Gençlik Meclisi son hız

İzmir Kent Konseyinin başarılı ve aktif meclislerinden Gençlik Meclisi Başkanı Ersin Yüce, çalışmalara dair bilgiler verdi.

Eklenme: 18 Ekim 2016 - 15:51 / Son Güncelleme: 18 Ekim 2016 - 15:51 / Editör: Büşra Kılıç

Emircan IŞILDAK – İlkses Gazetesi(İzmir)- İzmir Kent Konseyi Gençlik Meclisi Başkanı Ersin Yüce ile kentteki genç nüfus potansiyeli ve meclis çalışmalarına dair bir söyleşi gerçekleştirdik. Gençlik Meclisinin çalışmalarına, geçtiğimiz hafta aldıkları ödüle ve konseye vurgu yapan Yüce, samimi açıklamalarda bulundu.

“ÇEKİRDEKTEN GELDİM”

Ersin Yüce, söyleşinin başında kendisiyle ilgili bilgi verdi. Yüce, “1986 Ankara doğumluyum. Ege Üniversitesi Gazetecilik Bölümü mezunuyum. 1 yıl bu alanda formasyon eğitimi aldım. Bunun yanı sıra sosyoloji bölümündeki eğitimim de devam ediyor. 2007 yılından beri de İzmir Büyükşehir Belediyesinin sosyal projelerinde gönüllülük esasıyla çalışıyorum. İzmir’deki ‘Ağabey-Abla-Kardeş’ projesindeki deneyimimle başladım. Aşama aşama olarak farklı konularda görev aldım. Son olarak da Kent Konseyinin Gençlik Meclisinde yer aldım. Çekirdekten evrimleşerek bir noktaya geldik. İzmir Kent Konseyinde de kentteki gençler için bir araya geldik. 2014 yılında meclise ilk seçilmem gerçekleşti. Yürütme Kurulu olarak devam ettikten sonra da başkanlık görevine getirildim” dedi.

“SİVİL ÖRGÜTLERLE BİR ARAYA GELİYORUZ”

Kent Konseyi Gençlik Meclisinin çalışmalarına da açıklık getiren Yüce, “Kent Konseyi Gençlik Meclisi, İzmir’deki gençlere dair çalışmalar yapar. Gençliğe yönelik farkındalık yaratabilecek çaba içerisindedir. Ancak oluşumun da ayni ve maddi anlamda yardım alması gerekiyor. Çünkü projeler belli bir imkan ve ekonomik destek gerektiriyor. Biraz bunun sıkıntısını yaşıyoruz. Ama biz 2014 yılından beri elimizden geldiğince emek veriyoruz. Birçok çalışmaya ve projeye imza attık. Örneğin kurulduğumuz günden bu yana, gönüllü buluşmaları düzenledik. Kentteki genç sivil toplum örgütlerini bir araya getirdik. Onlarla temas kurduk. Çünkü Gençlik Meclisimizin bir görevi de katılımcılığı artırmaktır. Dolayısıyla bu organizasyonumuzda 80’e yakın sivil toplum örgütü bir araya geldi. Ayrıca İzmir’deki engelli gençler için bir çalışma yürüttük. Engelli bireyler genellikle evlere hapsoluyor, aileleri çok fazla engelli çocuklarını dışarı çıkarmıyor. Biz onların da hayata katılmalarının taraftarıyız. Onların da parklara, bahçelere gitmeleri için ne gerekiyorsa yapmak istedik. Bu doğrultuda parkları onların aktivitelerine nasıl uygun hale getirebiliriz diye düşündük. Bununla ilgili gündem oluşturup, Büyükşehir Belediyesine gönderdik. Projemiz onaylandı ve çalışmaları devam ediyor” ifadelerini kullandı.

SU SIKINTISINA DİKKAT ÇEKTİLER

İZSU ve İzmir Büyükşehir Belediyesi ile birlikte yürüttükleri tasarruflu su kullanımı kampanyasından söz eden Yüce, “Etkinliklerde yer almaya gayret ediyoruz. Karamanlı gençlerin festivaline gittik. Çevre illerden gelen gençlerle bir araya geldik. Çünkü bizim amacımız kent genelinde olduğu kadar ülke genelinde de aktif olmak. Bu doğrultuda çalışıyoruz. Çanakkale Zaferi’nin 100.yılında Çanakkale’ye gezi düzenledik. Bir otobüs gencimizle şehitlerimizin yanında yer aldık. Bunların yanı sıra yaşanan su sıkıntısına ve önümüzdeki dönemlerde yaşanabilecek olan muhtemel su savaşlarına karşı farkındalık yaratmak adına su kullanımına dair çalışma yaptık. Bu anlamda İZSU ve İzmir Büyükşehir Belediyesi ile görüştük. Broşür hazırladık. Suyu tasarruflu kullanabilmek adına stickerlar yaparak önemli yerlere yapıştırdık. 22 Mart’ta da stant kurduk, insanlara bu farkındalığı anlattık” dedi.

“KENT TARİHİ BİLİNMİYOR”

Yüce ayrıca İzmir’deki gençlerin kent tarihine uzak olduklarına da dikkat çekerek, “İzmir’deki gençlerin en büyük sorunlarından biri kentin tarihini bilmemektir. Yunan işgalciler denize dökülmüş; Evet ama bundan öncesi veya başkası yok. Bilmiyoruz. Biz de Symrna’dan İzmir’e yürümek isminde bir organizasyon hazırladık. Agora’ya, Efes’e, Şirince’ye, Kemeraltı’na, Basmane’ye gezi etkinlikleri yaptık. Gençleri rehberlerimizle beraber o alanlarda gezdirdik. Tarih konusunda bilinçlendirdik. Bizi ziyarete Almanya’dan, Edirne’den, Bursa’dan kent konseyleri ziyarete geldi. Özellikle enerjimiz ve aktivite yoğunluğumuzu takdir ettiler” şeklinde konuştu.

KOLEKTİF ÇALIŞMA ÖRNEĞİ

Katılımcılar tarafından beğeni toplayan GizFest etkinliğiyle ilgili de değerlendirmelerde bulunan Yüce, “Mayıs aylarında GizFest yaptık. GizFest bizim için bir dönüm noktası oldu. İzmir ve ülke genelinde etkili olabilecek bir farkındalık çalışması yapmayı arzuladık. Bunun içi kentteki gençlik örgütleriyle birlikte bir şeyler düşünmek, bir şeyler başarmak hedeflendi. Düşüncemiz için davet ettiğimiz kitlesel anlamda başarılı olan gençlik örgütlerini çağırıp toplantı yaptık. Dedik ki ‘Bir festival hayal etsek nasıl olabilir’. Çok güzel fikirler ortaya atıldı. 27 tane atölye ile beraber iki gün boyunca dolu dolu etkinliklerin olduğu bir festival gerçekleştirdik. Kolektif bir şekilde başardığımız için de ayrıca mutluluk duyduk” dedi.

ÖDÜL ONURLANDIRDI

Geçtiğimiz hafta İzmir’deki sivil toplum kuruluşlarından aldıkları ödülü de yorumlayan Yüce,“Tülay Aktaş Güçbirliği’nden ödül almak bizi çok mutlu etti. 300 derneğin bulunduğu ve birçok projenin yarıştığı yarışmada ödül almamız bizi onore etti. Bu manevi bir mutluluk, yoksa maddi bir getirisi yok. Ama mutlu edip, teşvik ediyor. Ayrıca bizi cesaretlendiriyor. Bir adım atıldığında başarıya ulaşabileceğimizi gösteriyor. Dolayısıyla biz de gurur duyduk” değerlendirmesini yaptı.

“GENÇLİK MECLİSİ HERKESE AÇIK”

Meclisin düzenlediği organizasyonları anlatan Yüce, “Ege Çağdaş Eğitim Vakfı (EÇEV) ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ile birlikte İzmir Özel Olimpiyatları’nı düzenledik. Farklı kategorilerde yaklaşık 5 ay süren olimpiyatlar ve spor organizasyonları düzenledik. İlk yılımız gayet başarılı geçti. Umarım bu yıl da devam eder. Bunun dışında AIESEC ile imzaladığımız protokolle birlikte 9 ayrı ülkeden 10 gencimiz ülkemizi ziyarete geldi. Misafirlerimizle İzmir’deki sivil toplum kuruluşları ve gençlik örgütlerinin nasıl çalıştığını konuştuk. Onların toplumunda sivil örgüt anlayışının nasıl işlediğini sorduk. Kurum içi eğitim, kurum içi oryantasyon konularını masaya yatırdık. İzmir Kent Konseyi herkese açık bir kapı. Ancak bu kapı bazı alanlarda sıkıntı yaratabiliyor. Bize gerçekten koşacak, iş yapacak bireyler gerekiyor. Biraz da süzgeç görevi görmemiz lazım. Tüm bu konularda o gençlerin de tavsiyelerine kulak verdik. Fikir alışverişinde bulunduk. Bu organizasyon da bize çok şey kattı. Uluslararası anlamda farklı görüşleri, değerlendirmeleri görmüş olduk. Bizim açımızdan faydalı oldu” dedi.

“KENDİMİZİ TAM OLARAK İFADE EDEMİYORUZ”

Vatandaşların Kent Konseyine bakışını da değerlendiren Yüce, bu anlamda biraz özeleştiride bulunarak, “Katılım açıkçası tatmin edici boyutta değil. Ancak kimseyi suçlamıyoruz. Belki de biz sivil toplum örgütleri olarak kendimizi tam anlamıyla ifade edemiyoruz. Okullar başlıyor, stant kuruluyor. Bir kısım öğrenciyi, vatandaşı kaydedelim mantığı bize fayda sağlamıyor. Biz sivil toplum örgütleri olarak kendimizi anlatabilecek alanlar yaratmalıyız. Festivallerle, farklı etkinliklerle gençleri çekmemiz gerekiyor. İnsanlara uğraştığımız işlerle ilgili, çalışmalarımızdaki emeklerle ilgili samimiyeti verebilirsek o insanlar zaten gelecektir. Benim de girişim buna benzer şekilde oldu” şeklinde konuştu.

GENÇ NÜFUS POTANSİYELİNE VURGU

Kentteki genç nüfusa da dikkat çeken Yüce, “İzmir’de 9 tane üniversite var. Ben kentimin yaşlı anılmasını istemiyorum. Çok ciddi bir genç potansiyeli var. Bizler bu gençliği aktif hale getirebilmeliyiz. Onları aktif tutacak etkinlikler yaratmalıyız. Tabi maddi anlamda da sıkıntılarımız olabiliyor. Ama sağ olsun Büyükşehir Belediyesi bize bir ödenek ayırıyor. Ayrıca yer, mekan tesisi konusunda yardımcı oluyor” dedi.

“GENÇLERİ BEKLİYORUZ”       

Yüce son olarak gençlere çağrı yaparak sözlerini şu şekilde noktaladı: “Kent konseyleri biraz yapboz gibidir. Bir şeyleri denersiniz, olur ya da olmaz. Değiştirirsiniz. Yönerge ile ilgili sıkıntılarımız var. O sıkıntıları gidermek istiyoruz. Ayrıca gönüllü oryantasyonunu yenilemek istiyoruz. Evet, gönüllü vatandaşlarımız geliyor ama biz onları eğitmek istiyoruz. ‘Konsey nedir? Proje nasıl yazılır?’ gibi konularda eğitim vereceğiz. Diğer bir amacımız da GizFest gibi projelerin devamıdır. Bunları sağlamak istiyoruz. İzmir’deki gençleri de yanımıza bekliyoruz”