Kıdem tazminatı için önemli gelişme

Kıdem tazminatında fonlu sisteme geçilmesine imkân tanıyan yeni modelin çalışmaları tamamlandı. Yeni işe girenler zorunlu olarak fonlu sisteme dahil olacak. Devlet de fona katkıda bulunacak, böylece çalışanın 30 günlük kıdemi korunacak.

Eklenme: 19 Nisan 2017 - 07:46 / Son Güncelleme: 19 Nisan 2017 - 7:46 / Editör: Ferhat Esnek

Referandum bitti, önümüzdeki dönem, çalışma hayatı ile ilgili çok önemli düzenlemeler yapılacak. Bunların başında da neredeyse 40 yıldır gündemde olan ama bir türlü çözülemeyen kıdem tazminatı sorunu geliyor. Hükümet, sorunun çözümünde kararlı ve önümüzdeki günlerde kıdem tazminatında fonlu sisteme geçilmesine imkân tanıyan yeni modeli gündeme getirecek. Çalışmalar tamamlandı ve kıdem tazminatı fonunun detayları da belli olmaya başladı. Peki, hem işvereni hem de çalışanı yakından ilgilendiren fonlu sistem nasıl olacak? Madde madde anlatayım.

HER ÇALIŞANA BİR HESAP
– İşsizlik fonu gibi kıdem tazminatı fonu kurulacak. Her çalışanın bir fon hesabı olacak.
– Yeni işe girenler zorunlu olarak fonlu sisteme dahil olacak. Ancak mevcut çalışanlar ya da emekliliğine az zaman kalanlar isterlerse fona girmeyecek. Ayrıca çalışanın geriye dönük haklarının korunması için de işçi ile işverenin anlaşması halinde kıdemler fona aktarılabilecek.
– İşveren, çalışanı için ödeyeceği kıdem tazminatı tutarını yine çalışanın fon hesabına yatıracak. İşverene aktarım için belirli süre tanınacak.

– Çalışanın her bir yıl için hak kazanacağı 30 günlük kıdem korunacak. Ancak işverenin bundan doğan prim yükünü hafifletmek için devlet, kıdem tazminatı fonuna katkıda bulunacak. Böylece kıdem konusunda işveren de rahatlatılmış olacak. Devlet katkısının miktarı ise henüz netlik kazanmadı.
– Yeni sistemde çalışanlar kıdeminin yatıp yatmadığını ve ne kadar birikimi olduğunu takip edebilecek.
– Çalışan bir günde çalışsa, üç günde çalışsa bu süre içinde hak ettiği tazminat miktarı fona yatırılacak.

DEVLET KATKISI DA OLACAK
– Fonun garantörü devlet olacak ve kıdem konusunda işveren ile çalışan karşı karşıya gelmeyecek.
– İşten ayrılma, işten atılma ya da iş değiştirilmesi gibi durumlar, kıdem açısından sorun yaratmayacak. Çünkü hesap, çalışanın adına olacak ve işveren bu hesaba dokunamayacak.
– Çalışan, fonda biriken parasına belirli süre el süremeyecek. Belirli süre çalışılması ve prim ödenmesi halinde kıdemine el sürebilecek ve bu da fondaki paranın tamamını alma şeklinde olmayacak. Emeklilik hakkını elde eden çalışan kıdemindeki tüm birikimi de çekebilecek. Aynı şekilde çalışanın vefatı halinde de kıdem tazminatı fonundaki birikimi varislerine ödenecek.
– Çalışan kendi isteğiyle işten ayrılsa bile kıdem tazminatına hak kazanacak.

– Yeni sistemde şirket zora düşse, iflas etse de çalışanın kıdemi yanmayacak.
– Çalışanın kıdem tazminatı hesabındaki birikimleri değerlenecek. Bu değerlenmenin özel sektör eliyle mi yoksa başka bir yöntemle mi olacağı konusu ise henüz netleşmedi.
– İşsizlik fonundan, kurulacak kıdem tazminatı fonuna aktarım olmayacak.

KIDEM, NEDEN SORUN?
– 13 milyon çalışandan sadece 2 milyonu kıdem tazminatı alabiliyor, yüzde 70’i alamıyor. 100 işçiden 15’i kıdem tazminatına hak kazanıyor.
– Kayıt dışılık nedeniyle 100 çalışandan 35’inin kıdem hakkı bulunmuyor.
– Geçen sene 13 milyon çalışana karşılık 19 milyon çıkış bildirgesi yapıldı, çıkanların sadece yüzde 15’i kıdemini alabildi.
– Bir işçinin yılda 3-4 kez işe giriş çıkışı yapılıyor.
– Çıkış bildirgelerinin yüzde 80’i bir yıldan az çalışan işçilerden oluşuyor.
– Mahkemelerdeki iş uyuşmazlığı davalarının yüzde 70’i kıdem tazminatı alamamaktan kaynaklanıyor.
– İflas eden şirketlerde çalışanlar kıdem tazminatlarını alamıyor.

Noyan Doğan – Hürriyet