı olarak Samanpazarı’nda olduğunu, faaliyetlerinin her türlü sıfır ve ikinci el dokuması halı ve kilim alıp satmak olduğunu ifade etti.

‘Bir halının elde dokunması 2 ay sürüyor’

Torun, el halısı dokumanın emeğinin çok fazla olduğuna dikkat çekerek, “Halı dokumasında kullanılan ip elde yapılıyor. Kök boyası yapmak için ayrıca bir uğraş veriliyor. İp yapma ve boya yapma uğraşı dışında sadece bir halının dokunması 2 ay sürüyor.” şeklinde konuştu.

‘Halı satamayınca mesleği bırakıyorlar’

Eskiden Türkiye’nin her yerinde halı dokunduğunu hatırlatan Torun, günümüzde Balıkesir ve Isparta illeri haricinde el halısı dokumacılığının bitme noktasına geldiğini öne sürerek; sözlerini şu şekilde sürdürdü: “ Eskiden bu çarşıda 40’a yakın halıcı vardı. Şu anda sayımız toplasan 7-8 kişiyi geçmez. Bunun sebebi halı satışlarının çok düşük olmasına bağlı. Geçen yıl bin liraya evlerden satın aldığımız halıyı bu yıl 600-700 liraya alıyoruz. İş olmayınca halı da alamıyoruz. İnsanlar halı satamayınca mesleği bırakıyorlar. Eğer bir talep patlaması olursa halı fiyatları 2 bin liraya 3 bin liraya kadar çıkabilir.”

El dokuma halıları ‘köy işi’ olarak görülüyor

Yeni neslin el dokuması halıları ‘köy işi’ olarak gördüğünü belirten Torun, günümüz evlerinde kullanılan ev dekorunun, el dokuması halılara çok uygun olmadığına dikkat çekerek:”Mobilyaya uymayınca anadan, babadan ve atadan kalma el dokuması halıları getirip bize satıyorlar.” diye konuştu.

‘Yabancılar el dokuması halı ve kilime bizden daha meraklılar ‘

Ağırlıklı müşteri grubunun yabancılardan oluştuğunu vurgulayan Torun, sözlerine şöyle devam etti: “ Yabancılar el dokuması halı ve kilime bizden daha meraklılar. Sanatın ve el işinin kıymetini bizden daha iyi biliyorlar. Bu yüzden Türkiye’de dokumacılık bitme noktasına geldi.”
Torun, siyasi krizden dolayı Türkiye’ye yabancı turistin gelmemesinin dokuma halı satışlarında düşüşe neden olduğuna dikkat çekerek, kriz sürecinde Ankara’da bulunan elçilik çalışanlarının ve şirket çalışanlarının dışarı çıkmaması nedeniyle satışların azaldığını bildirdi.

‘Makine üretimi halılar kanserojen madde içeriyor’

Makinede üretilen halılarda kullanılan malzemelerin naylon ve kimyasal boyalar olduğuna dikkati çeken Torun,”Bu kimyasallar kanserojen maddeler içeriyor. Ama gel gelelim evdeki bayanlara bunu anlatamıyoruz. Bayanlar için önemli olan modaya uysun, mobilyaya uysun. Çoğu insan makine halısı satın almak için anadan, atadan ve  babadan kalma halılarını bize getirip satıyorlar. Niye satıyorsunuz ? Bu halı satın alacağınız makine halısından daha mı sağlıklı ? diye sorduğumuzda, ‘Yok bu köy işi, biz bu halıları sevmiyoruz’ cevabını alıyoruz.” dedi.
Fabrikalarda üretilen makine halılarının küçük çocuklar için ve yetişkinler için sağlıklı olmadığı konusuna da değinen Torun, el dokuması halılar saf yün ve kök boya kullanılarak üretildiği için hiçbir kimyasal madde içermediğini ve bu yüzden makine halılarından daha sağlıklı olduğu değerlendirmesinde bulundu.

‘Bu halılar artık bulunmayacak’ 

Torun, el dokuması halı ve kilimlerin, makine halılarından daha kıymetli olduğunu hatırlatarak: “Zamanla bulunmayacak bu halılar. Makine halılarını satmaya kalksanız kimse para vermez. Ama bu halılar altın gibi hiç değerini kaybetmiyor.” vurgusunu yaptı.