Hatay’daki Özbeklerin düğün geleneği: Özbek pilavı

Özbek sofrasının vazgeçilmezleri arasında yer alan Özbek pilavı, Hatay’da yaşayan Özbeklerin düğün sofralarının ana yemeği sayılıyor.

Eklenme: 27 Eylül 2016 - 12:09 / Son Güncelleme: 27 Eylül 2016 - 12:09 / Editör: Büşra Kılıç

HATAY- Ünlü filozof ve tıp bilgini İbn-i Sina tarafından tarif edildiği söylenen ve günümüzde de Özbek sofrasının vazgeçilmezleri arasında yer alan Özbek pilavı, zengin görünümü ve lezzetiyle Hatay’da yaşayan Özbek kökenli Türk vatandaşların düğünlerinin olmazsa olmazlarından sayılıyor.

Afganistan’daki iç savaş nedeniyle 34 yıl önce Hatay’a yerleşen Özbek kökenli vatandaşlar, ülkelerinden ayrı da olsa kendi kültürlerini yaşatmaya gayret ediyor.

Hatay merkeze yaklaşık 30 kilometre uzaklıktaki Ovakent Mahallesi’nde yaşayan yaklaşık 15 bin Özbek asıllı vatandaşın düğünlerinde pişirdiği Özbek pilavı da yaşatılan geleneklerin başında yer alıyor. Lezzeti ve görünümüyle ünlenen, düğünlerin olmazsa olmazı Özbek pilavı, erkek aşçılar tarafından yapılıyor.

Sabahın erken saatlerinde düğün evinin önünde odun ateşi üzerindeki dev kazanlarda bir taraftan etler haşlanıyor, diğer taraftan da yıkanan uzun ince pirinçle kavruluyor. İçerisine atılan kuş üzümü, nohut ve havucun yanı sıra özel baharatıyla enfes bir tada dönüşen turuncu renkteki Özbek pilavı, tabaklara konularak düğüne gelenlere ikram ediliyor.

Düğün evindeki yer sofrasının etrafında buluşan Özbekler sağ elinin 4 parmağını kullanarak pilavı afiyetle yiyor.

Özbek aşçı Kadir Yavuz (52), 34 yıl önce geldiği Türkiye’de vatandaşlık aldığını ve düğünlerde pişirilen Özbek pilavının ustası olduğunu söyledi.

Yaklaşık 10 sene yurt dışında bazı ülkelerde bu pilavı pişirerek geçimini sağladığını ve Türkiye’ye geri dönerek buradaki düğünlerde pilav yapmaya devam ettiğini belirten Yavuz, şöyle devam etti:

“Bizler uzun zamandır Türkiye topraklarında yaşayan Özbek asıllı vatandaşlarız. Burada öz vatanımızdan ayrı olsak da kendi örf ve adetlerimizi yaşatmayı sürdürüyoruz. Bunların başında da geleneksel Özbek pilavımız yer alıyor. Bizim düğünlerde çalgı, çengi olmaz. Çünkü bizim öyle bir adetimiz yok. Bizim değişmeyen bir adetimiz var, o da düğünümüzün tadı tuzu olan Özbek pilavımız. Düğüne gelen küçük büyük herkes bir yere oturur ve önüne sofrası serilir. Pilavımızı servis ederiz, afiyetle yer, duasını yapar, kalkar, gider. Böylece geleneğimizi, kültürümüzü elimizden geldiğince düğünlerimizde yaşatırız.”

Özbek pilavının yapılışı

Yavuz, Özbek pilavı için özel kazanlar yaptırdıklarını ve bunların içerisinde odun ateşi üzerinde pilavı yapmaya başladıklarını aktardı.

Kazanların içerisine koydukları yağda önce soğanları kızarttıklarını ve ardından haşlanan etleri kazana yerleştirdiklerini paylaşan Yavuz, pilav yapımını şu şekilde özetledi:

“Ardından ince dilim haline getirdiğimiz havuçları kazana atıp hepsini birlikte kavuruyoruz. Sıcak suyu ilave edip kaynatmaya başlıyoruz kazan kaynamaya başlayınca da kuş üzümünü ve baharatını atıyoruz. 1,5 saat piştikten sonra odunları kazanların altından çekip üzerlerini büyük bezlerle sıkıca kapatıyoruz. Bezle kapatmamızın sebebi içindeki buhar dışarıya çıkmasın ve pirinçler diri kalmasın. Ardından yine kuş üzümünü ve ayrı bir kazanda haşladığımız iri etleri üzerlerine koyuyoruz. Tabaklara servis yaptığımız pilavımızı düğüne gelen misafirlerimize ikram ediyoruz.”

“Pilavsız gelin olmaz, gelin olsa da tadı olmaz, tadı olsa da yakışık kalmaz”

Düğün sahibi Özbek asıllı 60 yaşındaki İsmail Güllücü ise Özbek pilavı kültürünün atalarından kalan bir miras olduğunu söyledi.

Pilavsız bir düğünün asla geçerli sayılmadığını kaydeden Güllücü, “Pilavsız gelin olmaz, gelin olsa da tadı olmaz, tadı olsa da yakışık kalmaz” dedi.

AA