Görmeyen gözleriyle engelli öğrencilerine ışık oluyor

Erzurum’da, çocukken geçirdiği hastalık sonrası görme yetisini kaybeden ve engellilere destek olmak için memurken girdiği sınavı kazanarak öğretmen olan Sert, kendisi gibi görme engelli olan öğrencilerinin eğitimi için çaba gösteriyor.

Eklenme: 24 Kasım 2016 - 11:57 / Son Güncelleme: 24 Kasım 2016 - 11:57 / Editör: Büşra Kılıç
Erzurum'da, küçük yaşta geçirdiği hastalık sonrası görme yetisini kaybeden öğretmen Ziya Sert, hayatını kendisi gibi görme engelli olan öğrencilerinin eğitimine adadı.
Erzurum'da, küçük yaşta geçirdiği hastalık sonrası görme yetisini kaybeden öğretmen Ziya Sert, hayatını kendisi gibi görme engelli olan öğrencilerinin eğitimine adadı.

ERZURUM- Erzurum’da, küçük yaşta geçirdiği hastalık sonrası görme yetisini kaybeden öğretmen Ziya Sert, hayatını kendisi gibi görme engelli olan öğrencilerinin eğitimine adadı.

Küçük yaşta geçirdiği rahatsızlık dolayısıyla sol gözünü tamamen kaybeden sağ gözünde de sadece ışığı hissedebilen Ziya Sert, Dicle Üniversitesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği bölümünden mezun oluktan sonra bir süre Milli Eğitim ve Sağlık bakanlıklarında memur olarak çalıştı.

Kendisi gibi görme engeli bulunan öğrencilere destek vermek isteyen Sert, 2 yıl önce engellilere yönelik açılan sınavı kazanıp Palandöken ilçesine bağlı yatılı Görme Engelliler İlköğretim Okuluna sosyal bilgiler öğretmeni olarak atandı.

Böylece hayatının kalan kısmını öğrencilere adayan ve kendisini engelliler için bir “nefer” olarak nitelendiren Sert, engelli öğrencileri için çaba sarf ediyor.

Geceyi de yatılı olan okulda geçirerek öğrencilerine destek olmaya çalışan Sert, sorunlarını rahatlıkla anlayabildiği engelli öğrencilerinin eğitimine destek oluyor.

“Yardım eli uzansın diye bekledim”

Okul yönetimi ile öğrencilerinin sevgisini kazanan Ziya Sert, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1,5 yaşından itibaren yanlış teşhis ve tedavi sonucu gözlerini kaybettiğini söyledi.

Çocukluğundan beri köy okullarına, öğretmenlere ve öğrencilere özlemi olduğunu aktaran Sert, “Ben de okuyabilirim diye kendimce bir yol aradım. Yardım eli uzansın diye bekledim ama maalesef çok da yardım göremedim.” dedi.

Sert, buna rağmen okuma sevdasından dolayı eğitimini tamamladığını belirterek şöyle devam etti:

“İlkokulu Ankara’da tıpkı görev yaptığım bu okul gibi görme engelliler okulunda okudum. İlkokul bitince ben de köy çocukları gibi koşacağım, oynayacağım düşüncesiyle neden ortaokul olmasın diye ortaokul sevdam oluştu ve Gaziantep’te görme engelliler okulunda okudum. Çok zor şartlar olmasına rağmen liseyi de İstanbul’da okudum.”

“Bir nefer olarak atandım”

Görme engelliler okulunu hiçbir zaman unutmadığını anlatan Sert, üniversiteyi bitirince memur olarak atandığını ifade etti. Sert, engelli öğrencilerin okullarda oluşan psikolojilerini bilen ve yaşayan biri olarak kendisinin bu okulların bir neferi olabileceğini düşündüğünü dile getirdi.

Sert, görme engellilerin öğretmen olarak atanacağı sınavı kazanıp 2 yıl önce şu anda görev yaptığı okula öğretmen olarak atandığına işaret ederek “Devletimiz beni atadı ama gönlümdeki sese yine kulak verdim. ‘Bu okula kendimi atamayacağım, okula ve öğrencilere kendimi adadım’ düşüncesiyle çıktığım yolda hedefime ulaştım. Görme engellilerin okullarına bir nefer, yol ve yoldaş olduğum için çok mutluyum ve umutlarım gerçek oldu.” diye konuştu.

“Görme engelli fevkalade ütü yapabilir”

İki gözün kıymetini bildiğini vurgulayan Sert, öğrencilerinden birinin üniversite kazanmasının kendisine iki göz verilmesinden daha kıymetli olduğunu vurguladı.

Sert, görme engelli öğretmen olarak gören meslektaşlarından daha zor bir iş yaptığına dikkati çekerek “Görsel olarak öğretmek, anlatmak, göstermek ve uygulamak farklı. Ben de engelli olduğum için öğrencilerime kendilerine uygun örnekler vererek ders anlatıyorum.” dedi.

Öğrencilere uygulamalı ders verdiğini belirterek şunları söyledi:

“Çocuklara ‘Görme engelli fevkalade ütü yapabilir’ diyorum. Bu yaşıma kadar anneme, kız kardeşime ve eşime ütü yapın demedim. Ütümü de yemeğimi de bütün kişisel ihtiyaçlarımı da kendim yaparım. Gören bir insan kadar olmasa da birçok insan kadar yapabileceklerimi çocuklarımıza uygulamalı olarak anlatmaya çalışıyorum.”

Sert, eğitimin önemine işaret ederek en büyük engelin eğitimsizlik olduğunu kaydetti.

“Bu okul için bir şanstır”

Okul Müdürü Bahadır Toraman ise engellilerin okuduğu aynı sıralardan yetişen ve aynı havayı teneffüs eden Ziya Sert’in kendisini okula adadığını vurgulayarak şu görüşleri aktardı:

“Kendisini öğrencilerine adamış, gecesi gündüzü belli olmayan, her an bizimle olan ve engelliler için neler yapmalıyız düşüncesi içinde. Ziya Sert öğretmenimiz öğrencilerin babası, abisi, kardeşi konumundadır. Öğrencilerimizin çok sevdiği, saydığı ve her zaman danıştığı kişi olarak okulumuzda görev yapmaktadır. Bu okul için bir şanstır. Ziya bey gibi bu havayı tatmış, yaşamış ve engellilerin ruh halini bilen kişilerin okulumuzda öğretmenlik yapması çocuklarımız için çok önemli bir avantaj.”

“Görme engellinin halini anlıyor”

Sert’in görme engelli öğrencilerinden Muharrem Alkan da öğretmeninin dersleri iyi anlattığını söyledi.

Öğretmenleri Sert’in her zaman yanlarında olduğunu dile getiren Alkan, “Görme engellinin halini anlıyor, bize elinden geleni yapıyor. Okulda nöbet tuttuğunda bizimle ilgileniyor, maç yapıyoruz, oyun oynuyoruz, bizi eğlendiriyor. Çok iyi bir adam, onu seviyoruz.” dedi.

Öğrencilerden Harun Yılmaz ise Sert’in dersleri eğlenceli hale getirdiğine işaret ederek “Geçen dersimizde bir arkadaşa ‘Sen şoför ol, ben rehber olayım’ dedi. Biz de yolcu olduk. Arkadaş kitaptan okuyordu biz de gidiyor gibi yapıyorduk. Yani, oyun gibi yapıyorduk.” ifadelerini kullandı.

AA