Helal ürünlerin buluştuğu market

Haram gıda hem sağlığımızı hem de manevi dünyamızı tehdit ediyor.

Eklenme: 24 Kasım 2016 - 09:30 / Son Güncelleme: 24 Kasım 2016 - 9:30 / Editör: Büşra Kılıç
a1

Uğur ÖĞÜT- Haber Vaktim Gazetesi- Helal Dünya Marketleri işletmecisi Mehmet Topçu, helal gıda hakkında Habervaktim’e çok önemli açıklamalarda bulundu. Yediğimiz birçok ürünün haram ve zararlı olduğunu söyleyen Topçu, sağlığımıza ve manevi dünyamıza dikkat etmek için helal ürünleri tercih etmemiz gerektiğini söyledi.

HELAL ÜRÜNLERİNİ BİR MARKETTE BULUŞTURDUK

Helal Dünya Marketlerini açmaktaki en büyük amacınız neydi nasıl çıktınız bu yola?

Öncelikle kendimiz yememize içmemize dikkat ediyorduk, dinen sakıncalı olan ve domuzdan elde edilmiş katkı maddeleri piyasadaki ürünlerde var bunları yemeyelim. Domuz katkı maddesi olan ürünleri yememek için yola çıktık daha sonra bunu etrafımıza nasıl yayabiliriz diye düşündük ve Gimdes’le ortak hareket ederek, Gimdes’in helal sertifika verdiği helal ürünlerini bir market içerisinde buluşturduk. Bu marketimizde insanların yakından tanıdığı markaların çoğu yok, kola gibi sigara gibi veya çocuklara zararlı hiçbir şey satmıyoruz. Sadece helal sertifikalı ürünleri satıyoruz. Hem kendi sağlığımızı ve dinimizi koruyalım hem de topluma böyle faydamız olsun diyerek marketimizi kurduk. Ankara’da 5 şubemiz var, Türkiye’nin değişik illerinde 50’ye yakın şubemiz mevcut. Her geçen günde şubelerimiz artıyor, tabi zaman içerisinde çoğalacaktır şubelerimiz. Bizim marketlerimiz çok ticari değil, çünkü insanların yüzde 90’nının tercih ettiği ürünleri satmıyoruz, yüzde 10’na hitap ediyoruz şuanda. Dolayısıyla biz ticari gayeyle yola çıkmadık, insanlara bir faydamız olsun toplumu bilinçlendirelim, topluma işin sağlık ve dini kısmını anlatalım istedik. Hem bu dünyasına dikkat etsin kanser olmasın, hastalanmasın hem de öbür dünyasına faydası olsun insanların diyerek yola çıktık. Ayakta kalabilmek için para kazanmamız gerekiyor yoksa ayakta kalamazsın, onun için ticari bir amaç var ama il gayemiz insanlara, topluma bir faydamız olması.

SORGULAYAN İNSANLAR BİZE GELİYOR

Helal ürünlere vatandaşları ilgisi nasıl?

Gün geçtikçe vatandaşların ilgisi artıyor, insanlar sosyal medyadan, internetten, televizyondan duydukça geliyorlar. 30 yıldır insanlar belli markaların tahakkümü altında, televizyon reklamlarıyla farklı reklamlarla insanların beyinleri bir nevi satın alınmış. Bütün marketlerde de reklamlarda yer alan markalar var zaten, insanlar sorgulamadan haram ürünleri alıyor. Sağlıklı mı, değil mi, dinen sakıncası var mı, yok mu bakılmıyor. Sorgulayan insanlar bize geliyor.

BİRAYA HELAL SERTİFİKASI VERİLİYOR

Helal gıda sertifikası veren kaç kurum var, siz neden Gimdes’le çalışıyorsunuz?

5 civarında helal sertifika veren kurum var, bu firmaların bazıları hiç ürünü görmeden, ürünün üretildiği yere gitmeden sertifika veriyor. Biz sadece Gimdes’le çalışıyoruz, onlarla yakın çalışma içerisinde olduğumuz için güvenebiliyoruz. Gimdes çok ince eleyip çok sık dokuyarak bu sertifikayı veriyor. Sertifikayı verdikten sonra arkasını bırakmıyorlar, habersiz denetimler yapıyorlar. Bundan dolayı biz diğer firmalara güvenmiyoruz, çünkü zaman zaman karşımıza çıkıyor. Enerji içeceğine, biraya veya jelatinden yapılan yumuşak şekerlere bile helal sertifika veren firmalar var. Bu ürünlerin helal olması mümkün değil ama biz karşılaşıyoruz, bundan dolayı Gimdes’ten başka firmaya güvenmiyoruz.

ZAMAN ZAMAN BİLGİLENDİRME YAPIYORUZ

Sosyal medya üzerinden helal gıda konusunda bir hassasiyet oluştu, bu size nasıl yansıyor?

Sosyal medya üzerinden bizim 10 bin civarı takipçimiz var. Buralardan genelde bilgilendirmelerde bulunuyoruz takipçilerimize. ‘Şu ürüne dikkat edelim, bu üründe böyle bir tehlike var’ şeklinde zaman zaman bilgilendirme yapıyoruz. Her geçen günde takipçimiz artıyor. Ama maalesef sosyal medya doğruların, yalanların beraber paylaşıldığı bir mecra değil. Araştırmadan soruşturmadan birinin ortaya attığı bir haber milyonlarca insana ulaşabiliyor. Alakasız konularda sıkıntılı haberlerde çıkabiliyor.

MÜSLÜMANIN ARAŞTIRMASI GEREKİYOR

İnsanlar genelde haram olduğunu bilmiyorduk şeklinde çıkışlarda bulunuyor, bu durum insanları sizce mesuliyetten kurtarır mı?

Bu mesele tabi dini anlamda uzmanlık gerektiren bir konu. Ben bildiğim kadarıyla şöyle söyleyebilirim. Bir insanın bilmeden de olsa yemesi o kişiyi sorumlu yapar. Çünkü Allah araştırın, soruşturun şeklinde insanları uyarıyor. Bizim bilmemiz gerekiyor nasıl ki trafik kurallarını bilmek zorundaysak, bunun gibi Allah’ın bildirdiği kuralları bilmemiz gerekiyor. Ben bilmiyordum demek bizi mesuliyetten kurtaramaz. Çünkü Müslümanın araştırması gerekiyor, hele ki böyle bir dünyada, endüstrileşmenin maksimuma çıktığı bir dönemde bunun ehemmiyeti daha da artıyor.

İNSAN NE YERSE ODUR

Yediğimiz ürünlerin davranışlarımıza ve ruh halimize yansıdığı söylenir bu doğru mu?

‘İnsan ne yerse odur’ diye bir söz var, yetişkin bir insanın günde 3 milyon hücresi yenileniyor. Bu hücre yenileme işlemi kişinin yediklerinden yapılıyor. İnsan dikkat etmiyorsa, önüne gelen her şeyi yiyorsa dolayısıyla bir müddet sonra vücudunun bir kısmı domuzlaşmış olacak. Domuz insandaki edep, hayâ duygusunu kırıyor, Allah’ın yasak ettiği bir durum olmasına rağmen isyan ettiriyor. İnsanın vücudun da domuz hücreleri olması davranışlarına da yansıyor. Şuan gençlerin en büyük özelliği isyan etmeleri, asi olmaları, gençlerin anne babaları en çok çocuklarının söz dinlemediğinden şikâyet ediyor. Dinlemezler çünkü içerden bir isyan var, dışardan da sosyal medya, internet te bu durumu tetikliyor. Yediğimiz domuz maddelerinin düşünce yapımıza, ruh dünyamıza ve manevi kimliğimize çok ciddi tahribatı var.

TSE GIDA FIKHI EKİBİ KURMALI

TSE helal gıda noktasında nasıl önlemler alıyor?

Türkiye Standartlar Enstitüsünün (TSE) gıda mühendisleri, kimya mühendisleri var ama dini anlamda alt yapıları yok, fıkhı bir kurulları yok. TSE diyanete soruyor diyanetteki hocada gıda fıkhını bilmiyor. Evet, abdest, namaz fıkhını çok iyi bilebilirsin ama gıda fıkhı çok farklı bir konu. Örneğin gıda içerisine koruyucu olarak E322 konulacak, bu hayvansalda olabiliyor bitkiselde olabiliyor, bunun hangisi olduğunu nereden bilecek. Hayvansalsa yurtdışından geliyorsa domuz kökenli olması çok yüksek. Bitkisel olması gerekiyor, bunu bilmesi gerekiyor fetvayı veren kişinin, bilmeyince de yanlış karar verebiliyor. TSE’nin gıda fıkhı konusunda uzman bir ekip kurması gerekiyor.

SAĞLIĞIMIZA VE MANEVİ DÜNYAMIZA DİKKAT

Haram yemenin insan üzerindeki etkilerinden bahsedebilir misiniz?  

Helal gıdanın insan hayatında 2 önemli yeri var, birincisi sağlık anlamında çok önemli. Yediğimiz şeylerin içerisinde sağlığa zararlı kanserojen maddeler var, bunlara bağlı olarak kişi bir süre sonra hastalanıyor, hastalanmama gibi bir ihtimali yok. Her gün yediğimiz ürünlerin içerisindeki maddeler bizi hasta ediyor, şuanda çok ciddi derecede kanser hastaları çoğalıyor, diyabet hastaları çoğalıyor. Hastalıklara yakalanma oranları gün geçtikçe düşüyor daha da düşecek. Şimdi her şey endüstriyelleşti, artık bitkiler bile ilaçlı olarak satılıyor. Yediğimiz birçok şey sıkıntılı dolayısıyla bizim vücudumuz 40 yaşında hata verecekse ilerde 20-25 yaşlarında insanların vücutları hata verecek. Türkiye’de şuanda çok hızlı artan hastalıkların başında bağırsak hastalıkları geliyor. Bunun en büyük nedeni yediklerimizin sağlıksız olması. Bu işin dünyevi kısmı helal ve sağlıklı beslenmezsek hastalıklara yakalanmama ihtimalimiz çok az. İşin 2’in kısmı da ahiret kısmı, eğer biz haram olan ürünleri yedikten sonra hastalanıyoruz ve bizim manevi duygularımızı etkiliyor. Örneğin, sabah namazına kalkamıyor birçok insan, namazdan bir şey anlamıyorum, kılıyorum ama aklıma bin bir türlü düşünce geliyor diyorlar, namaza başlayamıyorum, istiyorum ama başlayamıyorum diyorlar yediğimiz haramlar böyle birçok manevi duygumuzu tahrip ediyor.