Fındık üreticileri endişeli

24 Kasım 2015’te Rus uçağının düşürülmesiyle gerilen Türk-Rus ilişkileri son zamanlarda düzelmeye başladı. Öte yandan fındık fiyatlarında yaşanan düşüş üreticiyi endişelendiriyor.

Eklenme: 28 Kasım 2016 - 08:53 / Son Güncelleme: 28 Kasım 2016 - 8:53 / Editör: Büşra Kılıç
findik-ureticileri-endiseli-1732

Serkan GÖBEL- Ticari Hayat Gazetesi- Özellikle AB’yle olan ilişkilerin bozulması ticari açıdan Türkiye’yi olumsuz yönde etkiledi. Geçtiğimiz günlerde Rusya’yla ticari olarak yaşanan olumlu gelişmeler ve 5 üründe kaldırılan ambargo yüzleri güldürdü.

Konuyla ilgili TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar ile yaptığımız görüşmede durumun umut verici olduğunu ve ilişkilerin normalleşmesiyle daha da iyi olacağını belirtti.

Üretici mağdur

Öte yandan fındık fiyatının aniden 15 TL’den 9 TL’ye düşmesi üreticiyi kızdırdı. Rekolte düşük olduğu halde fiyatların da düşmesine anlam veremeyen üretici bu durumun düzeltilmesini istiyor. Konuyla ilgili TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar sadece fındıkta değil aynı durumun üzüm, kayısı ve incirde olduğunu belirterek, “Üreticilerimizin ve Odalarımızın tahammülü kalmadı. Hükümetimiz bir an önce harekete geçmeli. Birlikler, TMO garantörlüğünde acilen piyasaya girmeli, alım yapmalıdır” dedi.

Birlikler piyasayı yönetemiyor

Tarım odaları birliklerinin konuya ilgili güçlerinin yetmediğini vurgulayan Bayraktar, “Birlikler piyasayı regüle edemiyor. İşin mali büyüklüğü birliklerin gücünü aşıyor. Çiftçimiz ve Ziraat Odalarımız bundan çok rahatsız. Sorunun bir an önce çözülmesi gerekiyor. Fındıkta, üzümde, kayısıda, incirde fiyatlar düşüyor. Geçen yılın aynı dönemine göre kilogramda kabuklu fındık 2 lira düşerek 10 liraya, kuru kayısı 3 lira düşerek 6 liraya, kuru üzüm 1 lira 70 kuruş düşerek 3 lira 80 kuruşa, kuru incir 50 kuruş düşerek 6,5 liraya indi. Bu sorun çözülmezse çiftçimiz üretimini sürdüremez hale gelecektir. Üreticiyi tarlada tutmak zorlaşacaktır. Bundan en fazla zararı da Türk ekonomisi görecektir. Milyarlarca döviz kazandıran bu ürünlerin üretimi ve ihracatı azalacaktır. Devlet, hızlı bir şekilde üreticinin ürününü pazarlamasına yardım etmeli, bu ürünlerde tekelleşmeyi önlemelidir.” dedi.
Ayrıca TMO’nun da konuya gerekli önemi vermediğini, piyasanın tekelleşmeyle karşı karşıya olduğunu söyleyen Bayraktar “Bütün bunların gerçekleşmesini ve tekelleşmenin önlenmesini istiyorsak, bunun yollarından biri TMO’yu etkin olarak kullanmaktan geçer. TMO, kiraladığı veya inşa ettirdiği depoları Fiskobirlik, Marmarabirlik, Kayısıbirlik, Tariş gibi birliklere tahsis etmelidir.” dedi.

“Bu ülkeye hizmet etsinler”

Fındık, üzüm, kayısı ve incirde özel sektörün yatırımlarının da yetersiz olduğunu belirten Bayraktar, “Son 10 yılda bu ülke ham tarım ürünü ihracatı olarak fındıktan 10,3, üzümden 5,9, kayısıdan 3,5, incirden 2,15 milyar dolar olmak üzere 21,8 milyar dolar kazandı.

Tarım ürünleri ihracatı içinde fındık ilk sırayı, üzüm ikinci sırayı, kayısı beşinci sırayı, incir yedinci sırayı aldı. Dünyada rakipsiz olduğumuz fındık, kuru üzüm, kayısı ve incirde son 10 yılda sadece ham ürün ihracatından 21,8 milyar dolar döviz geliri elde ettik. Gıda sanayini de katarsak bu ürünlerden elde edilen ihracat geliri iki katına çıkıyor.

Koç, Sabancı, Ülker gibi büyük holdinglerimiz, tüm yerli sermayemiz, bu alanlara yatırım yapmalıdır. Sadece fındıkta, işlemediğimiz için yurt dışındaki büyük şirketlere bıraktığımız gelir 12-13 milyar doları buluyor. Tüm özel sektörümüzü yatırıma davet ediyorum. Yatırım yapsınlar, bu kadar büyük kaynağı yurt dışına bırakmayıp, ülkemize kazandırsınlar. Hem milyonlarca çiftçimiz mağdur olmaktan kurtarsınlar hem de dev boyutlarda istihdama, ihracata, katma değere vesile olsunlar. Bu ülkeye hizmet etsinler.”