El emeği takunyalar Bosna’dan alıcı buluyor

Osmanlı döneminden günümüze kadar gelen ve artık unutulmaya yüz tutmuş durumdaki ‘takunyacılık’ mesleğinin son temsilcilerinden olan Gömeç’teki usta Sebahattin Yıldız’ın el emeğiyle ürettiği takunyalar Bosna Hersek’ten bile alıcı buluyor.

Eklenme: 17 Ekim 2016 - 13:00 / Son Güncelleme: 17 Ekim 2016 - 13:00 / Editör: Büşra Kılıç

Fatih Emrah ERDOĞAN- Memleket Gazetesi(Balıkesir)- Balıkesir’in Gömeç ilçesinde 50 yıllık ahşap ustası olan 70 yaşındaki Sabahattin Yıldız, 4 yıldır Gömeç ilçe merkezindeki bir marangoz atölyesinde takunya üretiyor. Gazetemize açıklamalarda bulunan Yıldız, takunyacılık mesleği ile ilgili bilgiler verdi. Kaz Dağları’nın çınar ağaçlarıyla, el yapımı takunyalar ürettiğini söyleyen Yıldız, ülkedeki bir çok farklı nokta ile birlikte Yugoslavya ve Bosna Hersek’e bile takunya gönderdiğini vurguladı. Bir çifti 10 liradan satılan el yapımı takunyaların ilgi gördüğünü ve Edremit Körfezi’nde bu mesleği yapan kimsenin kalmadığını söyleyen Sabahattin Yıldız, kendisine destek veren herkese teşekkür etti. Yıldız, “Bir mobilya atölyesinin içinde bana yer verdiler ve takunyaları burada üretiyorum. Ülke dışında bile hala az da olsa ilgi görüyor olması çok güzel. Takunya bizim milletimizin kültürleri arasında. Camilerden de zaman zaman siparişler alıyorum. Fakat yetiştirecek çırak bulamıyorum” dedi.

Teknolojik gelişmeler insan hayatındaki alışkanlıkları değiştirdiği gibi geçmişte revaçta olan bir çok mesleği de ortadan kaldırıyor. Giyimden, ev eşyasına ve mimariye kadar birçok meslek bugün unutulmuş ya da unutulmak üzere. Özellikle insanoğluna her devir ve dönemde eşlik eden ağaca dayalı bir çok meslek, bugün Balıkesir’in Edremit Körfezi’nde bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda insan tarafından yaşatılmaya çalışılıyor. Bunlardan biri de ‘takunyacılık’ mesleği.

Takunya, ıslak zeminlerde giyilen üstü tasmalı, yüksek tabanlı tahta ayakkabılardır. Eskiden halk arasında haphap olarak da bilinirdi. Tahtası ceviz, dut ve çınar gibi suya dayanıklı ağaçlardan yapılıyor. Takunyaların tahta tabanın yan taraflarına sedef kakmalar ve gümüş işlemeler de yapıldığı bilinirken, en çok ilgiyi sade olanlar görüyor.

Ağaç takozlar, takunya haline getirilince üzerine, ayağa oturması için kösele veya eski otomobil dış lastiklerinden iki santim genişliğinde şeritler kesilip çakılıyor. Eskiden insanlar bu takunyaları banyolarda, tuvalette ve sokak aralarında gezerken kullanırken, artık yalnızca bazı camilerde abdest alırken kullanılıyor.