Kedi ve köpekler aç kalmasın diye sokakta kalmayı seçti

Aydın’ın Karacasu ilçesinde bir evi olmadan kimi zaman arazilerde kimi zaman virane yapılarda kalarak yaşayan Ali Ekber Kurtoğlu Kaymakamlığın ‘Bir ev tutup kirasını ödeyelim’ teklifini “Bu kadar kedi köpeği o eve götüremem. O zaman onlar aç kalır” deyip geri çevirdi ve kış soğuğunda sokakta kalmayı göze aldı.

Eklenme: 28 Kasım 2016 - 09:23 / Son Güncelleme: 28 Kasım 2016 - 9:23 / Editör: Büşra Kılıç
ekran-alintisi

Özgür DEDEOLUK- Ses Gazetesi(Aydın)- Yaklaşık 26 sene önce eşinden ayrılmasından sonra bağlama çalarak kazandığı para ev kirasına yetmeyince yazın arazilerde kışın terk edilmiş kapısı penceresi olmayan atıl yapılarda yaşamaya başlayan Ali Ekber Kurtoğlu (56) hayvan ve yaşam sevgisiyle görenleri şaşırtıyor. 2 yıldan bu yana Küçükdağlı Mahallesi Nacıpınar Yaylası Küme Evleri mevkisinde bulunan kapı ve pencereleri olmayan evde yaşayan Kurtoğlu soğuğa aldırmadan burada 15 kedi ve 7 köpeği besliyor.

KEDİ VE KÖPEKLERDEN AYRILMAK İSTEMEDİ

Germencik’in Ortaklar mahallesi doğumlu olan Kurtoğlu liseden sonra bağlama çalarak hayatını kazanmaya başladı. Karacasu’da bir işletmecinin bağlama çalan birine ihtiyacı olması üzerine 1984 yılında Karacasu’ya gelen ve o yıldan bu yana Karacasu’da yaşayan Kurtoğlu 1993 yılında eşinden ayrıldı. O yıldan sonra maddi imkanı el vermemesi üzerine kiradan ayrılıp bulduğu boş yıkık binalarda yaşamaya başlayan Kurtoğlu’na Kaymakamlıkça sosyal konutlarda yer olmaması üzerine bir ev tut, kirasını ödeyelim teklifinde bulunuldu. Kurtoğlu bu teklifi “Bu kadar kedi ve köpeği o eve götüremem, bunlar aç kalır” diyerek geri çevirdi.

KAYMAKAMLIK, BÜYÜKŞEHİR ve MUHTAR SAHİP ÇIKTI

Kurtoğlu’nun kedi ve köpeklerinden ayrılmak istemediğini gören Küçükdağlı Mahalle Muhtarı Muhammet Nasır bir çözüm bulmak için Aydın Büyükşehir Belediyesine başvurdu. Yapılan girişimler sonucu Kurtoğlu’nun şu an yaşadığı virane evin bir odası Aydın Büyükşehir Belediyesi ve Karacasu Belediyesi tarafından tadilat edilecek. Karacasu Kaymakamlığı eşya yardımında bulunulacak. Mahalle muhtarı Nasır’ın da camları ve halıları karşılayacağı ve hayvan dostu Kurtoğlu’nun kışı açıkta geçirmemesi için gerekenin yapılacağı öğrenildi.

‘HAYVANLARI SEVİYORUM’

Kendisine yardımda bulunanlara teşekkür eden Kurtoğlu, “2 senedir burada kalıyorum. Soğuklarda aşağıda ocaklıkta ateş yakarak, battaniyelerle idare ettim. Arazi şartlarına uyum sağladım. 15 kedi, 7 köpek var.  Bazen avcılar geliyor. Dikkat etmiyorlar hayvanlara zarar veriyorlar. Ben de uyarı yazıları yazdım. Yiyin için, eşyaları götürmeyin, hayvanlara zarar vermeyin diye. Kaymakamlık evlerini bu hayvanlara bakabilmek için istemedim. Bana teklif ettiler ama hayvanlar açıkta kalıp ölmesin, tabiat dengesi bozulmasın diye kabul etmedim. Bu hayvanlar kış döneminde kendileri beslenemiyorlar. Ben bakarım diye kendimi feda ettim” dedi.

HER CANLININ BİR GÖREVİ VAR

Hayvan sevgisinin yaşamı sevmek olduğunu ifade eden Kurtoğlu ekolojik dengenin bozulmaması için hayvanları sahip çıkmaya çalıştığını dile getirdi. Kurtoğlu, “Yabancı ülkelerde insanlar neden hayvan besler çünkü hayvanlar bulunduğu çevreyi güzelleştirir. Kötü enerjilerini alıyor insanların. Biz bu hayvanlara bakamazsak ekolojik dengemiz bozulur. Allah istese hayvanların hiçbirini yaratmazdı. Yarattığına göre bu evren sadece insanoğlunun evreni değil hayvanların da evreni. Toplumsal bir evren. Hayvanları korursak çevreyi koruruz. Köpek dediğimiz hayvanlar bütün bağları, bahçeleri korur. Domuz bahçeye girdiği zaman köpek koşturup geliyor domuzu dağa doğru gitmesini sağlıyor. O zaman ağaçlar korunuyor. Domuzlar da ormanın çiftçisidir. Ağaçlardan düşen tohumları burnuyla sürüyor ve orada bir çam ağacı daha çıkıyor. Tabiatta her hayvanın bir yeri, görevi vardır. Usta avcılar domuzları mevsimi gelmeden vurmazlar. Hayvansız dünya düşünülmez” diyerek hayvanlara verdiği önemi anlattı.

UZAY MERAKI İLE ŞAŞIRTIYOR 

Hayvan sevgisinin yanında uzaya ve felsefeye merakı ile tanınan Kurtoğlu “Uzay Araştırmaları Bölümünde eğitim almak isterdim” dedi. Uzay felsefesi ve uzay teorisini okudum. Dünyadan başka dünyalar da var. 10-15 seneye kadar oralara gidebileceğiz. Başka evrenlerde kesin olarak hayat var. Üniversiteyi tamamlayamadım belki ama hayat üniversitesi bana her şeyi öğretti. Yaşama kıstaslarına göre giden bir olaydır hayat. Hayatın içinden iyiyi almayı bilirsen hayat iyidir. Mücadeleyi bırakırsan hayat seni alaşağı yapar. Hayata tutunabilirsen sen hayatı alaşağı yaparsın. Para önemlidir ama para da kurtarmayı yetmez. Asıl yetecek olan bilgi ve akıldır. Ben astronomi ve Uzay Bilimleriyle ilgileniyorum.  Kendimi geliştirerek bugün bu seviyeye geldim. Evren bir tane değil, evrenler çok. Ben şu tezi veririm size. Evren tek değildir. Milyarlarca yıldızın arasında Allah sadece dünyamızı mı böyle yaratmış. Başka evren ve varlıkların olduğuna inanıyorum.  Bunlar derin konular, bunları açtığın zaman insanoğlu korkar. Uzaylılar ve farklı evrenler var. Onların bize temas ettiğine bizim onlara temas ettiğimize inanıyorum. Ben biraz daha okuyup kendimi daha da geliştireceğim. Üzerinde canlının yaşadığı tek gezegen dünya değildir. Başka gezegenlerin olduğunu ben kanım gibi biliyorum” dedi.