Kalifiye eleman sıkıntısı nasıl aşılır?

Simitçi ustası Erdoğan Erol, eleman sıkıntısına şu çözüm önerisini getirdi: “Liseden sonra öğrenciler bizlere stajyer olarak yönlendirilirse biz onları yetiştirebiliriz. Sigortasını devlet yatırır, maaşını da biz veririz. Burada yetiştiririz, elinde bir mesleği olmuş olur. Böylelikle hem işsizliği azaltmış oluruz hem de kalifiye eleman yetişmiş olur.”

Eklenme: 19 Ekim 2016 - 15:33 / Son Güncelleme: 19 Ekim 2016 - 15:35 / Editör: Büşra Kılıç
erdogan-erol

Zafer DENİZ- Ticari Hayat Gazetesi- Ticari Hayat Gazetesi olarak Etlik Aşağı Eğlence Mahallesi’nde bulunan Altın Simit’e konuk olduk. İşletme sahibi Erdoğan Erol, “Firmamızı 24 Kasım 2007’de açtık. Altın Simit, açılışında 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde simitlerin içerisine 24 tane çeyrek altın koyarak başladı. Devamında Sevgililer ve Anneler Günü’nde 40 tane tek taş yüzük koydu simitlerin içine. Babalar Günü’nde de 50 tane kol saati dağıttık. Bunu 5 yıl boyunca sürdürdük” dedi.

 ‘Bizim sektörde çalışan en genç eleman 30 küsur yaşında’

Eleman sıkıntısı yaşadıklarını söyleyen Erol, “Hem ustalık hem patronluk yapıyorum. İkisini bir arada yürütmek zorundayız. Çünkü usta yetiştiremiyoruz. Bizim sektörde kalifiye eleman sıkıntısı var. ‘Türkiye’de işsizlik var’ diyorlar ama kalifiye eleman da yetişmiyor. Bizim meslekle beraber birçok meslekte son 15-20 yıldır eleman yetişmiyor.  Bizim sektörde çalışan en genç eleman 30 küsur yaşında. Eskiden üniversite bitiren sayısı azdı, şimdi ise Türkiye’de neredeyse gençlerin yüzde 90’ı üniversiteyi bitiriyor. Kişi diyor ki: ‘Ben üniversiteden sonra böyle bir işte çalışmam.’ İş beğenmiyorlar. En azından liseden sonra öğrenciler bizlere stajyer olarak yönlendirilirse biz onları yetiştirebiliriz. Benim bildiğim 60’ı aşkın işletmenin stajyer elemana ihtiyacı var. Sigortasını devlet yatırır, maaşını da biz veririz. Burada yetiştiririz, elinde bir mesleği olmuş olur. Böylelikle hem işsizliği azaltmış oluruz hem de kalifiye eleman yetişmiş olur” diye konuştu.

‘Sokak caddeyle aynı canlılığı taşımıyor’

Esnaf Erol, sözlerine ek olarak şunları söyledi: “Biz yaklaşık 10 yıl önce burayı açtık. Tabela tahsis ücretini açarken ödedik. Ondan sonra yıllık vergisini ödüyoruz. Çöp ve tabela vergisini her yıl ödüyoruz. Sokakların birçoğu caddeye çevrildi. Sokağın caddeye çevrilmesi, sokağın canlanması anlamına gelmiyor; sokak caddeyle aynı canlılığı taşımıyor. Bu durumu belediyelerin göz önünde bulundurmalarını rica ediyorum, bununla ilgili düzenleme yapılmasını rica ediyoruz. Daha önceki ödediğimiz tabela tahsis ücretlerini bizden yeniden talep ediyorlar. Bir kere ödediğimiz bir şeyi başka bir belediyeye geçtiğinden yeniden ödenmesi bence doğru değil. Çünkü biz bunu baştan ödemiştik. Başta alınan ücret, yeniden talep edilmesin.”