Görme engelli Suriyeli çobanın ‘ekmek kavgası’

Suriye’de çalıştığı taş fabrikada iş kazası sonucu büyük oranda görme kaybı yaşayan 7 çocuk babası Sami Yusuf Ahmed, ülkesindeki savaş nedeniyle sığındığı Türkiye’de çobanlık yaparak geçimini sağlıyor.

Eklenme: 25 Ağustos 2016 - 14:21 / Son Güncelleme: 25 Ağustos 2016 - 14:21 / Editör: BIK
Suriye'de çalıştığı taş fabrikasında iş kazası sonucu büyük oranda görme kaybı yaşayan 7 çocuk babası Sami Yusuf Ahmed, ülkesindeki savaş nedeniyle sığındığı Kilis'te en büyüğü 8 yaşındaki 3 kızının yardımıyla çobanlık yaparak geçimini sağlıyor. (Fotoğraf: İzzet Mazi / AA)

KİLİS – Taş fabrikasında patlattığı dinamitten sıçrayan parçalar nedeniyle görme yetisini büyük oranda kaybeden ve Azez’deki hastanede 3 ay tedavi görmesine karşın şifa bulamayan Ahmed, Suriye’deki iç savaş nedeniyle daha güvenli olduğu gerekçesiyle Margel köyüne taşındı.

Köyün terör örgütü DAEŞ’in eline geçmesi üzerine Türkiye’ye göç eden Ahmed ve ailesi, bir süre Kayseri’de çobanlık yaparak geçimini sağlamaya çalıştı.

Ardından Kilis’e gelen Ahmed ailesi, Elbeyli ilçesine bağlı Suriye sınırındaki Yavuzlu köyünde çobanlık yaparak geçimini sağlamaya çalışıyor.

Görme engelli Sami Yusuf Ahmed, kızları Emine (8), Sabah (7) ve Kevser’in (6) yardımıyla hayvan otlatıyor.

Sağlığına kavuşmayı umut eden Ahmed, böylece kızlarının yardımı olmadan evini geçindirmek ve okula gitmek isteyen çocuklarının hayalini gerçekleştirmek istiyor.

En küçüğü 8 aylık olan 7 çocuğuyla verdikleri yaşam mücadelesini anlatan Ahmed, Suriye’de taş fabrikasında çalışırken yanlışlıkla dinamitin yüzüne gelmesi sonucu görme yetisini büyük oranda kaybettiğini belirtti.

Kazadan sonra bir gözünün yüzde 40 görebildiğini dile getiren Ahmed, bu nedenle çobanlık yaparken çok zorluk çektiğini söyledi.

Kızlarının yardımıyla çalışabildiğini kaydeden Ahmed, her şeye rağmen haline şükrettiklerini belirtti.

En büyük hayalinin yeniden görebilmek olduğunu belirten Ahmed, “Benim bu dünyadan hiç bir beklentim yok, ne mal ne de para pul. Benim için en önemli şey ameliyat olup gözüme kavuşabilmek. Kimseden herhangi bir beklentim yok. Hamd olsun Allah’a geçinip gidiyoruz ama benim tek dileğim gözümün ameliyat edilmesi.” dedi.

 (Fotoğraf: İzzet Mazi / AA)

(Fotoğraf: İzzet Mazi / AA)

“Kızlarım benim gözüm”

Çobanlıkta hayvan sayısına göre para kazandığını anlatan Ahmed, “Aylık ortalama 300 lira kazanıyorum. Şu an 250 hayvana bakıyorum. Ben hayvanların başında duruyorum. Kızlarım da bana yardımcı oluyor.” diye konuştu.

Çobanlığı kızlarının yardımı olmadan yapmasını mümkün olmadığını ifade eden Ahmed, şöyle devam etti:

“Kızlarım benim gözüm, canlarım ve ruhum. Kızlarım olmazsa ben perişan olurum. Bu işi aslında onlar yapıyor. Ben sadece bekçilik yapıyorum. Çünkü bir hayvan bir tarafa kaçtığında göremiyorum. Ben de kızlarımı okula göndermek istiyorum ama gönderemiyorum. Kızlarım daha okula başlayamadı. Okula gitmek istiyorlar, oyun oynamak istiyorlar ama şartlar… Kızlarımı teselli etmeye çalışıyorum. Gözlerim görmediği için bana yardımcı oluyorlar. Kızlarım benim elim ayağım oldu. Onlar olmazsa biz aç kalırız.”

 (Fotoğraf: İzzet Mazi / AA)

(Fotoğraf: İzzet Mazi / AA)

Okula gitmek istiyorlar 

Ahmed’in eşi Döne Ahmed de Suriye’de yaşarken maddi durumlarının iyi olduğunu ancak terör örgütü DAEŞ’in kendilerini köyden çıkardığını söyledi.

Eşine kızlarından başka yardımcı olacak kimse bulunmadığını anlatan Ahmed, kızlarını her sabah babalarıyla gönderdiğini belirtti. Ahmed, “Sabahın 5’inde kızlarımızı kaldırmak zorunda kalıyorum çünkü kızlarımdan başka kimse eşime yardımcı olamaz.” diye konuştu.

Emine Ahmed de babalarıyla çobanlık yaparken çok zorlandıklarını dile getirerek, “Ben okula gitmek istiyorum, gezmek istiyorum, oyun oynamak istiyorum. Hayvanların yanına gitmekten usandım artık. Sıcakta, yağmurda gidiyoruz. Yağmur yağdığında çok üşüyorum. Oturup ağlıyoruz ama ne yapalım babamın gözleri sakat. Babam koyun arkada yatsa haberi olmuyor. Tek isteğim babam görmeye başlasın ve başımızda dursun.” ifadelerini kullandı.

 

AA