Halının antika sayılabilmesi için ticari olmaması lazım

Aydın Halıcılık Genel Koordinatörü, dokuma eksperi, antika halı satışı ve aynı zamanda tamirini yapan Mehmet Aydın, 11 yaşında başladığı mesleğini hala sürdürenlerden…‘Dokuma bir sanat’ diyen Aydın, ’Halının değerinin olabilmesi için ticari olmaması lazım’ diyor.

Eklenme: 7 Kasım 2018 - 11:48 / Son Güncelleme: 7 Kasım 2018 - 11:48 / Editör: Mevlüt Çiftçi

Ankara’da 11 yaşından itibaren antika halı satışı ve tamiri yapan aynı zamanda Aydın Halıcılık Genel Koordinatörü Mehmet Aydın, “Dokuma kültürümüz çok zengin ve geçmişimizi günümüze taşıyor. Dokuma bir sanattır, bir kültürdür ve kuşaktan kuşağa aktarılması gerekir” diyor.
Biz de Ticari Hayat Gazetesi olarak Ankara’da yaklaşık 50 yıldır antika halı, kilim tamiri işi yapan Aydın Halıcılık Genel Koordinatörü ve aynı zamanda dokuma eksperi Mehmet Aydın ile bir araya gelerek, mesleğe nasıl başladığını ve iyi bir halının değerinin nasıl anlaşılabileceği sorduk. Sorularımızı cevaplayan Aydın, Ankara’da halı ve kilim müzesinin yok denecek kadar az olduğuna da dikkati çekti.

Mesleğe 11 yaşında başladı
Tunalı Hilmi Caddesi Ertuğ Pasajı’nda dükkânı bulunan Aydın, gazetemize ilk olarak mesleğe başlama hikâyesini anlattı. 11 yaşından itibaren bu meslekte bulunduğunu dile getiren Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü; “İlkokulu bitirdiğim zaman babam beni halı tamir atölyesine çırak olarak verdi. Haftada 75 kuruş alıyordum. Kalfa olduğumda haftalık ücretim 2,5 lira olmuştu. O günden bu yana halı ve kilim tamiri yapmaktayım. Ayrıca 50 yıldır edindiğim tecrübelerim ile ücretsiz halı eksperliği yapıyorum”

Halının bir değerinin olabilmesi için ticari olmaması lazım
“Halının bir değerinin olabilmesi için ticari olmaması lazım” diyen Aydın, yeni dokunan bir halının hangi tür ipten dokunursa dokunsun antika olmayacağına dikkati çekti. 100 yıllık bir halının dahi antika olamayacağını belirten Aydın, “Halının değerinin olabilmesi için vasfının olması lazım. 100 yıllık bir halının değeri olmayabilir. İnce olması ya da kalın olması değer katmayabilir. Ticari olmamasından kastım, halıyı dokuyanın kendi evine dokuması lazım. Bu tür halılardaki renk değişikliği, eğrilik değerini düşürmez değerine değer katar” ifadelerini kullandı.

Antika halı olabilmesi için kök boya olması lazım
Aydın, “Örneğin; evine seccade dokuyacak bir kişi kendi kafasında olan figürleri yansıtır. Bu da o dokumayı daha özel kılar. Silifke yöresinde Yörükler, akrep yukarı çıkmasın diye atkılarına kalın düğüm bırakır. Yine Yörükler çadırda kaldıkları için has yünden “yatak halı” adını verdikleri kalın bir halı yaparlar. Bu halı hem sıcak tutar hem yatak işlevi görür. Bu gibi kişi ya da yöreye özgü şeyler dokumaya değer katar” diye konuştu.
“Bir halının antika olabilmesi için üzerinde fabrikasyon hiçbir işlem olmaması ve boyası kök boya olması lazım” diyen Aydın, 6 metrekarelik bir halıyı iki kişinin 6 ayda dokuyabileceğini dikkati çekti.

“Ülkemizde yöreye özgü ticari olmayan halı ve kilimlerimiz var”
Türkiye’de 81 ilde halı tezgâhları kurmak istediğine de değinen Aydın, Türkiye’nin birçok ilinde yöreye özgü dokuma halı çeşitlerinin bulunduğunu belirtti. ‘Hakkâri’de, Kars’ta, İzmir’de, Antalya’da, Kayseri’de ve birçok ilde yöreye özgü ticari olmayan halı ve kilimlerimiz var’ diyen Aydın, “Dokuma kültürümüz çok zengin. Hereke halısı çok meşhur ama ülkemizde dokunmuyor. Uzak doğuda Nepal’de Çin’de dokunuyor. Biz bunları gördükçe üzülüyoruz. Devletimizin ve kalkınma ajanslarının bunu desteklemesi lazım” dedi.

Yurtdışından halı ithal etmeyelim

Ülke ekonomisine katkı sağlamak için Türkiye’de 81 ilde halı tezgâhları kurmak istediğini ifade eden Aydın, “Devlet bize görev versin tüm illerde halı tezgâhları kuralım. Ülkemizden çok sayıda marka çıkaralım ve istihdama katkı sağlayalım. Yurt dışından halı ithal etmeyelim” dedi.
Aydın, kalfalıktan sonra Ankara’nın en iyi halıcılarının yanında uzun yıllar çalıştığını belirterek, sözlerine şöyle devam etti; “Halı tamir işinden sonra Ankara’nın çok eski halıcılarının yanında 10 yıldan uzun bir süre halı tezgâhtarlığı ve eksperliği yaptım. Bir müddet sonra kendi işimi kurdum. Şu an ise Anadolu’nun 81 ilinden değerli halıları toplayıp tamire muhtaç olanları tamir edip, eksperliğini yapıp müzayede yoluyla satışını yapıyorum.”

Aydın; Ülke ekonomisine katkı için dokuma tezgâhları artırılmalı
Yurt dışından Türkiye’ye halı ithal edilmemesi gerektiğin altını çizen Aydın, ‘İran halısı dünyada meşhurdur fakat bizim Hereke halımız İran halılarından daha üstündür’ diyor. Ülke ekonomisine katkı için dokuma tezgâhları artırılmalı diyen Aydın, şu açıklamalarda bulundu: “Okullarda öğrenimini artırılmalıdır. Devlet bize görev versin tüm illerde halı tezgâhları kuralım. Bu kapasitemiz bulunmaktadır. Bizlerin yaptığı müzayedelerde satılan bir halı, Yörük bir kızın tezgâha bir halı daha takması demektir. Biz bu konuda herkesten destek bekliyoruz. Türkiye’de bugün çok büyük bir halı dokuma atölyesi ve tamir atölyesi olması lazım”
Ülkemizde antika değeri bulunan halı ve kilim müzesinin yok denecek kadar az durumda olduğunu da dikkati çeken Aydın, sözlerini şöyle sonlandırdı; “Ülkemizde antika değeri bulunan halı ve kilim müzesi yok denecek kadar az durumda. Bazı müzelerde çok az sergilendiğini görüyoruz. Oysaki dokuma kültürümüz çok zengin ve geçmişimizi günümüze taşıyor. Dokuma bir sanattır, bir kültürdür ve kuşaktan kuşağa aktarılması gerekir.”

Esra Sarı – TİCARİ HAYATA GAZETESİ