“Hipokrat da kürtaja karşıydı”

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl, Osmanlı döneminde hekimlerin ettiği Hipokrat yemininde “Gebe bir kadına çocuk düşürmesi için ilaç vermeyeceğim” ibaresinin yer aldığını belirterek, Hipokrat’ın da kürtaja karşı olduğunu kaydetti.

Eklenme: 25 Kasım 2016 - 16:23 / Son Güncelleme: 25 Kasım 2016 - 16:23 / Editör: Büşra Kılıç
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl, Osmanlı döneminde hekimlerin ettiği Hipokrat yemininde "Gebe bir kadına çocuk düşürmesi için ilaç vermeyeceğim" ibaresinin yer aldığını belirterek, Hipokrat'ın da kürtaja karşı olduğunu kaydetti.
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl, Osmanlı döneminde hekimlerin ettiği Hipokrat yemininde "Gebe bir kadına çocuk düşürmesi için ilaç vermeyeceğim" ibaresinin yer aldığını belirterek, Hipokrat'ın da kürtaja karşı olduğunu kaydetti.

İSTANBUL- Erdöl, Osmanlı döneminde hekimlerin ettiği Hipokrat yemininde, “Tesmimi usulünü ve iskat-ı cenin tarikının ne kimseye talim ne de kendim fiili meskure cüret etmeyeceğime” cümlesinin yer aldığını belirterek, bunun “Çocuk düşürme ve kürtaj yollarını kimseye öğretmeyeceğim ve kendim dahi uygulamayacağım” anlamına geldiğini ifade etti.

Hipokrat’ın kürtaja karşı olduğuna vurgu yapan Erdöl, meşhur Hipokrat yemininin orjinalinde “Gebe bir kadına çocuk düşürmesi için ilaç vermeyeceğim” ibaresinin yer aldığına dikkati çekti.

Erdöl, bu cümlede Hipokrat’ın da anne karnındaki bir canlının öldürülmesine karşı olduğunu çok net görebildiklerini dile getirerek, “Ne yazık ki 1983 yılında kabul edilmiş olan 2827 sayılı Nüfus Planlaması Kanunu ile kürtaj serbest bırakıldı ve hekimlerin ettiği yeminden bu ibare kaldırıldı. Artık doktorların Hipokrat yemininde bu ibare maalesef yok” ifadesini kullandı.

Çocuk hakları alanında duyarlılığı ve çalışmaları ile de bilinen Erdöl, bilimsel metinlere göre çocuk, gelişimini 18 yaşında tamamladığından ulusal ve uluslararası mevzuatta “çocuk” denilince 18 yaşın altındakilerin anlaşıldığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Bu nedenle, ilgili mevzuatlardan kaynaklanan haklardan da ancak 0-18 yaş arasındaki kişiler yararlanmaktadır. Oysa çocukların hayatlarını, doğum öncesinde yaşananlar da doğrudan doğruya etkilemektedir. Çocukların doğum öncesinde sahip olması gereken hakları olduğu aşikardır. Çünkü bireylerin yaşam hakkı annenin hamileliğiyle başlamaktadır. Bu ve benzer nedenlerle mevzuatımızdaki çocuk tanımı kapsamının genişletilerek, 0-18 yerine eksi 1 ila 18 yaş aralığını içine alacak şekilde yeniden tarif edilmesinin gerekli olduğuna inanmaktayım. Bu konuda Dünya Sağlık Örgütü, UNICEF, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na ve Sağlık Bakanlığı’na resmi mektup yazdım. Sadece 0-18 yaş arasındaki çocukların değil, anne karnındaki çocukların da haklarını savunmamız lazım.”

AA