İtalyan aktris Cucinotta: Türk ve İtalyan sinemasının bağımsız bir yapısı var

Antalya Film Festivali’ne katılan İtalyan aktris Cucinotta, “Türk ve İtalyan sinemasının bağımsız bir yapısı var. Dağıtımcıların daha çok Amerikan filmlerini tercih etmesi nedeniyle geri planda kalıyorlar.” dedi.

Eklenme: 18 Ekim 2016 - 17:24 / Son Güncelleme: 18 Ekim 2016 - 17:24 / Editör: Ömer Faruk Orkçu
kultur-sanat

ANTALYA- İtalyan aktris Maria Grazia Cucinotta, “Türk ve İtalyan sinemasının bağımsız bir yapısı var. Dağıtımcıların daha çok Amerikan filmlerini tercih etmesi nedeniyle geri planda kalıyorlar.” dedi.

53. Uluslararası Antalya Film Festivali’ne katılan Cucinotta, Cam Piramit’te düzenlenen basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Türk filmlerini yakından takip etmeye çalıştığını belirten Cucinotta, “Kış Uykusu” filmini izlediğini ve beğendiğini ifade etti.

Türk ve İtalyan sinemalarının bağımsız bir yapısı olduğunu dile getiren Cucinotta, “Dağıtımcıların daha çok Amerikan filmlerini tercih etmesi nedeniyle geri planda kalıyorlar. Bu iki sinemanın filmleri, festivaller sayesinde görünürlük kazanabiliyor. Gelecekte bunun değişeceğini umuyorum. Türk yönetmenlerin hakkettikleri ilgiyi göreceklerine inanıyorum.” diye konuştu.

Bir gazetecinin “güzelliğini ve genç kalmayı neye borçlu olduğunu” sorması üzerine Cucinotta, asıl önem taşıyanın güzellik değil karizma olduğunu kaydetti. Cucinotta, içten ve doğuştan gelen karizmanın, sonsuza kadar kalıcı olduğunu söyledi.

Formunu korumasında Avrupa’da yaşamasının da etkisi bulunduğunu belirten Cucinotta, “Türkiye’de olsam güzelliğimi ve formumu korumak daha zor olacaktı. Çünkü Türk yemekleri çok lezzetli. Geldiğimden beri balık yiyorum ve nar suyu içiyorum. Ne yiyorsak oyuz. Bu nedenle yediklerime ve içtiklerine dikkat ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Baskı gören kız çocuklarıyla ilgili film çekecek
İkinci yönetmenlik deneyimini, kasımda çekeceği ve okulda baskı gören kız çocuklarıyla ilgili filmle yaşayacağını dile getiren Cucinotta, çocukluk döneminde benzer baskılarla karşılaştığını anlattı.

Okullardaki kız çocuklarına yönelik baskının bugün daha fazla olduğunu savunan Cucinotta, şöyle devam etti:

“Özellikle internetin yaygınlaşmasıyla kız çocuklarının zorbalığa uğraması daha sık görünür bir durum oldu. Küçük çocuklar bu gibi olumsuzluklara daha fazla maruz kalıyor. Bunu konu alan bir film yaparak, sinemanın mesaj verme özelliğinden yararlanmak istiyorum. Çünkü her yıl 276 bin çocuk zorbalıkla karşı karşıya kalıyor. Dolayısıyla bu konuda bir şeyler yapmam gerektiğini düşündüm.”

Eski bir “Bond kızı” olduğunun hatırlatılması üzerine Cucinotta, Bond serisi filmlerin “efsane” olduğunu kaydetti. Cucinotta, bu efsanenin parçası olmaktan mutluluk duyduğunu vurguladı.

AA