İşveren de işçi de kural tanımıyor

Ülkemizde iş güvenliği konusunda bir türlü yeterli bilinç sağlanamıyor. Ne kadar yaptırım uygulanırsa uygulansın ne işveren ne de işçi kural ve kaidelere uymuyor. Bu durumda özellikle inşaat sektöründe ölüm ve yaralanmalara davetiye çıkarıyor.

Eklenme: 29 Kasım 2016 - 08:56 / Son Güncelleme: 29 Kasım 2016 - 8:56 / Editör: Büşra Kılıç
gorselimg_441143708

Recep ALTAY- Elazığ Fırat Gazetesi- Bu yılın verilerine göre ülkemizde her geçen gün ölüm ve yaralanmalarla sonuçlanan iş kazalarında inşaat sektörü yüzde 23 ile ilk sırada yer aldı. İnşaatlarda özellikle son yıllarda çıkarılan mevzuatta işverenlerin iş güvenliği uzmanlarının uyması gereken birçok kural var. İnşaatlarda kurulan iskelelerden, ağlardan tutunda birçok tedbirin alınması gerekir. Ama ne kurala uyuluyor. Ne de tedbir alınıyor.

10 KATLI BİNADA ÖLÜM DANSI

Ekim ayı itibariyle 31 günlük sürede iş kazaları sonucu en az 165 işçinin hayatını kaybettiğini tespit edilmiş durumda. Yaralanan ve sakat kalan işçiler bu rakamlara dâhil değil. Eylül 2016’da ise bu rakam 145’ti. Bu senenin geçirdiğimiz 10 ayında bin 596 işçimizi iş kazası nedeniyle kaybetmiş durumdayız. İlimizde Çaydaçıra Mahallesi’nde bulunan on katlı bir şantiyenin en üst katında bir inşaat işçisinin emniyet kemersiz, kafasında baret olmadan sadece demir iskelelerden tutunarak çalışması resmen ölüm ve ağır yaralanmalara davetiye çıkarıyor.

Ülkemizde son dönemlerde artan inşaat kazaları ve iş güvenliği konusunda iş güvenliği uzmanı Ercan Özer gazetemize önemli açıklamalarda bulundu. İşte konuşmanın detayları…

‘TÜRKİYE’DE YETERLİ İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI YOK’

İş güvenliği konusunda mesleki yeterliliklerin kazaları önlemede ne kadar caydırıcı olduğuna bakılması gerektiğini söyleyen Ercan Özer, ”Avrupa ya da Amerika’daki gibi başarılı uygulamalar olmalıdır. İş güvenliği uzmanlarının özellikle inşaat sektörlerinde sürekli denetleme yapmaları gerekir.  İş güvenliği konusunda maalesef biz dezavantajlı konumdayız. Çünkü 2013 yılında yasa çıktı. İş güvenliği mesleği yeni olduğu için tam bilinmiyor. Şu an İlimizde 11 yıllık iş başmüfettişi mermer ocaklarını denetleme yapıyor. Yani 11 yıllık bir tecrübeye karşılık diğer tarafta 220 saatlik eğitim almış bir iş güvenliği uzmanından bahsediyoruz. Aradaki uçurum çok fazla paranın satın alamayacağı tek şey tecrübedir. Bu tecrübe eksik olduğunda ister istemez hataları da beraberinde getirecektir. Bu anlamda ülkemizde iş güvenliği uzmanının yetersiz olması haliyle sektöre yansıyacaktır” diyerek tecrübesiz iş güvenliği uzmanlarının varlığına dikkat çekti.

‘BİZİM İNSANIMIZ NİYE BATIDAKİLERDEN DAHA AZ DEĞERLİ OLSUN’

Avrupa da ya da Amerika da iş güvenliği konusunda yarım asırdır bu işin yürütüldüğünü ifade eden Özer konuşmasını şöyle sonlandırdı: “Bizde iş güvenliği konusunda uygulamalar yeni, devlet bu konuda ilk adımı attı. Eksikler ne kadar hızlı halledilirse o kadar daha az can ve mal kaybı olacaktır. Ben her zaman eğitimlerde şunu paylaşırım. Amerika ya da batı iş güvenliğinde çok uzun soluklu çalışmalar yapıyor. Şu an çok küçük detaylara bakacak kadar ustalaştılar. Bizim insanımız niye onlardan daha az değerli olsun. O zaman bizim buna göre davranmamız gerekir. Biz kendimizi düşünmezsek başkaları bizi düşünmez” dedi.