Kenti antikayla buluşturuyor

Küçük yaşlardan itibaren koleksiyonculuğa gönül veren Halil Ogul, yıllarca Avrupa ve dünyanın dört bir yanından topladığı dikkat çekici eşyaları, Kemeraltı’ndaki dükkanında ilgilileriyle buluşturuyor.

Eklenme: 6 Aralık 2017 - 09:23 / Son Güncelleme: 6 Aralık 2017 - 9:25 / Editör: Büşra Kılıç

Yusuf ÇAĞIRTEKİN- İlkses Gazetesi- İzmir’de hobisi olan, koleksiyon yapan, antikaya meraklı birçok vatandaşın uğrak yeri haline gelen ‘Dünya Antika ve Koleksiyonculuk’ da Avrupa’nın ve dünyanın her köşesinden getirilmiş önemli eşyaları ilgilileriyle buluşturuyor. Saatlerden, gramofona, Amerikan araba plakalarından, Vietnam savaşında kullanılan telsize, şamdanlardan eski saatlere, tarihe ışık tutmuş her türlü değerli eşyayı bu dükkanda bulabilirsiniz.  Hayatını koleksiyonculuğa adayan dükkanın sahibi Halil Ogul, Avrupa’nın dört bir yanını titizlikle araştırıp ve kendisine gelen talepleri ekibiyle birlikte buluyor ve Türkiye’ye getiriyor. Hollanda’da ikamet eden Halil Ogul, yurtdışında topladığı eşyaları, Türkiye’deki dükkana gönderiyor. Dükkanı kardeşleriyle birlikte idare ettiklerini söyleyen Halil Ogul, “Yurtdışına gitme imkanı olmayan fakat koleksiyon yapmak isteyen vatandaşların istedikleri eşyaları, ekibimizle beraber büyük bir titizlikle araştırıp Türkiye’ye getiriyoruz ve onlara bu imkanı sunuyoruz” dedi.

“YARDIM ETMEK İSTEDİM”

Koleksiyonculuğa çocuk yaştan beri ilgi duymaya başladığını dile getiren Halil Ogul, gençlik döneminde bu huyunun kendisini kötü alışkanlıklardan uzak tuttuğunu dile getirdi. Zamanla topladığı eşyalar çoğalmaya başlayınca, insanlara sunarak, koleksiyon yapanlara destek olmaya karar verdiğini dile getiren Halil Ogul, “12- 13 yaşlarında koleksiyon yapmaya başladım. Barlara, Kahvehanelere gitmeyi sevmezdim. Koleksiyona ilgim vardı. Bununla ilgilenmeye başladım. Eşyalar birikince bari benim gibi ilgi duyanlara da yardım edeyim dedim. Doldur doldur nereye kadar. Sonuçta koleksiyon yapan, bir sürü insan var. Onlara da büyük katkım olur diye düşündüm. Böyle bir fikirle başladım. Aslında çok zor bir şey. Çünkü bulmak için çok uğraştığım eşyalar var ve hepsi benim için çok değerli. Geçenlerde bir ustura aldım. 80 senelik ustura. Almanya’da üretilmiş ve hala sapasağlam. Bu tür eserleri bulmak, sahip çıkmak benim için çok önemli” diye konuştu.

“AVRUPALILAR DA ŞAŞIRDI”

Avrupalı gençlerin atalarından kalan eşyalara fazla değer vermediğini dile getiren Halil Ogul, “Avrupa’da bu tür eşyaları tavan aralarında saklıyorlar. Adamın büyükannesinden veya büyükbabasından bu eşyalar onlara kalıyor ama maalesef kültürüne sahip çıkmıyor. Buradaki Hristiyan kardeşlerim, haç mı istiyorlar. Ben elhamdülillah Müslümanım ama dükkanımda onlar için de değerli olan bu objeyi barındırıyorum” dedi. Yurtdışından Türkiye’ye tatile gelen turist vatandaşların da dükkanlarını gördüğünde merak ettiğini ifade eden Halil Ogul, “Alman, İngiliz, İsrailli birkaç vatandaş denk geldi. Çok ilgilendiler. Kültürel varlıklarını bizim ülkemizde görmek,  şaşırtıcı ve çok güzel dediler. Yurtiçinden ise Antalya, İstanbul gibi şehirlerden de çok gelen oluyor. Yerimizin biraz kuytuda kaldığını söylüyorlar ama bu eşyaları seven bizi bulur ki buluyorlar ve alışveriş ediyorlar. Fakat yine de biraz reklam çalışması yapmam gerektiğinin de farkındayım. Bazı insanların çok özel talepleri oluyor. Geçen gün bir adam çıkageldi ve babasının hatırası olan bir lambanın fotoğrafını gösterdi ve böyle bir lamba benden istedi. Uzun uzun araştırdım ve nihayetinde bulup, ona verdim. Çok mutlu oldu. Böyle maneviyata çok değer veren insanlar da sürekli geliyor.” dedi.

“AMERİKAN PLAKALARI”

Herkesin hayatının bir döneminde bir objeye ilgi duyduğu ve koleksiyon yapmak istediği olmuştur diyen Halil Ogul, “Küçükken küçük arabalar ya da oyuncak silahlara ilgi duyduğumuz ve bunlardan biriktirmek istemişliğiniz illaki olmuştur. Herkes illaki hayatının bir döneminde bir şeyin koleksiyonunu yapmayı istiyor. Her dönemde toplumun bazı kesimleri bazı eşyalara ilgi duyabiliyor. Mesela şimdiki gençler Amerikan plakalarına çok ilgi duyuyor. Bu plakaları nasıl temin edecekler? Bugün Amerika’ya gitmek isteyen bir kişi vize, pasaport işlemleri ve saatlerce sürecek bir uçak yolculuğuna katlanmak zorunda. Herkesin ekonomik durumu bu seyahatlere yetmiyor. Kurduğumuz ekiple bu ülkelerden plakaları ya da istedikleri eşyaları onlar için getiriyoruz. Gençlerimize bu tür imkanlar sağlıyoruz” diye konuştu.

“ANTİKA RUHU OKŞAR”

Dükkanın bir diğer sahibi ve aynı zamanda Halil Ogul’un kardeşi Ömer Ogul ise antikanın insanlara huzur verdiğini dile getirdi. Eşyalara baktıkça insanların zevk aldığını ve daha çok ilgi duymaya başladığını dile getiren Ömer Ogul, “Antika bedeni ve ruhu okşar. Biz saatlerden başladık. Saat toplayarak başladık. Alman saatleri, İngiliz saatleri ya da Osmanlı saatlerimiz çok dikkat çekiyor ve ilgi görüyor. Saatler zamanla birlikte eskimeyen objeler olduğunu düşünüyorum. Benim en çok Osmanlı dönemi objeleri çekiyor.” Dedi. Bu dükkanın en dikkat çekici müşterilerinden bir tanesi de geçtiğimiz senelerde emekli olan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bölümleri Radyoloji Anabilim Dalı’ndan Prof.Dr. Dinç Özaksoy. Dükkanda çok nadide ve özel parçaların olduğunu dile getiren Özaksoy, “Biz özellikle plakalara ilgi duymam vesilesiyle tanıştık. 1964’ten günümüze yabancı araç plaka koleksiyonu yapıyorum. Kendim koleksiyonumun parçalarını bu dükkandan temin etme fırsatı buluyorum. Dükkan sahibi kardeşlerimle aramızdaki iletişim de çok pozitif olduğunu söyleyebilirim” dedi.