“İstanbul herkesi mıknatıs gibi çekiyor”

İstanbul tarihçisi Haldun Hürel, “İstanbul herkesi mıknatıs gibi çekiyor. İstanbul’a benzer bir şehir yok, halbuki olmalı. Son 10 senedir yapılan onarımlar hiç bir dönemde yapılmadı. Tarihi yarımada 20 kilometreden küçük ama Çin seddinden önemli.” dedi.

Eklenme: 10 Ağustos 2018 - 09:24 / Son Güncelleme: 10 Ağustos 2018 - 9:24 / Editör: Büşra Kılıç

İstanbul tarihçisi Haldun Hürel, “İstanbul herkesi mıknatıs gibi çekiyor. İstanbul’a benzer bir şehir yok, halbuki olmalı. Son 10 senedir yapılan onarımlar hiç bir dönemde yapılmadı. Tarihi yarımada 20 kilometreden küçük ama Çin seddinden önemli.” dedi.

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Acıbadem Üniversitesi ve İstanbul Gedik Üniversitesi’nde İstanbul’un tarihi üzerine ders veren Hürel, Yeni Dünya Vakfı’nda düzenlenen Babıali Enderun Sohbetlerine konuk oldu.

“Haldun Hürel’den İstanbul Masalları” başlıklı bir konuşma yapan Hürel, tarihi eserlerin restorasyon çalışmalarına ilişkin, “Son 10 senedir yapılan onarımlar hiçbir dönemde yapılmadı.” dedi.

Onarım çalışmalarının farklı çeşitleri olduğunu anlatan Hürel, restorasyon, restitüsyon ve rekonstrüksiyon çalışmalarına dair, “Başlarındaki ‘re’ tekrar demektir, tekrar onarmak, bozuk yerlerini tekrar yenilemek veya rekonstrüksiyon yani tamamen kopmuş gitmiş, hiç olmayan bir yapıyı yeniden ihya etmek.” dedi.

“Küçücük bir ilçe ama dünyanın en değerli tarih alanı”

İstanbul’da tarihi yarımadanın içinde bulunduğu Fatih ilçesinin 15,6 kilometrekare alana sahip olmasına rağmen çok değerli olduğunu ifade eden Hürel, “Küçücük bir ilçe ama dünyanın en değerli tarih alanı. Çevreleyen 19 bin 600 metrelik deniz ve kara surları var. Tarihi yarımada 20 kilometreden küçük ama Çin Seddi’nden önemli.” şeklinde konuştu.

Ayasofya Camisi’nin kubbesinin Selimiye Camisininkinden dahi büyük olduğunu ve Türkiye’deki en büyük kubbe olduğunu hatırlatan Hürel, şunları kaydetti:

“Ayasofya, o günkü teknik olanaklarla Binbirdirek sarnıcıyla birlikte 5 yılda bitirilmiş. Şimdi orada 32 senedir devam eden bir onarım var. Şöyle düşünün, Ayasofya’ya gelen bir turist 32 sene sonra tekrar gelse o iskeleyi yine orada görecek. Niye bitmiyor, girerken tam parayı alıyorsun ama Ayasofya’nın yarısını gösteriyorsun.”

“İstanbul herkesi mıknatıs gibi çekiyor”

Haldun Hürel, “İstanbul herkesi mıknatıs gibi çekiyor. İstanbul’a benzer bir şehir yok, halbuki olmalı. Mesela New York primat değil, Londra, Paris değil, onlara benzer şehirler var. Bilinçli bir gelişmeyle, İstanbul’da doğal nüfus artışı olsaydı, nüfusu bugün 5 milyon 255 bin kişi olurdu. Her şeyi İstanbul’a yaptığımız zaman yığılma oluyor.”

Aynı zamanda “Bir Sevmek Bin Defa Ölmek Demekmiş” çalışmasıyla 1970’li yıllardan bugüne kadar hafızalarda yer edinen “Üç Hürel” Anadolu rock grubunun da üyesi olan Haldun Hürel, kişisel olarak çeşitli enstrumanların çalmaya devam ediyor.

Farklı üniversitelerde İstanbul ve sanat tarihi üzerinde ders veren ve İstanbul hakkındaki araştırmaları devam eden Hürel’in, “Efsanevi İstanbul Yarımadası”, “İstanbul Nasıl Gezilir?”, “Kemankeş”, “İstanbul’u Geziyorum Gözlerim Açık” gibi kitapları bulunuyor.

AA